Haz 08 2019

ABD'nin 'S-400 tehdit mektubu'na Türkiye'den yanıt: Çözüm beklentisi dile getirildi!

ABD Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan tarafından 6 Haziran’da Milli Savuma Bakanı Hulusi Akar’a gönderilen mektup, yalnızca ABD’de eğitim gören Türk F-35 pilotlarının 31 Temmuz’a kadar geri döneceğini ve Rus S-400 füzelerinin alımı durdurulmazsa eğitim için yeni pilot kabul edilmeyeceğini söylemekle, yani Türkiye’ye süre vermekle sınırlı kalmıyor.

Akar’ın Shanahan’a 6 Nisan’da yazdığı ve F-35 satışının S-400’ler nedeniyle durdurulamayacağını belirttiği mektuba cevaben gönderilen mektup, Türkiye’ye karşı askeri ve ekonomik yaptırım tehdidini yazıya döken ağır ifadelerin yanı sıra, Türkiye’nin bu nedenle ayrıca Rusya’ya “aşırı-bağımlı” hale geleceği iddiasını da içeriyor.

Mektuba Ankara'dan bir yanıt geldi ve Milli Savunma Bakanlığı, S-400'ler konusunda Ankara'ya 31 Temmuz'a kadar süre tanıyan mektupla ilgili, "ABD çözüm beklentisini dile getirdi" denildi.

'Tehdit mektubu' olarak  da yorumlanan mektupta, F-35 savaş uçaklarını kullanmak için eğitim alan pilotların 31 Temmuz'da sınırdışı edilme ihtimallerine dikkat çekiliyor. Yaptırım tehditlerinden biri de, Belçika'da gerçekleşecek F-35 CEO toplantısı için Ankara'ya yapılan davetin geri çekilmesi yönünde.

Yetkinreport'ta yer alan habere göre, bu yönüyle ABD Başkanı Lyndon Johnson’un 1964’te Başbakan İsmet İnönü’ye yazdığı, Türkiye’yi Kıbrıs’a müdahil olursa silah ambargosu ve NATO’dan tecritle tehdit eden mektubuna benziyor.

İnönü o mektuba, Soğuk Savaş atmosferi içinde Sovyet yönetimindeki Moskova’yla yakınlaşma ima eden “Yeni bir dünya kurulur, Türkiye de orada yerini alır” cevabını vermiş, ABD ile ilişkiler farklı bir rotaya girmişti.

Milli Savunma Bakanlığı'nın internet sitesinde mektuba ilişkin yapılan kısa açıklamada ise şu ifadelere yer veriliyor:

“ABD Savunma Bakan Vekili Shanahan tarafından Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’a bir mektup gönderilmiştir. İki ülke arasındaki savunma ve güvenlik konularını kapsayan söz konusu mektupta, mevcut sorunlara stratejik ortaklık çerçevesinde ve kapsamlı güvenlik işbirliğini muhafaza edecek şekilde bir çözüm bulunması yönünde beklenti dile getirilmekte ve görüşmelere devam edilmesinin önemi ifade edilmektedir.”

İşte Shanahan'ın Akar'a gönderdiği mektubun tam metni

“Sayın Bay Bakan,
“Sizi Nisan’da Pentagon’da ağırlamak ve 28 Mayıs’ta beni telefonla aramış olmanız memnuniyet vericiydi. Görüşmelerimizin kıymet veriyor ve 6 Nisan 2019 tarihli mektubunuz için teşekkür ediyorum. ABD, ABD-Türkiye diyaloguna ve stratejik ortaklığına büyük değer vermektedir. Ne var ki, Türkiye’nin S-400 sistemleri üzerine eğitim almak için Rusya’ya personel gönderdiğini öğrenmekle hayal kırıklığına uğradık. 28 Mayıs’taki telefon konuşmamızda da tartıştığımız üzere, eğer Türkiye S-400 tedarik ederse, ülkelerimiz Türkiye’nin F-35 programını sürdürmemesi üzerine bir plan geliştirmek zorundadır. Değerli ilişkimizi sürdürmeyi gözetmekle birlikte, Türkiye S-400 teslimatını kabul ettiği takdirde F-35 almayacaktır. S-400 tutumunuzu değiştirme seçeneğiniz halen bulunmaktadır.

Haziran 2019 Brüksel toplantımız öncesinde, ABD’nin Türkiye’nin 31 Temmuz itibarıyla F-35 programına katılımını askıya almak üzere [planladığı] eylemlerinin bir özetini [mektuba] ekledim. Bu takvim, eğitim gören Türk F-35 öğrencilerinin, tamamı olmasa bile çoğunun, derslerini 31 Temmuz’da ABD’den ayrılmadan önce tamamlamalarına imkân tanıyacaktır. Milli Savunma Bakanlığını da Türk personele Birleşik Devletlerde yeni F-35 eğitim programı başlatmasını önermediğimizi, yakın gelecekte [mevcutların] geri çekilmesini beklediğimizi bildirdik.

Türkiye’nin F-35 programının idari faaliyetlerine katılımına, usulüne uygun şekilde son vermeyi sağlamak amacıyla, 12 Haziran 2019’da yapılacak yıllık F-35 İcra Kurulu Başkanları Yuvarlak Masa toplantısına Türkiye’nin katılımını öngörmemekteyiz ve programın yönetişim belgelerinin güncellenmesi de Türkiye’nin katılımı dışında ilerleyecektir.

F-35’ler dair bütün eylemler Türkiye’de S-400 mevcudiyetinin riskleri üzerine temellendirilmiştir ve Rusya’ya ilişkin Amerika’nın Hasımlarına Yaptırımlarla Karşıkoyma Yasası (CAATSA) yaptırımlarından ayrıdır. Kongre’de her iki parti [Cumhuriyetçi ve Demokrat] tarafından S-400 edinmesi halinde Türkiye’ye CAATSA yaptırımları uygulanması konusunda güçlü irade mevcuttur.

F-35 gibi platformların güvenliğini tehdit etmesine ek olarak, Türkiye’nin S-400 tedariki ulusunuzun Birleşik Devletlerle ve NATO bünyesinde işbirliğini geliştirme ve koruma imkânlarını aksatacak, Türkiye’nin Rusya’ya stratejik ve ekonomik aşırı-bağımlılığına yol açacak ve Türkiye’nin savunma sanayi ve iddialı ekonomik kalkınma hedeflerini baltalayacaktır. Bu yolda devam[ınız] istihdamda, milli gelirde ve uluslararası ticarette kayıplara neden olacaktır. Başkan Trump’ın hâlihazırda 20 milyar dolar olan ikili ticaret hacmini 75 milyar dolara yükseltme kararlılığı da, ABD’nin CAATSA yaptırımları ilanıyla tehlikeye düşebilecektir.

Sizi temin etmek isterim ki, bu konuyu derin güvenlik işbirliğimizin diğer boyutlarını koruyacak saygılı bir şekilde ele alıyoruz. Cevabınızı ve yol haritamızı belirledikçe görüşmelerimizin devamını beklerim.”

Rusya'dan satın alınan ve haziran-temmuz aylarında Türkiye'ye yerleştirilmesi planlan S-400'ler konusunda hem NATO hem de ABD, Türkiye'ye 'vazgeç' çağrısında bulunuyor ve S-400'ler ile F-35'lerin birarada kullanılmasına güvenlik gerekçesiyle izin verilemeyeceğini kaydediyor.

Ankara ve Rusya ise, kararlı açıklamalarla hava savunma sisteminin önümüzdeki birkaç ay içinde Türkiye topraklarına konuşlandırılacağının altını çiziyor.

BBC Türkçe'de, ABD'nin F-35 mektubunun ne anlama geldiğine dair haberde, ABD'nin bu kararı almasını tetikleyen adımın Türkiye'nin S-400 konusunda eğitim almak üzere askeri personelini Rusya'ya göndermesinin etkili olduğuna dikkat çekildi. 

Savunma Bakanlığı'nın Avrupa ve NATO Politikalarından Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Andrew Winternitz, Türk personelin Rus üslerine eğitime gönderilmesinin ardından, "Bu bizim harekete geçmemiz, ciddi olduğumuzu ve S-400 ile F-35'in birlikte kullanılamayacağına ilişkin pozisyonumuzu göstermemiz için gerekli bir sinyaldi" açıklamasını yaptı.

Türkiye'nin parasını ödediği dört F-35'in akıbeti ise belirsiz. 

İlki Haziran 2018'de olmak üzere Türkiye'ye şu ana kadar dört F-35 tahsis edilmiş durumda. Normal koşullar altında iki adet F-35'in Kasım ayında Malatya Erhaç Üssü'ne konuşlanması gerekiyordu.

Türkiye'nin programdan çıkarılması durumunda bu uçakların ne olacağı ise henüz bilinmiyor.

Türkiye, F-35'lerin üretim zinciri içinde de yer alıyor ve çok sayıda parça savunma sanayi tarafından üretiliyor. Bu ülke ekonomisine 12 milyar dolarlık bir katkı anlamına geliyor.

Basına bilgi veren üst düzey ABD'li yetkililer, Türkiye'nin üretim zincirinden çıkarılmasının daha uzun bir süre alacağını, yapılan planlamaların 2020 senesini işaret ettiğini kaydettiler.

BBC'nin haberinde, mektubun basına verilmesi ile ilgili, "...şimdi de Savunma Bakanı'nın tehdit içeren mektubunu basına vermeyi tercih etti. Bunun iki nedeni olduğu gözlemleniyor: Birincisi, ABD'nin bu süreci tamamen şeffaf ve kamuoyu önünde yürütme stratejisi. İkincisi ise Türk yetkililerin, 'S-400 ve F-35 konularında zaman zaman gerçek tabloyu yansıtmaktan kaçınmaları ve olguları farklı şekilde algılatma çabaları' olarak kaydediliyor" ifadeleri dikkat çekiyor.

CHP Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Ünal Çeviköz ise, gelişmelerle ilgili, "S-400 ve F-35 üzerinden Rusya-ABD rekabeti sürüyor. Türkiye bu konuda sadece seyirci! Rusya S-400’lerin 31 Temmuz’dan sonra teslimine başlanacağını söylüyor, ABD ise Türkiye’nin S-400’leri almaktan vazgeçmesi için 31 Temmuz’a kadar süre verdi. İyi seyirler!" paylaşımında bulundu.

Gazeteci-yazar Müyesser Yıldız ise, Odatv'deki yazısında 55 yıl önceki Johnson mektubunu hatırlattı ve, "Merhum İnönü, Johnson'a, “Yeni bir dünya kurulur, Türkiye de bu yeni dünya içinde yerini bulur” karşılığını vermişti. ABD'nin 55 yıl, 1 gün aradan sonra gönderdiği bu tehdit mektubuna benzer cevabı verebilecek birisinin çıkma ihtimali var mı" diye sordu.

Haberin detayına buradan ulaşabilirsiniz