Erdoğan'a yakın işadamı Sezgin Baran Korkmaz'a Borajet için ABD'de dava açıldı

Uzun yıllardır Türkiye devleti için Washington'da yaptığı lobicilik faaliyetleri ile bilinen, Türkiye lehine en güçlü lobici kuruluşlardan olan Turkish Coalition of America ve burslar dağıtan Turkish Cultural Foundation isimli vakfın da kurucusu Yalçın Ayaslı, hükümete yakınlığı ile bilinen Sezgin Baran Korkmaz'a 'tehditle para alma' 'aleyhinde kampanya yürütme' 'haraç isteme' ve diğer bazı ağır suçlamalar içeren bir dava açtı.

Dava, Borajet'in etrafında dönüyor. Yalçın Ayaslı dava dosyasına göre darbe girişimi sonrası kendi aleyhine Türkiye'de yürütülen 'FETÖ bağlantılı işadamı' suçlamalarının önce neden ve kim tarafından yapıldığını anlayamıyor ama Borajet'in bu medya saldırılarını aşacağını düşünerek yatırımına devam ediyor.

Korkmaz bir süre sonra bu kampanyanın Korkmaz tarafından yapıldığını anladığını anlatıyor dava dosyasında. Bu aleyhindeki FETÖcü medya kampanyası ile Korkmaz'ın Ayaslı'ya baskı kurmak ve hava şirketi Borajet'i ucuza almak, tehditle Ayaslı'dan para almayı sürdürmek, Ayaslı'nın ABD'deki emlaklarından haraç istemek gibi suçlar işlendiğini iddia eden dava dilekçesi çok ağır suçlamalarda bulunuyor.

Ayaslı'nın Salı günü açtığı davayı ABD'de ilk kez haberini Adam Klasfeld isimli courtnews haber sitesinin muhabiri yaptı. 127 sayfalık dava dilekçesindeki suçlamalar oldukça kapsamlı.

Korkmaz, 2017 yılında, Rusya devleti ile Başkan Trump'ın seçim kampanyası arasındaki ilişkileri soruşturan Özel Müfettiş Robert Mueller'in ekibi tarafından da sorgulanmıştı.

Korkmaz, AKP'ye yakın bir başka işadamı ve Amerika-Türk İş Konseyi (ATC-TAIK) eski başkanı Ekim Alptekin ile de bir süre öncesine kadar yakından ilişkili idi.

Korkmaz, ATC'nin en son yapılan 2017 yılı ilkbahar toplantısının açılış konuşmalarından birini yapmış ve Alptekin'i, bulunduğu yere gelmesindeki en önemli birkaç kişiden biri olarak saymıştı. Daha sonra New York Times'a verdiği mülakatta ise Alptekin ile ortaklıklarının bittiğini ve Alptekin ile artık yakın olmadığı yönünde söylediği sözler hatırlanıyor.

Ayaslı'nın dava açtığı ve 'RICO' olarak adlandırılan suç örgütünün içinde Korkmaz'ın yanısıra Ekim Alptekin, Isaiah ve Jacob Kingston kardeşler (ikisi de şu an tutuklu), Levon Termendzhyan (tutuklu) ve George Termendzhyan ''işbirlikçi'' olarak yazılırken, Kadir Peker, Fatih Akol ve Kamil Feridun Özkaraman ise sanık olarak yer alıyor.

Korkmaz bunların yanında, Utah'da 'Mormonlar Mafyası' olarak da isim yapan Kingston Brothers'lar Isaiah ve Jacob Kingston ile de yakın ilişkilere sahip olması ile ABD yerel basınında yer almıştı ve hatta yer almaya devam ediyor. Hatta Korkmaz, Kingston kardeşlerden biriyle, Erdoğan ile birlikte çekilen bir resim de bulunuyor. Bu resim IHA tarafından çekilmiş.

Kingston kardeşler şu anda yarım milyar dolar tutarında vergi kaçırmak da dahil olmak üzere birçok finansal dolandırıcılık suçlamalardan dolayı ABD'de hapisteler. Kardeşler, Türkiye'ye uçmak üzere iken havalimanında 2018 yılında tutuklandılar ve geçtiğimiz hafta kefalet ile serbest kalma talepleri de yargıç tarafından ret edildi.

 

Fotoğraf: İhlas Haber Ajansı

İşte Ayaslı, bu kadar güçlü bir şekilde AKP hükümetine ve ABD ilişkilerine sahip olan Korkmaz tarafından mafya usülleri ile saldırı altında tutulduğunu iddia ediyor.

Ayaslı ABD'nin önde gelen üniversitelerinden MIT mezunu ve mikrodalga teknolojisindeki bir buluşunu satmasıyla 2 milyar doların üzerinde bir paraya kavuşuyor.

Onyıllardır Washington'dan Türkiye'ye ABD Kongre üyelerini götüren ve Türkiye lehine lobicilik yapan en güçlü kurumları kurması ve desteklemesi ile biliniyor. Kurumunun başında Amerikalı Lincoln McCurdy var. Bu kurumların on yıllardır Gülencilerle bir ilişkisi olduğu bilgisi bulunmuyor.

Ayaslı'nın dava dosyasına göre Korkmaz, 6 ay içinde Ayaşlı'ya 137 kısa mesaj göndererek tehditler etmiş. Bunlardan birinde 'sonunda sen ve karın saklanacak yeri kalmayacak'' diyor.

Ayaslı, Borajet'in devrinin şartlarının tam da 15 Temmuz darbe girişiminden sonra değiştiğini ve Korkmaz'ın yürüttüğü bir kampanya ile kendisi hakkında Türkiye'de FETÖ'cü ve Gülenci şeklinde bir dezenformasyon yayıldığını, bütün bunlardan sonra da Korkmaz'ın bir dava açarak kendisini Gülencilikle suçladığını kaydediyor.

Kısa bir Google araması ile Ayaslı hakkında son iki yıldır hükümete yakın bir çok gazetede FETÖ'cülük suçlamaları yapıldığı görülüyor.

 

 

Yalçın Ayaslı'ya FETÖ suçlaması yapılan haberlerden biri, hükümete yakın Takvim'in birinci sayfasında...

Bütün bunların nedeni ise Ayaslı'yı baskı altına alarak, Borajet'i 'sudan ucuz almak' davanın iddiasına göre. Türkiye'de Korkmaz tarafından açılan davada ise, Ayaslı'nın devrettiği Borajet'in bilançosunda görünmeyen bazı yüklerin ortaya çıktığı ve bazı uçakların kullanılamadığı gibi iddialar yer alıyor.

Dava dilekçesinde, Korkmaz'ın başını çektiği RICO'nun Türk medyasında Ayaslı hakkında bir kampanya yaptığı iddia ediliyor. Bu şekilde Ayaslı'nın darbe girişimi ile bağlantılı gösterildiği ifade ediliyor.

Bu kampanyalardan sonra Borajet'in finansal olarak ağır bir baskıya maruz kaldığı ve bankaların kredi vermeyi kestiği, müşteri sayısının da hızla azaldığı ifade ediliyor. Bu kampanya sonucu Ayaslı'nın Borajet'i devretmeyi kabul ettiği ifade ediliyor.

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.