Şub 27 2018

İşte dünyanın en lüks otelleri

 

Tatilde kalacak yer masrafını biraz azaltmak için fiyat karşılaştırma websitelerini kullanma niyetindeyseniz, buradakilere hiç bakmasanız da olur…

BBC’nin yeni programı ‘Amazing Hotels’de (Muhteşem Oteller) sunucusu Giles Coren’ın da belirttiği gibi, bazı otel odaları sadece parayı hiç konu etmeyenlere yönelik.

Odalardaki bedava mini kozmetik ürünlerini, dikiş setlerini filan unutun... Burada, odada kalan misafire özel haute couture kıyfetler, kurşun geçirmez camlar ve ısıtmalı klozet kapaklarından bahsediyoruz.

Taneth Carey yeryüzündeki en lüks otel suitlerinde tura çıkıyor…

Manhattan’ın göbeğinde muhteşem Dior

 

MAC_BRAINS:Users:user:Desktop:499C9DE800000578-0-Suite_5000_Mandarin_Oriental_Manhattan-a-22_1519688055607.jpg

 

Suite 5000, Mandarin Oriental, Manhattan

New York, gecesi 20 bin sterlin

Manhattan’daki Mandarin Oriental’in, 50. katında, Dame Helen Mirren gibi ünlülerin de kaldığı Suite5000’de kalıyoranız, yanınızda doğru kıyafet getirmeyi dert etmenize gerek yok.

Misafrilere geldiklerinde Christian Dior’un özel koleksiyonundan hazırlanan kıyafetlerin olduğu bir dolap sunuluyor. Modaevinin kişisel tasarımcıları, terzileri ve makyaj sanatçıları mükemmel görünümü yakalamak için elinizin altında. Çarpıcı İtalyan mobilyaların yanı sıra duvarlarda da geniş bir sanat koleksiyonu var, Whitewall ‘un (parlak bir sanat dergisi) küratörlüğünde hazırlanan sanat eserlerinden almak isterseniz, oda içi bir iPad daha detaylı bilgilerle size bekliyor.

Eski günlerden bir plak koleksiyonu, bir pikap ve 75 inç televizyon da odanın iyi vakit geçirmek için sundukları.

Dahası, Swarovsky kristallerinden bir avizenın aydınlattığı mermer banyoda misafirler kendilerini, Art Deco bir küvetin içinde dinlendirebilirler.

Işıklar şehrinde en büyük suit

 

MAC_BRAINS:Users:user:Desktop:499C9EB000000578-0-image-a-15_1519688055426.jpg

 

Royal Suite, Hotel Plaza Athenee

Paris, gecesi 17 bin 860 sterlin

Sarah Jesica Parker’ın Carrie Bradshaw’u, Sex and the City’nin son bölümleri için Paris’e gittiğinde Hotel Plaza Athenee, tam karşıdan gördüğü Eiffel Kulesi manzarası ve ultra şık dekoruyla, tabii ki en uygun seçenekti.

450 mt2’lik Royal Suite, Paris’teki en büyük otel odası. Dört banyo, iki salon, bir çalışma odası ve mutfaktan oluşan oda, XV. ve XVI. Louis döneminden mobilyalarla döşeli.

Banyolarda Guerlain ürünleri var ve her yer İtalyan mermeriyle kaplı. Ayrıca bir buhar odası ve jakuzi de mevcut.

Güvenliğe çok önem veren otelde kapıları açmak için plastik kartlar yok –James Bond-stili parmakiziyle giriş sistemi var.

Paris zerafetini bozmamak için odadaki dokuz TV aynaların içine gizlenmiş.

Geldiklerinde misafirler Krug şampanya ikramıyla ve bir yastık menüsüyle karşılanıyor, stresgiderici, güzelleştirici, at-kılı, osteopatik ve sentetik yastıklar arasından istediklerini seçiyorlar.

Kurşun geçirmez camlar ve içine girebildiğin bir kasa

 

MAC_BRAINS:Users:user:Desktop:499C9C2400000578-5438179-The_Royal_Penthouse_Suite_President_Wilson_Hotel_Switzerland-m-30_1519688140430.jpg

 

Royal Penthouse Suit, President Wilson Hotel, isviçre

Cenevre, gecesi 62 bin sterlin

Dünyanın en pahalı şehirlerinden birinin, dünyanın en pahalı suitine ev sahipliği yapması çok da büyük sürpriz değil belki de.

President Wilson Hotel’in sekizinci katının tamamını kaplıyan suitte, bir Steinway kuyruklu piyano, bir bilardo masası ve kişisel spor salonu için yeterli alan var.

Mermer banyodaki tüm ürünler Hermes ve bir de Cenevre Gölü manzaralı bir jacuzzi var. Aralarında Rus yöneticilerin ve Mikhail Gorbachev gibi politikacıların da bulunduğu misafirleri, kurşun geçirmez camların ardından Alp’lerin harika manzarasının da tadını çıkarıyorlar.

Ayrıca içine girilebilen bir kasa, çelik kapılar ve 24 saat misafirlerin hizmetinde olan özel uşak hizmeti var.

Güzel bir günün sonunda misafirler, dünyanın en geniş televizyonu Bang&Olufsen’in de tadını çıkarabiliyorlar.

Nöbetçi piyanist doğru notaya basıyor

 

MAC_BRAINS:Users:user:Desktop:499C9F0200000578-0-image-a-17_1519688055471.jpg

 

Royal Villa, Grand Resort Lagonissi

Atina, gecesi 35 bin 720 sterlin

Çoğumuz tatildeyken birkaç kilo almaktan korkarız.

Leonardo DiCaprio ve Mel Gibson’ın da misafirleri arasında olduğu Grand Resort’taki Royal Villa’da, her misafire için kişisel bir spor hocası var.

Ve egzersizden sonra özel kahyanızı arayıp güzel bir içecek isteyebilir ve güzellik uzmanınızla hoş bir seansa geçebilirsiniz. Bu arada, eğer dışarı çıkmak isterseniz, bir limuzin şoförü devamlı hizmetinizde bekliyor.

İki yatak odalı suitin önünde özel bir iskele ve kişisel masaj alanı da mevcut. Bir de her istediğini çalmak üzere bekleyen nöbetçi piyanist var.

Misafirlerin kapalı havuz, ısıtılmış açık hava havuzu ve buhar banyosu seçenekleri de var.

Varaklı ve kristalli bir saray

 

MAC_BRAINS:Users:user:Desktop:499D1F0800000578-0-The_Sultan_Suite_Ciragan_Palace_Kempinski_Turkey-a-20_1519688055522.jpg

 

Sultan Suite, Çırağan Palace Kempinski, Türkiye

İstanbul, gecesi 25 bin sterlin

Uma Thruman, Bill Clinton, Jennifer Lopez gibi isimlerin kaldığı  Çırağan Palace Kempinski, otel olmadan önce bir Osmanlı Sarayı’ydı. Mİsafirlerin otele tekne ya da helikopterle ulaşması da mümkün.

En iyi odası 455 mt2’lik Sultan Suite, 19. yüzyıldan  antika  mobilyalarla döşenmiş ve Liberace’yi bile utandıracak kadar çok altın varak ve kristalle dekore edilmiş.

Ana banyoda musluklar altın kaplama ve duvarlarda Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen üç farklı çeşit mermer var.

Sabahları misafirler muhteşem Boğaz manzarasıyla uyanıyorlar ve her iki kıtayı da görebiliyorlar, ne de olsa aradaki muazzam su Avrupa ve Asya’yı birbirinden ayırıyor.

Gökyüzünde ısıtmalı klozet kapakları

 

MAC_BRAINS:Users:user:Desktop:499C9ECF00000578-5438179-Ty_Warner_Penthouse_Suite_Four_Seasons_Hotel-a-13_1519694950335.jpg

 

Ty Warner Penthouse Suite, Four Seasons Hotel

New York, gecesi 35 bin sterlin

Four Seasons Hotel’in 52. katındaki 450 mt2’lik bu otel odası New York’un en yüksek suiti.

Four Seasons Oteller Grubu’nun milyarder sahibi Ty Warner’in adının verildiği iki katlı oda, otelin en üst katı tamamen yıkılıp yeniden düzenlenerek yedi yılda, 35 milyon sterlin harcanarak tamamlandı.

Misafirlere 360 derece Manhattan manzarasını sunmak için tam dört balkonu var.

Sadece bir yatak odası var ve Justin Bieber gibi optimum rahatlık arayan misafirleri, Thai ipeğinden yapılmış altın işlemeli bir gölgelliğin altında, elde dikilmiş, pamuklu, moher ve at-kılı İsveç ürünü yatakta uyuyorlar.

 

MAC_BRAINS:Users:user:Desktop:499D1F1800000578-5438179-No_expense_is_spared_with_the_suite_decked_out_with_a_baby_grand-a-14_1519694950349.jpg

 

Kuyruklu bir piyano ve yüzlerce sanat kitabıyla doldurulmuş bir kütüphanesi olan suitte hiçbir masraftan kaçınılmamış.

Ana banyo Çin oniksi kaplı, banyoda üzeri camla kaplanmış bir televizyon, ısıtmalı klozet kapakları ve tek blok kristalden yapılmış ikili lavabo bulunuyor.

Ayrıca, güzellik ve bakım için ayrılan özel spa odasında, masaj masası, spor ekipmanı, meditasyon için bir Zen odası ve yerden tavana kadar bir şelale bulunuyor.

Yaşam alanlarında da hiçbir masraftan kaçınılmadığı görülüypr. Duvarlar sedef kakmalarla süslenmiş. Diğer lüks dokunuşlar arasında yüzlerce sanat kitabıyla dolu bir kütüphane, bir kuyruklu piyano ve 18. yüzyıldan Japon ipek yastıklar var.

Televizyonlar tüm global istasyonları çekmek üzere ayarlanmış ve tüm uluslararası telefon konuşmaları bedava.

Dışarı çıkmak isterseniz zemin kata inen üç adet özel asansör var, bir Rolls Royce ve özel şoför ise devamlı bekliyor.

Pippa’nın tropical aşk yuvasında kendi havuzunuz

 

MAC_BRAINS:Users:user:Desktop:499D1F1C00000578-5438179-The_Brando_Hotel_Tetiaroa-a-11_1519699033234.jpg

 

The Brando Hotel, Tetiaroa

Tahiti, gecesi 11 bin sterlin

Geçtiğimiz mayıs ayında yatırım fonu yöneticisi James Matthews ile evlenen Pippa Middleton’ın balayı için bu oteli seçmesi hiç de şaşırtıcı değil.

Mükemmel bir kaçış alanı olarak tarif edilen adaya misafirler Tahiti’den özel uçakla geliyor.

Her villa beyaz kumsala yerleşmiş ve her birisinin kendine ait okyanusa bakan havuzları var.

Bir de tam zamanlı ‘hindistan cevizi güvenlik mühendisi’ var, kendisi, yoldan geçenlerin kafasına düşmemesi için olgunlaşmış hindistan cevizleirni toplamakla görevli.

Otelin fikirbabası, Hollywood efsanensi Marlon Brando’ymuş, altmışlı yıllarda Mutiny on the Bounty filmini çekerken bu bölgeye aşık oluyor. Hollywood yıldızının talimatları doğrultusunda otel çevre dostu da.

Elektrik hindistan cevizi yağı santralinden geliyor ve klimalar deniz suyu kullanıyor.

 

MAC_BRAINS:Users:user:Desktop:499D1F5800000578-5438179-The_hotel_was_the_brainchild_of_Hollywood_actor_Marlon_Brando_wh-a-10_1519699033203.jpg