Mar 25 2018

AB ile Türkiye 'çıkarlar-ilkeler' pazarlığında

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile AB ülkelerinin liderleri 26 Mart Pazartesi günü Varna'da biraraya gelecek.

Türkiye, Gümrük Birliği, vize serbestisi gibi konuları gündeme getirmeye hazırlanırken, AB'nin de, hak ihlalleri, hukukun üstünlüğü gibi sorunları masaya taşıması bekleniyor.

Masada Erdoğan'ın karşısında Avrupa Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker ve AB Konseyi Başkanı Donald Tusk olacak.

AB tarafının bir diğer beklentisi de, Türkiye'nin Kıbrıs Sorunu ile ilgili adım atması ve Rumların Akdeniz'de gerçekleştirdiği gaz-petrol aramaları konusundaki engellemelere son vermesi. 

22-23 Mart'ta gerçekleştirilen zirvede, AB, Türkiye'nin Ege ve Akdeniz'deki faaliyetlerini yasadışı olarak nitelendirmiş ve Ankara'yı kınamıştı. 

Türkiye ile Kıbrıs arasında, Doğu Akdeniz açıklarında İtalyan ve ABD gemilerinin Rum tarafı lehine petrol ve gaz sondajı yapmasından kaynaklanan bir kriz yaşanıyor.

Benzer şekilde, Türkiye'nin sınırı yanlışlıkla geçtiği ifade edilen iki Yunan askerini tutuklaması ve Atina'nın çağrılarına rağmen serbest bırakmaması bir diğer kriz.

Türkiye tarafının hedefi ise, Türkiye'nin üyelik perspektifinin korunması ve AB ile gerilimi düşürecek adımların atılması.

Bir Türk diplomat durumu, “Varna, Türkiye ile birlik arasındaki sorunların çözümü için çok önemli dönemeç” olarak tanımlıyor.

Avrupa Parlamentosu’nun 75 üyesi Donald Tusk ve Jean Claude Juncker’e bir mektup yazarak Cumhuriyet Gazetesi İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay’ın tahliye edilmesini talep etmişti.

Tahliyesi talep edilen isimler arasında insan hakları savunucuları Osman Kavala ve Taner Kılıç da bulunuyor. Gazeteciler Mehmet Altan ve Zehra Doğan da aynı listede yer alan isimlerden.

Cumhuriyet'in haberine göre, taraflar arasında şu konular gündeme gelecek:

-Vize serbestisi: Ankara’nın bu konudaki talebi, AB’nin Türkiye’deki Terörle Mücadele Kanunu’nun AB hukuku çerçevesine uygun hale getirilmesi şartına takılıyor. AB’nin bu konuda en üstüne durduğu tablo, Türkiye’de gazetecilerin tutuklu yargılanması ve basın özgürlüğünün terör suçu olarak tanımlanması. Adli İşbirliği başlığında da Türkiye’nin Rum Kesimi’ni tanımaması nedeniyle çözümsüzlük yaşanıyor. Taraflar topu birbirine atıyor. Türkiye, Komisyon’dan; Komisyon da Ankara’dan sorunun nasıl aşılabileceği yönünde teklif bekliyor. Üçüncü ülkeler aracılığıyla adli işbirliğinin sağlanması, masadaki formüller arasında.

-Gümrük Birliği: Türkiye ve AB, Gümrük Birliği’nin (GB) güncellenmesinde anlaştı ancak Konsey’den, Komisyon’a yönelik yetkilendirmede henüz Almanya’nın engeli aşılmadı. Rum Kesimi ise Türkiye’nin GB’yi eski haliyle de kendisine uygulamamasından rahatsız ve bu nedenle güncellenmesine de karşı. Ancak karar, üye ülkeler arasında oy çokluğuyla alınacağı için bir sorun beklenmiyor. Tarım, kamu teşviki ve hizmetler ise güncellenmedeki en zorlu başlıklar. Türkiye ayrıca AB’nin üçüncü ülkelerle yaptığı GB anlaşmalarının verdiği zararın da telafisini bekliyor.

-Sıra Hollanda’da: Brüksel, Almanya ve Avusturya ile başlayan normalizasyon sürecinin Hollanda ile de devam etmesini bekliyor. Başta GB ve vize serbestisinde ilerleme sağlanması için komisyon, üye ülkelerle ikili ilişkilerin güçlendirilmesinin önemli olduğunu birçok defa Ankara’ya iletti.

-Özgürlük-Yatırım endeksi: Başta Cumhuriyet davasında Murat Sabuncu ve Ahmet Şık’ın serbest kalması olmak üzere son gelişmeler Brüksel tarafından yakından takip ediliyor. Ancak Brüksel henüz Türkiye’de ibrenin demokratikleşmeye döndüğü kanısında değil ve bunların süreceğini de görmek istiyor. Varna’daki zirvede Erdoğan ile yapılacak görüşmelerin gündeminde de “hukukun özgürlüğü ve temel özgürlükler” işbirliğinin geliştirilmesinde masada olacak. Bu davet mektubunda da kayda geçirildi. Son olarak Avrupa Parlamentosu vekilleri, Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk ve AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker’e bir açık mektup gönderdi. Avrupa Parlamentosu’nda Yeşiller/ Avrupa Hür İttifakı grubundan Rebecca Harms’ın inisiyatifiyle kaleme alınan ve AP’nin 75 vekilinin imzası bulunan mektupta, Türkiye’de insan haklarının ve hukukun üstünlüğünün kötüye gitmesinden duyulan endişe aktarıldı. Geçtiğimiz yıl yaz aylarında Türkiye’deki yatırım teşviklerini ve fonlarını düşüren Avrupa Yatırım Bankası da Deniz Yücel’in aniden serbest bırakılması ile başlayan ve Berlin-Viyana açılımı ile devam eden sürecin ardından Türkiye’ye yatırımlarını yeniden artırma kararı aldı.

-Teşvik sözü: Nisan’da yayınlanacak ülke raporuyla ilgili AB ve Türk diplomatlar arasında yapılan toplantıda Komisyon yetkilisinin, “Türkiye’yi teşvik edici dil kullanma” sözü verdiği öğrenildi. Hazırlanan raporda eleştirel bir dil kullanıldığı ve önceki raporda olduğu gibi “geriye gidiş” ifadesinin de yine kullanıldığı belirtilirken, Komisyon, Türkiye’nin üyelik perspektifini koruma sözünü de verdi.

-Hedef Haziran: AB’nin haziran ayındaki zirvesinde genişleme süreci ele alınacak. Bu süreçte Juncker ve Tusk, Varna buluşması ve sonrasına dair bilgi sunacak. AB’nin diğer aday ülkelere yönelik üyelik takvimini belirleyeceğini Zirve için Ankara’nın hedefi olumsuz bir karar çıkartmamak ve var olan statüyü şimdilik korumak.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/dunya/948131/ilkesiz_pazarlik.html