Şub 12 2018

'2019'a kadar ABD, Türkiye'nin iç siyasetteki 'şamar oğlanı' olacak'

 

Türkiye ve ABD ilişkilerinin görünürde kilitlendiği nokta Menbiç. Afrin Operasyonu ile yetinmeye niyeti olmadığını açık bir şekilde ortaya koyan Ankara, ABD’den kendisine alan açmasını ve Menbiç’ten çekilerek buradaki YPG hedeflerine askeri operasyon düzenleyebilmesi için gerekli şartları oluşturmasını istiyor.

Ancak ABD, Menbiç’te YPG militanlarını bir sınır koruma gücü oluşturmak için hem eğitip hem de silahlandırırken, bu projeden geri adım atmaya hevesli görünmüyor. Bu da ikili ilişkileri zehirleyen bir unsur olarak karşımıza çıkıyor.

Diplomatik ilişkilerdeki gerginlik, Türkiye toplumunun ABD hakkındaki bakış açısına da yansımış görünüyor.

The Arab Weekly’de Thomas Seibert tarafından kaleme alınan makalede, Türkiye’deki ABD karşıtlığının boyutlarına dikkat çekiliyor.

Buna göre, Optimar kamuoyu araştırma şirketi tarafından yapılan bir anket, katılımcıların yüzde 72’sinin ABD karşıtı olduğunu ortaya koydu.

Yazının ilgili bölümleri şöyle:

Türbülans ufukta.

ABD ve Türkiye arasında, ABD’li üst düzey yetkililerin Ankara ve İstanbul ziyareti öncesinde, Suriye nedeniyle gerilim tırmanırken, Türk liderler Rusya ile yakın işbirliğine işaret ediyor.

Hükümet yanlısı medya, ABD’nin, Afrin operasyonu ile Washington’un müttefiki Kürtleri sürüp çıkarmayı amaçlayan Ankara’nın ‘baş düşmanı’ olduğu yorumlarını yapıyor.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Amerikalıları, NATO müttefiklerine yanlan söylemekle suçladı ve geçen Kasım ayında, Rus-İranlı liderler ile Suriye üzerine bir zirve gerçekleştirdi.

Afrin’de, Türk ordusu, ABD’nin IŞİD’e karşı savaşındaki müttefiki Kürt militan grubu YPG ile savaşıyor.

Türkiye ile ABD arasındaki anlaşmazlığın büyümesinden endişelenen Trump yönetimi, Türkiye’ye üst düzey yetkililerini gönderiyor. ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ve Ulusal Güvenlik Danışmanı McMaster, birkaç günlük temaslar için İstanbul’a gidecek.

Analistler, Tillerson ve McMaster’ın Türk yetkililerle temasları sırasında sert bir söylem benimseyebileceğini söylüyor. Washington merkezli düşünce kuruluşu Demokrasileri Koruma Vakfı kıdemli uzmanı Aykan Erdemir, “Bugünlerde, Ankara’da Rus bir yetkili olmak bir NATO müttefiki olmaktan daha iyi” yorumunu yapıyor. Çünkü, Afrin operasyonu için Türkiye’nin Rusya’nın onayına ihtiyacı var.

Optimar anketi, Türklerin yüzde 72’sinin kendilerini ABD karşıtı olarak tanımladıklarını gösteriyor, kalan yüzde 22.7 ise kendini kısmen ABD karşıtı olarak niteliyor.

Yine katılımcıların yüzde 62.1’i ise, Rusya ile yakın ilişkileri onaylıyor.

Erdoğan bu eğilimi tersine çevirmek pek de bir şey yapmıyor. İtalya gezisi sırasında, Erdoğan bir önceki ABD lideri Obama’nın, YPG’nin Menbiç’ten çekileceği garantisi vererek kendisine yalan söylediğini iddia etti.

Güvenceye rağmen, YPG hala Menbiç’te. Erdoğan şöyle devam etti: Ne yazık ki Obama bize bu konuda yalan söyledi. Görünen o ki, Trump yönetimi de aynı yönde ilerliyor.

Ankara, Suriye’ye operasyonunda bir sonraki hedefi olarak belirlediği Menbiç’ten askerlerini çekmesi için ABD’ye çağrıda bulunuyor. Washington ise, askerlerin kalacağı yanıtını verdi.

Erdemir’e göre, Türkiye medyası İncirlik’in kapatılması çağrısı yapmakta gecikmedi. Türk yetkililer tarafından ABD’ye yöneltilen eleştiriler, ülkenin seçim takvimi ile yakından ilintili. Washington, Türk politikasında ‘şamar oğlanı’ olmak için gayet i̇deal ve ABD karşıtlığı, Erdoğan’ın 2019’da aday olacağı cumhurbaşkanlığı seçimine kadar politikasının köşe taşı olacak.

https://thearabweekly.com/acrimony-flares-ahead-visits-top-american-officials-turkey