Şub 26 2018

Aydınlık yazarı: 'Mahrem' görüşmelerin Türkiye'ye bedeli geçmişte ağır oldu

ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'un Türkiye ziyareti ve temaslarının ardından neredeyse iki hafta geçti ancak Türkiye siyasetindeki etki ve yansımaları devam ediyor.

3 saat 15 dakika süren görüşmede Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Tillerson ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu vardı. Ne tercüman alındı görüşmeye ne de Dışişleri Bakanlığı'ndan bir yetkili. 

Tam anlamıyla 'mahrem' bir görüşme gerçekleştirildi. İçeriği ise kamuoyu ile paylaşılmadı. Üç ismin bildiği bir 'sır' olarak kayıtlara geçti.

Aydınlık Gazetesi yazarı İsmet Özçelik, Tillerson'un görüşme sonrası 'rahatlamış' bir görüntü verdiğini, Lübnan'da görüşme salonunda bekletildiği ve masasına su bile konulmadığı görüşmenin ardından Ankara'da gördüğü muameleden memnun kaldığı izlenimi verdiğini yazdı.

Görüşmenin kayıt altına alınmamasına dikkat çeken Özçelik, "3 saat 15 dakikalık görüşme sadece Erdoğan’ı ilgilendirmiyor. Konuşulanların tüm Türkiye’yi ilgilendirdiği açık. Herkes önümüzdeki dönemde ne olacağını öğrenmek istiyor. Geçmişte bu tür görüşmelerin bedelleri ağır oldu. Sütten ağzı yananlar doğal olarak kaygılı. Peki bu kadar önemli görüşme neden kayıt altına alınmadı? Bu soru ilgililere soruldu. Ancak doyurucu bir yanıt verilmedi" yorumunda bulundu. 

Görüşmenin içeriği konusunda Bakanlar Kurulu'na da bilgi verilmediğini aktaran Özçelik, yazısını şöyle sürdürdü:

"Hadi 'her görüşme açıklanmaz, ülkenin mahremi de vardır' diyelim. Peki bu 'mahrem görüşme' hakkında Bakanlar Kurulu’na bilgi verildi mi? Edindiğimiz bilgilere göre verilmedi.

Bunu nereden biliyorum, anlatayım: Geçtiğimiz günlerde bir bakanın Beştepe’deki “mahrem görüşme” ile ilgili sitemini duydum. Yakın çevresine, “Kritik günlerden geçiyoruz, ama biz devre dışıyız. Amerikalılarla saatlerce süren görüşmeler yapılıyor. Hükümete bir cümlelik bilgi verilmiyor. Amerika’nın ne dediğini bilmezsek nasıl karar vereceğiz. Bu ülkeyi nasıl yöneteceğiz” dediğini öğrendim."

Bakanlar Kurulu'nda bir çok bakanın bu görüşte olmasına rağmen, kabine değişikliğinin gündemde olduğu bir zamanda, kimsenin açıkça bu konuyu gündeme getiremediğine dikkat çeken Özçelik, görüşmenin içeriğine dair hiçbir devlet kurumunun bilgilendirilmediğini ifade etti. 

Özçelik yazısını şu satırlarla noktaladı:

"Ne yazık ki Türkiye’de ikili bir yönetim var. Beştepe’de ayrı, Çankaya’da ayrı hükümetler görev yapıyor. AKP’liler de Çankaya’daki hükümetin birçok konudan habersiz olduğuna inanıyor. Bu durumu da “Cumhurbaşkanlığı sistemi fiilen yürürlükte” diye izah ediyorlar.

Esad’la görüşme, Irak, ABD ve Avrupa ile ilişkiler, ekonomi, ... gibi konularda Çankaya ile Beştepe arasındaki ayrılığın herkes farkında. Bu işin nereye kadar gideceği de belli değil..!

Ama olan Türkiye’ye oluyor!"