ilhan Tanir
Mar 27 2018

Amerikan-Türk İş Konseyi'nin yıllık toplantısı neden ertelendi?

ABD Başkanı Donald Trump'ın yakın yardımcıları ile bağlantılarından dolayı geçen yıl manşetlerde olan Washington'daki Amerikan-Türk İş Konseyi (ATC) toplantısının bu yıl katılım azlığı nedeniyle ertelendiği açıklandı.

ATC'nin geçen seneki yıllık toplantısı ilk defa Washington'daki Trump International Hotel'de düzenlenmiş ve açılış konuşmacılarından ikisi Türk iş adamları Ekim Alptekin ve Sezgin Baran Korkmaz olmuştu.

Toplantı, Amerikan-Türk Konseyi (American-Turkish Council-ATC) ve Türkiye’de bulunan muadili Türkiye-Amerikan İş Konseyi (TAİK) tarafından ortaklaşa düzenleniyor.

TAİK’in tamamen hükümetin kontrolüne girmesinin ve özerkliğini yitirmesinin ardından, Alptekin 2014 yılında Türk hükümetince kontrol edilen meclis komisyonu tarafından atanan TAİK'in ilk başkanı olmuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile sonradan hükümet tarafından 2016’daki darbe girişimini yapmakla suçlanan Gülen Cemaati’nin 2013 yılı sonlarında dramatik bir şekilde ayrılmasından sonra yetkililer, Cemaatle bağlantılı iş adamlarını TAİK gibi iş konseylerinden tasfiye etmeye başlamıştı.

Bu sayede, herşeyin kendi kontrollerinde olduğundan, ABD'deki toplantılarının hükümetin bilgisi dahilinde olduğundan emin olmak istemişlerdi. Bu olanlardan sonra TÜSİAD, TAIK'den ayrılmıştı.

Ayrıca Alptekin, Trump’ın ilk ulusal güvenlik danışmanı olan ve Rusya’nın ABD büyükelçisi ile görüşmelerinin ayrıntılarının ortaya çıkması üzerine Şubat 2017’de istifaya zorlanan Mike Flynn’in eski işvereni olarak Amerika basınında 2016 ve 2017 yıllarında yoğun şekilde haberlere konu olmuştu.

Alptekin, 2016 yılında ABD'deki Türk çıkarlarının desteklenmesi için Flynn'e 530.000 Dolar ödedi. Flynn’in rolü Türkiye’nin 2016’daki darbe girişimi ile suçladığı ve Pensilvanya’da yaşayan Fethullah Gülen'in iadesine yardımcı olunmasını içeriyordu.

Alptekin, Gülen’in iadesi konusunda çalışması için Flynn’e yarım milyon dolardan fazla ödeme yaptığı ile ilgili olarak Flynn’i neden işe aldığı, kaç para verdiği ve parayı nasıl ödediği konusundaki açıklamalarını sürekli değiştirmesi ile biliniyordu.

Ahval’in kaynakları, Alptekin tarafından Flynn’e ödenen paralarının kaynağını araştırmak için özel yetkili savcı Robert Mueller’in ekibinin New York, Washington ve New Jersey’de Ekim Alptekin'i tanıyanlarla bir dizi mülakat yaptığını bildirdi.

Türk-Amerikan topluluğunun iki üyesi Ahval'e, bu mülakatlar esnasında sorulan sorulardan birinin Flynn'e ödenen paranın Erdoğan'ın yakın sırdaşı ve eski bakan olan Egemen Bağış'tan alınıp alınmadığı olduğunu Mueller’in ekibi tarafından sorgulandıklarını ifade etti.

Her iki konseyden gelen e-posta mesajına göre, bu yılın nisan ayı sonunda yapılması planlanan ABD-Türkiye iş toplantısı, “her iki ülkeden daha fazla katılımı sağlamak için” sonbahara kadar ertelendi.

Geçen hafta, ATC'ye yakın olan kaynaklar Ahval'e bu yılki katılım azlığının ciddi bir endişe kaynağı olduğunu söylemişti. Bunun da ötesinde, kaynaklar bazı büyük Amerikan savunma şirketlerinin, Türk savunma sanayine yatırım ve onlarla yeni sözleşmeler yapmaktan vazgeçtiğini söylüyor.

Sonuç olarak, bu büyük şirketler konsey tarafından geleneksel olarak düzenlenen büyük etkinlikleri desteklemeye daha az istek duyuyor. İptalin arkasındaki nedenlerden biri bu da olabilir.

Başkan Obama'nın eski ulusal güvenlik danışmanı olan General Jim Jones hala konseyin başkanı. Onun nezaretinde, bağımsız bir iş örgütü olması gereken ATC, Türk hükümetinin kontrolündeki TAİK ile, özerkliğini kaybettikten sonra da iş birliğini sürdürdü.

 

jones

 

Jones ile yakın temasta olan iş adamlarına göre, Jones başkan olduğundan beri ATC'nin bağımsız duruşuna zarar vererek statüsünü riske eden ve Türk hükümetince atılan bir dizi adım karşısında sessiz kaldı.

Washington'daki iki kaynak Ahval'e, ATC’nin iç tüzüğüne göre, konseyin bağımsızlığını korumak zorunda olduğunu, bir ABD örgütü olarak statüsünü koruması gerektiğini ve üyelerinin en az yüzde 51'inin Amerikan firmalarından olması gerektiğini söylüyor. Kayda değer bazı kaynaklar konseyin bu şartları karşılayıp karşılamadığı konusunda ciddi şüphe duyuyor.

ATC yetkilileri, Ahval'in konu hakkındaki ısrarlı telefon görüşmeleri ve emailleri karşısında yorum yapmayı reddetti.

Bazı kaynaklar Ahval’e “ATC'nin Türk muadili TAİK’in Türk hükümetinin kontrolü altına girmesinden dolayı konseyin gidişatı ile ilgili ciddi sorunların olduğunu” belirtiyor.

Bu yıl TAİK, Alptekin'in halefi olarak Mehmet Ali Yalçındağ'ı seçti. Washington'daki bazı kişiler bu atamayı da sorguluyor.

 

yalçındağ

 

Yalçındağ, sızdırılan e-postaları ile özel medya grubundaki günlük gelişmeleri rakip Erdoğan yanlısı medya grubuna bildirdiğinin ortaya çıkması üzerine Doğan Medya Grubu'nun CEO’luğunu bırakmak zorunda kalmıştı. Şimdi kendisinin ismi Demirören Grubunun aldığı Doğan Media için yeniden geçiyor.

Yalçındağ, Doğan Grubu İstanbul'daki Trump Towers'ın sahibi olduğu için Türkiye'de Trump'ın ortağı olarak biliniyor.

Yalçındağ, Trump’ın seçim gecesi New York’tan sosyal medya üzerinden zafer mesajları gönderdi ve basında Türkiye ile yeni yönetim arasındaki ilişkilerin düzeltilmesine çalıştığı öne sürüldü.

Aslında Yalcındağ, seçilmiş başkan Trump'ın geçiş dönemi süresince New York'ta kalmaya karar vermesiyle ve zamanının çoğunu orada geçirmesiyle biliniyor ve bu bir sır da değildi.

Yalçındağ, şimdi ATC'nin Türk muadili olan TAİK’in başkanlığına getirildi. Tüm bu gelişmelerin ABD’deki ATC’nin statüsünün düşmesine yol açıp açmayacağı konusunda bolca soru var.

Geçen yılki ABD-Türkiye iş toplantısına katılanlar için bir sürpriz olarak, Atlantik'in iki yakasından gelen iş adamları yeni iş fırsatları aramak için orada iken Alptekin, yaptığı açılış konuşmasında Flynn'i işe alma konusunu ve bunun arkasındaki nedenleri ele almayı seçti. Tabi bu skandal konu, hem de Trump Hotel'de ele alınmasıyla birlikte ABD basınına bu şekilde yansımıştı.

Türk-Amerikan iş dünyasındaki öne çıkan figürlerden biri Ahval'e, “geçen yıl çoğu katılımcının, her ne kadar Alptekin’in profilinin yükselmesini sağlasa da, bir dizi tartışmalı konu hakkındaki Alptekin'in görüşlerinin toplantının gündemine katkı sağlamadığına inandığını” söylüyor.

Amerikan medyası geçen yılki iş toplantısına Flynn tartışmaları nedeniyle yoğun ilgi göstermişti ve Alptekin konuyla ilgili çok sayıda röportaj vermişti.

Daha sonra açıklığa kavuştuğu gibi, Alptekin, Mueller’in ekibi tarafından Mayıs 2017’de Washington’da sorgulandı. Daha sonra Türk basını, Alptekin’in yanlış bilgi verdiğine inanıldığı için ifadesinin bir kısmının büyük jüri önünde doğrulaması maksadıyla Mueller’in ekibi tarafından geri çağrıldığını bildirdi. Alptekin, Mueller’in ekibi tarafından tekrar çağrıldığını reddetmedi.

Alptekin daha sonra, ABD’ye gitmesinin imkansız hale gelmesinden dolayı TAİK’teki görevinden istifa etti.

2017'nin bir başka açılış konuşmasıcısı ise Sezgin Baran Korkmaz idi. Korkmaz o açılış konuşmasında Ekim Alptekin'e 'geldiği konumundan dolayı' şükranlarını da belirtmişti.

Korkmaz'ın da Alptekin gibi Mueller'in soruşturma ekibince sorgulandığı ortaya çıktı. Korkmaz geçtiğimiz Sonbahar aylarında kendisine ulaşan New York Times gazetesine, sözcüsü vasıtasıyla bu kez Alptekin ile pek de yakın olmadığını belirtmesiyle hafızalarda kaldı.

Türkiye’nin ABD büyükelçisi Serdar Kılıç, geçen yıl düzenlenen toplantıdaki konuşmasında Türkiye’nin karşı çıktığı Kürt grupların desteklenmesinden ve ülkesinin ifade özgürlüğü siciline yönelik eleştirilerden dolayı ABD’yi ağır bir şekilde eleştirmeyi seçmişti.

Bir başka sert konuşma ise ABD Dışişleri Bakanlığı müsteşarı Thomas Shannon’dan gelmişti. Shannon, Türkiye'de devam eden olağanüstü hale ve ABD ziyareti sırasında Erdoğan’ın korumalarının sergilediği saldırgan davranışlarına yönelik eleştirileri ile Türkiye’ye karşılık vermişti.

Yeni anlaşmalar yapmak için bir platform olması beklenen bir iş toplantısı bu şekilde siyasileşmişti, skandallarla anılmış, diplomatik duello'nun tiyatrosu gelmişti.

Bir yıl sonra 'katılım azlığından' dolayı bu yılki 37. ATC konferansı ertelendi. Pek çok iş adamı, geçen yılki manzarayı hatırlayıp şimdilik evde kalmanın daha iyi olduğunu mu düşünmüşlerdi?