Kas 20 2017

'Piyasalar spekülatif atak yemeye devam etti'

 

Türkiye'deki ekonomik gelişmeleri döviz kurundaki gelişmeler ışığında okuma zorunluluğu sürüyor.

Euro'nun dolar karşısında değer kazanması, Türkiye gibi kırılgan ekonomik görünüme sahip ülkelerin para birimlerinin değer kazanmasına yol açarken aynı etki Türk Lirası için oluşmadı.

Küresel ölçekte kapıya dayanan krizi ötelemeye yönelik örtülü müdahaleler art arda gelirken, Türkiye'nin bu gelişmelerin dışında uzun süre kalabilmesi pek mümkün görünmüyor. 

Dünya Gazetesi köşe yazarı Uğur Civelek'e göre geçen hafta piyasalarda yaşanan en önemli gelişme Euro'nun dolar karşısında değer kazanması bazı ülkelerde yerel para birimlerinin yeniden değer kazanması oldu. Ancak Türkiye bu olumlu tablonun bir parçası olamadı.

Civelek TL'nin durumunu şöyle özetliyor: 

Çin tahvillerindeki getirilerin yükselmesinin, diğer gelişenleri olumsuz yönde etkilemesine izin verilmedi! Döviz piyasalarındaki bu yapaylık, emtia ve sermaye piyasalarında oluşmaya başlayan satış baskısını azaltan en önemli faktör oldu.

Fakat piyasalarımız, küresel koşullardan bağımsız olarak spekülatif atak yemeye devam etti. Ekim ayı başından bu yana, diğer gelişenlerden olumsuz yönde ayrışmaya devam ettik. Bu sonuçta, birbiri ile bağlantılı iki faktörün etkili olduğu dikkat çekiyor. Bulunduğumuz coğrafyaya ilişkin siyasi ve jeopolitik gelişmeler, sermaye akımlarını yönlendiren ve piyasalara yapay müdahaleler yaparak çıkarlarını kollamaya çalışanları rahatsız ediyor. Ayrıca, ekonomimiz konusundaki geleceğe ilişkin beklentilerin olumsuzlaşmaya devam etmesi de rahatsızlık yaratıyor.

Merkez Bankası'nın (MB) faiz artışını önlemek için adımlar attığına değinen Civelek, müdahaleye rağmen faizlerin hükümetin talep ettiği seviyeye gerilemeyeceğine dikkat çekiyor. Bunun da beklentileri olumsuz etkilemeyi sürdüreceğini aktaran Civelek, borç-alacak dengesinin de bozulma riski taşıdığına işaret ediyor.

MB'nin döviz arzını arttırarak talebi kısmaya ve TL'yi değerlendirmeye çalıştığına vurgu yapan Civelek, önlemlerin yeterli gelmediğini bu nedenle de Aralık ayına kadar 3 milyar dolarlık bir satış takvimi açıkladığına değiniyor. 

Civelek son olarak, 2018 yılında işsizlik ve enflasyonun yükseleceği beklentisinin önüne geçilemediğini aktarıyor.