ABD’de pişen bize de düşüyor…

ABD’de anayasa mahkemesi görevinin sahibi olan Supreme Court’a (SC, Yüce Mahkeme) atanacak bir yargıç üzerine kopan tartışmalar, geçmişinde ‘cinsel taciz’ iddiaları bulunan birinin ülkenin en yüksek mahkemesinde yargıçlık yapmasının sakıncalı olduğu biçiminde yansıyor.

Konunun o yönü de var muhakkak, oysa hem ABD hem de onun etki alanında bulunan ülkeler açısından Brett Kavanaugh’un SP’ye yargıç seçilmesi esas başka yönlerden önemli.

Önce şu ‘ABD’nin etki alanı’ konusuna yakından bir bakalım…

Trump’lı ABD’nin yolu yol değil

Donald Trump’ın başkan seçilmesi sonrasında ABD politikalarında beliren farklılaşma yalnızca o ülkede yaşayanları değil, komşusu Meksika’dan binlerce kilometre uzağındaki Ortadoğu’ya, oradan da Çin’e kadar uzanan geniş coğrafyada yer alan ülkeleri de etkiledi.

Meksika’yla ülkesi arasına duvar çekiyor Trump ABD’si, İsrail-merkezli politikalarıyla Ortadoğu’da dengeleri bozuyor, ülkesinin maddi açıdan en büyük destekçisi Çin’e ve çoğu ile NATO’da ittifak ilişkisi içerisinde bulunduğu Avrupa Birliği ülkelerine yeni vergiler getirerek dünyada ticaret savaşlarını tetikliyor.

Her ülke, hatta herkes ABD’nin politikalarından etkileniyor.

ABD’de ise her Amerikalı’nın hayatı SP’nin önüne giden hayati önemdeki davalarda alınan kararlardan etkilenmekte.

İleri yaştaki (yargıç Anthony M. Kennedy 82 yaşında) bir yargıcın emekliye ayrılmak istemesi sonrasında boşalan koltuğu doldurması için Trump’ın seçtiği adayın kişiliği bu yüzden o ülke insanları için hayati önemde.

Öyle bir önemi olmasaydı, çok genç yaşında, bir okul etkinliği sırasında maruz kaldığı tacizi yıllar boyu en yakınlarından bile utancı yüzünden gizlemiş bir kadın, bir psikoloji profesörü, kamuoyu önünde ve oylarıyla o kişiye hayat boyu sürebilecek SP üyeliğini bağışlayacak Senato önünde, yıllar önce yaşadığı o çirkin olayı paylaşmazdı.

Tartışmalar sırasında aynı türden muamelelere maruz kalmış başka kadınların tanıklıkları da gündeme geldi.

Neden bu kadınlar geçmişte yaşadıkları ve uzun yıllardır unutmaya çalıştıkları çirkin olayları başkalarıyla paylaşıyorlar?

Kavanaugh SP’ye yargıç olursa kararları kesin olan ve bir konuda çoğunluk sağlandığında ülkenin manzarasını kökten değiştirebilecek güce sahip yüksek mahkeme, ülkenin kimliğini farklılaştırabilecek.

ABD’den bize ne diyebilir miyiz?

Mevcut sekiz üyenin dördü Cumhuriyetçi (CP) diğer dördü de Demokrat (DP) başkanlar tarafından seçilmiş bulunuyor SP’ye; Kavanaugh dokuzuncu üye olarak aralarına katıldığında, SP’de çoğunluğu Cumhuriyetçi Parti eğilimli üyeler teşkil edecek.

Hem de kadınlara mal gibi bakmış biri sağlayacak bunu.

Geçmişte ondan kötü muamele görmüş kadınların gölgeden çıkıp aleyhine tanıklık etmelerine rağmen…

Trump ABD’yi farklı ve her alanda tacizden yana bir ülke yapmaya kararlı görünüyor.

Beyaz Saray’a yerleşir yerleşmez yedi müslüman ülkenin halklarını rahatsız edecek vize kısıntısı yoluna gitmiş biri Trump. Türkiye’ye de aynı yaptırımı bir süre uyguladı, şimdi de yeni yaptırımlar peşinde. Yalnızca Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyıp ülkesinin büyükelçiliğini oraya taşımakla kalmadı, izlediği Irak ve Suriye politikalarıyla bölgenin dengelerini ve haritasını değiştirmeyi de amaçlıyor.

Dünyada kan ve gözyaşı üretiyor, hemen her ülkeyi tedirgin eden politikalar izlemekte hiç tereddüt etmiyor.

Şimdi de ABD’nin dengelerini sarsacak girişimlerini SP’deki boşalan koltuğa kendi gibi birinin atanmasını sağlayarak başlatmış görünüyor.

Tipik bir kötücül lider Trump. Şu sıralar ABD’de tartışılan konu, gördüğünüz gibi, sıradan bir taciz olayı değil; çok daha farklı yönleri bulunan önemli bir olay.

[Bu vesileyle Mısır’dan da bir yönüyle ABD’de yaşanana benzer, ancak sonuçları itibariyle daha vahim bir olayı anayım: Eşi insan hakları savunucusu bir derneğin yöneticisi, kendisi de sivil toplum örgütlerinde faal olan bir kadın, bir bankada uğradığı cinsel taciz olayını sosyal medyada duyurduğu için neredeyse beş aydır hapiste ve mahkeme kendisine iki yıl hapis cezası vermeye hazırlanıyor. Mesajında ‘‘Devlet nerede?’’ diye sorgulaması kadının ülkenin yurtdışında karalanması için yıpratıcı propaganda yapan bir ‘vatan haini’ ve ‘terör örgütü üyesi’ damgası yemesi için yeterli görüldü.]

Trump’ın BM toplantısı vesilesiyle evsahibi ülke olarak verdiği yemek davetinde, masasında kendi yanına, tacize uğrayan kadını hapse atan ülkenin liderini oturttuğunu da bu tabloya eklemeliyim.

Farklı bir dünya zorlanıyor…

Ve bunun için de hukuk kullanılıyor…


*Bu yazı Fehmi Koru'nun kişisel blogundan alınmıştır.