Oca 11 2018

'Türkiye'nin AB ile değil Avrupa ile ilişkileri tehlikede'

Türkiye, 2018’e iki önemli ziyaretle başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan Fransa'yı, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu da Almanya'yı ziyaret ettiler. Bu iki ziyaretin önemi Türkiye'nin 2017 yılında ilişkilerinin ciddi bir duraklama dönemine girdiği Avrupa ile yeni bir hareketlilik  işaretini vermelerinden kaynaklanıyordu. 

15 Temmuz sonrası kriz görüntüsü çizen ikili ilişkilerin yeniden yoluna girdiği imajı yaratılsa da, ortada diplomatik dilin çok uzağında yaşanan sert tartışmalar duruyor.

Emeki Büyükelçi Ünal Çeviköz, Hürriyet’teki yazısında, “Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'nin Türkiye'yi yeniden denetime aldığı neredeyse unutuldu gitti” hatırlatması yapıyor ve ekliyor:

“AB ile üyelik müzakerelerinde yeni bir fasıl açılmasının mümkün olamayacağı görülünce, Türkiye-AB ilişkilerindeki gelişmenin Gümrük Birliği anlaşmasında reform yapılması ile sağlanabileceği sanıldı. Galiba hâlâ öyle sanılıyor. Fransa ve Almanya ziyaretleri bu açıdan önemliydi.”

Gerçekçi olmak gerektiğini söyleyen Çeviköz’e göre, AB ile üyelik müzakereleri uzun bir süre için herhangi bir ilerleme kaydedilmeden duraksamaya devam edecek. Türkiye-AB ilişkilerinin Gümrük Birliği Anlaşması'nın reformu üzerinden ilerletilmesi de, önce Almanya'da yeni hükümetin kurulmasına, sonra Türkiye'nin AB'nin belli konulardaki beklentilerine nasıl karşılık verdiğine bağlı kalmaya devam edecek.

Bugün Türkiye'nin AB ile değil Avrupa ile ilişkilerinin tehlikede olduğu görüşünü savunuyor emekli büyükelçi ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne yaptığı vurguyu; "Türkiye'nin Avrupa çıpasının yitirilmemesi gerektiği"nin altını çizmesinin buna işaret olduğunu belirtiyor.

Çeviköz, Avrupa çıpasının sağlamlaştırılması için Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin gerekleri yerine getirilmedikçe, AB ile olan ilişkilerin tam üyelik mi, ayrıcalıklı ortaklık mı, yoksa güçlendirilmiş Gümrük Birliği mi olacağı tartışmalarının teferruattan ibaret kalacağını vurguluyor.