ilhan Tanir
Oca 12 2018

ABD'den Ahval'e: ABD, Türkiye'de darbe yapmaya çalışmıyor 


Washington- Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ABD’yi uzun bir süredir ikinci bir darbe hazırlamakla suçlamasına karşılık olarak ABD Dışişleri Bakanlığı kamu diplomasisinden sorumlu müsteşarı Steve Goldstein Perşembe günü, Sözcü Heather Nauert yerine günlük basın toplantısı sonrası Ahval'in sorusuna cevap verdi.

Goldstein, ABD'nin Türkiye'de bir darbe yapmaya çalıştığı ile ilgili Erdoğan'ın neredeyse her gün dile getirdiği suçlamalarının ''söz konusu değil'' diyerek doğru olmadığını on-the-record konuştuğunu da vurgulayarak kaydetti. 

Goldstein, brifing sırasında ise Erdoğan ve diğer AKP yetkililerinin son zamanlarda sürekli olarak ABD'yi Türkiye'de bir darbe yapmakla suçlamasına karşılık olarak, ‘‘Türkiye’nin demokratik, müreffeh, güvenilir ve istikrarlı bir müttefik olması ABD’nin doğal ve ulusal çıkarına’’ olduğunu kaydettikten sonra Erdoğan ve diğer yetkililerden gelen ve ABD’yi suçlayan retoriğin ‘’Türkiye’nin bu hedefine ulaşmasına yardımcı olduğuna inanmıyoruz’’ demesi dikkatleri çekti.

Goldstein'in bu açıklaması dikkat çekici idi zira, bu cevapla birlikte Erdoğan'ın ABD'ye yaptığı darbe suçlamalarının Türkiye'nin demokrat, güvenlikli, müreffeh ve istikrarlı bir ülke olma hedefleri ile uyuşmadığını anlatmış oldu. 

Bir başka deyişle ABD yetkilisi, ABD ile didişmenin, ABD'yi suçlamanın Türkiye'nin kendi çıkarına olmadığını dolaylı yoldan anlatma yoluna gitmiş oldu.

Goldstein, basın toplantısı esnasında verdiği cevaplarda ayrıca ‘‘Türkiye’nin demokratik gelişimini çok uzun bir dönemdir destekliyoruz ve buna devam edeceğiz. Çünkü Türkiye’nin gücünün kaynağının hukukun üstünlüğüne saygı, yargı bağımsızlığı ve basın özgürlüğü olduğuna inanıyoruz. Bu elementler aynı zamanda iki ülke arasındaki ortaklık potansiyelinin genişlemesinin de kaynağıdır’’ dedi.

Ahval’in tekrar söz alarak Müsteşar’ın bu sözlerine rağmen Türk yetkililerin hergün ABD’ye suçlayıcı açıklamalarının devam ettiğini ve bunun nedeni olarak iki ülke arasında bir iletişim sorununun mu yaşandığı ile ilgili soruya ise Goldstein önce, ‘‘Türk hükümeti ABD’nin güçlü bir müttefiki olabileceğine inanıyoruz ve ABD’nin bütün ülkelerle iletişimi önemli’’ demekle yetindi. 

Sonrasında ise Amerikalı bazı muhabirler tarafından ‘‘NATO müttefiği değil mi?’’ ve ‘‘yani Türkiye şu an güçlü bir müttefik değil mi?’’ gibi soruları sorması ve ısrar etmesi sonucunda, şu cevabı verdi:

‘‘Evet, Türkiye güçlü bir müttefik. Ama her zaman için yapılacak daha çok işler var. Ancak ülkeler bazen bize kaygılarını iletiyor. Biz de gerektiğinde onlara kendi kaygılarımızı söylüyoruz. Ortak bir anlayışa ulaşmak için uğraşıyoruz.’’

Goldstein'in basın toplantısına, kendisi üst düzey bir yetkili olmasından dolayı ilgi normalden daha büyüktü. 

Goldstein her ne kadar Türkiye'yi ağır eleştiren veya Erdoğan'a açıktan sert cevap veren bir tutum takınmasa da, verdiği yanıtlar soğuk, Türk hükümetine önce 'güçlü bir müttefik olabilir' şeklinde tanımladıktan sonra adeta zorla, Amerikalı muhabirlerin ısrarı ile NATO üyesi ve güçlü bir müttefik demek zorunda kalmış bir görüntü verdi.

Hollanda'ya atanan yeni büyükelçi başları ağrıtmaya ise devam ediyor. Toplantının en çok dikkat çeken bir başka konusu da Trump'ın Hollanda'ya atadığı yeni Büyükelçi Hoekstra'nın Hollandalı gazeteciler önünde önceki gün yaşadığı zor durumun sorulması oldu. 

Hoekstra, göreve başlamadan önce Hollanda'da siyasetçilerin müslüman göçmenler tarafından yakıldığını ve Hollanda'da bazı yerlerin şeriat kurallarından dolayı gidilmesine izin verilmeyen 'no-go zones' olduğunu söylemesi ile biliniyor. 

Göreve yeni başladığında yaptığı basın toplantısında Hollandalı gazeteciler tarafından zor sorulara muhatap kalan Hoekstra buna rağmen geri adım atmamıştı. 

Buna karşılık Goldstein'a uzun süre bu soru soruldu. Goldstein önce Hoekstra'nın sözlerine katılmadığını, sonra Dışişleri Bakanlığının pozisyonunun farklı olduğunu hatırlattı. Soruların kesilmemesi üzerine ise bu kez Büyükelçinin 2015'de söylediği sözlerin 'yanlış' olduğunu ve bunların söylenmemesi gerektiğini belirtti.