Davutoğlu dönemi detayı: ‘15 diplomat itirafçı oldu’ iddiası

Dışişleri Bakanlığı’ndan atılmış diplomatların kaçırılarak işkenceye tabi tutulduğuna dair bilgiler basına yansırken bu kez 15 diplomatın “itirafçı oldukları” iddiasına dayanan bir haber yayımlandı.

Hürriyet’te Fevzi Kızılkoyun imzasıyla yayımlanan haberde, ODTÜ, Boğaziçi gibi üniversite mezunlarının diplomat olmalarının önünün kesildiği ve vasat derecede İngilizce bilen cemaat bağlantılı mezunların işe alındığı öne sürülüyor.

İtirafçı olduğu iddia edilen 15 diplomatın, “cemaatin çalışma evlerinde mahrem imamların kendilerine sınav sorularını verdiğini” anlattığı da iddialar arasında.

2010 ile 2013 yılları arasını kapsayan, çoğu aktif görevde olan diplomatlara yönelik yapılan operasyonlarda 132 kişinin gözaltına alındığı belirtiliyor.

Haberde aktarılana göre, sorgularının ardından 31’i tutuklanırken, 86’sı adli kontrol şartıyla serbest kaldı. 

Etkin pişmanlıktan faydalanarak itirafçı olduğu iddia edilen 15 diplomatın, ifadelerinden bazı alıntılar yer alıyor.

Dışişleri Bakanlığı'nda 2010 ile 2013 dönemine yönelik operasyon yapılması eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu akıllara getirdi.

Ahmet Davutoğlu, 2009-2014 yılları arasında Dışişleri Bakanlığı yapmıştı. Son dönemde yeni parti hazırlığı içinde olduğu söylenen Davutoğlu, verdiği röportaj sonrası Sputnik’in Yavuz Oğhan’ın programını sonlandırması ile gündeme geldi.

Diplomat Y.Ş’ye ait olduğu öne sürülen ifadede şunlar geçiyor: 

"F.Ö. (mahrem imam), beni KPSS’ye hazırlanmam için çalışma evi olarak kullanılan bir cemaat evine yerleştirdi. 2010 KPSS’ye bir hafta kala eve gelen O.A. (mahrem imam) evde bulunanların cep telefonlarını toplayıp, bataryalarını da çıkarttı. Daha sonra Kuran’a el bastırarak 120 genel kültür ve genel yetenek sorularını verdi. Daha sonra E.Z. (mahrem imam) Dışişleri Bakanlığı sınavlarına çalışmam için beni farklı bir cemaat evine yerleştirdi. Eve gelen farklı bir kişi benimle birlikte evde kalanlara takım elbise giydirerek sözlü mülakata hazırladı, haftalık kompozisyonlar yazdırıp ezberletti. Bu çalışmaların ardından bizi başka bir cemaat evine aldılar. Burada bulunan E.E. (mahrem imam) bize cevapları işaretlenmiş 100 soru verdi. Böylece Dışişleri Bakanlığı sınavlarına girerek kazandık. Daha sonra yurt dışı görevlendirmeler olunca yine E.E. (mahrem imam) tarafından laptop ve 32 GB’lik USB (flash bellek) verildi. Flash belleklerin içinde Gülen’e ait sohbetler, kitapları vardı.

Afrika’da diplomat olarak görev yaptığım sırada cemaatten uzaklaşmak istedim. Sohbetlerine katılmadım, mahrem imamın aramalarına cevap vermedim. Bu sırada Dışişleri Bakanlığı’nda üst düzey yönetici olan Z.K., bulunduğum ülkeye geldi. Havaalanında ben karşıladım, araçta giderken ön koltukta oturuyordum. Z.K. ise arka koltuktan kulağıma eğilerek ‘K. kod isimli (sorumlu mahrem imam) şahsın selamını getirdim’ diyerek, benimle bağlantıya geçmek istediğini söyledi. Ancak ben cemaatten uzaklaşmak istediğimi söyleyince o ülkedeki cemaate bağlı işadamlarını bana karşı kışkırttılar, birkaç defa evime baskın yapıldı. Emniyette etkin pişmanlıktan ifade verdiğim için beni cemaat evlerine götüren F.Ö. (mahrem imam), anne ve babamın evine giderek ‘Oğlun ifadesini değiştirsin’ şeklinde tehdit etmiş.

Almanya’dan arayan bir şahıs tarafından da tehdit edildim. 2018 yılında da M.B. isimli şahıs evime gelerek beni tehdit etti. ABD’nin Pensilvanya eyaletinden 3 defa arandım ‘Emniyetle işbirliği yapma’ diyerek ailemle birlikte beni tehdit ettiler."

Yine bir başka diplomat Y.Z.K’ye ait olduğu iddia edilen ifadede ise 2010 yılındaki KPSS’ye ait 60 sorunun kendisine verildiği öne sürülüyor.

M.N.D. adlı diplomat hakkında da benzer iddialar var…

Buna göre, 2013 KPSS sorularının kendisine verildiği ileri sürülüyor.

İddiya göre, sorular Dışişleri Bakanlığı’nda çalışan bir kişiden alınıyor ve ankesörden görüşmeler gerçekleştiriliyor.

Öte yandan bu ifadelerin hangi şartlarda alındığı konusu ise belirsiz. Zira eski diplomatlara yönelik işkence iddialarını HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu gündeme getirmişti.

“İçişleri Bakanlığı açıklama yapmalı” diyen Gergerlioğlu’nun anlattığına göre, Ankara Emniyeti’nde bizzat mağdur ve görgü şahitleri tarafından tespit edilen en az dört ayrı vakada dört diplomata insanlık onuruna yakışmayacak işkenceler yapıldı. İşkenceye bizzat maruz kalan diplomatlar, duydukları işkence seslerinden sayının daha fazla olabileceğini belirtiyor. Ancak bunlardan sadece dördünün isim ve yüzü teşhis edilebilmiş. İşkence yapılan kişi sayısının 10 ile 15 arasında olabileceği kaydediliyor.


Haberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.