Erdoğan'ın korumalarının ABD'deki şiddeti: Yeni görüntüler çıktı, iki kişi daha tespit edildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üç yıl önce, 16 Mayıs 2017’de ABD’nin başkenti Washington DC’ye yaptığı ziyaret sırasında Türk büyükelçiliğinin önünde protestocuların dövülmesine dair yargı süreci devam ediyor. 

“Demirtaş’a özgürlük” pankartları ile eylem yapan protestoculara saldıran Cumhurbaşkanlığı korumalarının gıyaben yargılanması, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ‘davanın düşürülmesi’ talebine rağmen sürüyor. Ortaya çıkan yeni görüntülerde iki yeni saldırganın daha görüldüğünü belirten davalı avukatlar bu kişilerin kimliğini tespit etmeye çalışıyor.  

Yaşananlar sonrasında haklarında dava açılan iki Türk-ABD vatandaşının suçlamaları kabul ederek yaklaşık bir sene hapis yattığı yargı sürecinde, suçlama yöneltilen üç Kanada-Türk vatandaşına ise henüz dava açılmadı.

Bu kişilerden birinin davayı düşürmeye çalıştığını aktaran avukatlar, Türkiye’ye kaçtığı düşünülen diğer iki kişiyi arıyor. 

T24'te yer alan Ali Küpeli & Metin Kaan Kurtuluş imzalı habere göre, ismini paylaşmak istemeyen bir kaynağın T24’le paylaştığı yeni görüntülerde, takım elbiseli kişilerin ve iki sivilin yere düşürdükleri protestoculara şiddet uyguladığı görülüyor.

Görüntülerde koruma olduğu düşünülen kişilerin sıkça küfür ettiği duyulurken, ABD’li bir polis memuru da tarafları ayırmaya çalışıyor.

ABD

ABD’deki davada saldırıya uğrayanları temsil eden avukat Joshua Colangelo, suç duyurusunda bulunmak üzere bu videodaki iki kişinin kimliğini tespit etmeye çalıştıklarını ifade etti.

Görüntülerin saldırının daha önce görmedikleri bazı yanlarını da sergilediğini dile getiren Colangelo, kaydı yeni kanıt olarak kullanacaklarını söyledi. 

Colangelo ayrıca, davalı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Washington D.C.’deki federal mahkemeye davanın düşürülmesi talebinde bulunduğunu ancak mahkemenin bu talebi reddettiğini ifade etti.

Türkiye’nin bu kararı temyize götürme hakkı olduğunu belirten avukat, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temyiz başvurusu yapma niyeti olduğunu mahkemeye ilettiğini aktardı.

Colangelo, Türkiye’nin henüz konu ile ilgili argümanını mahkemeye sunmadığını söylerken, “Büyük ihtimalle protestocuların bir tür tehdit oluşturduğunu söyleyecekler; silahları veya kimyasal silahları olduğu gibi sahte bir tehdit. Tehdit olduğunu gördüklerinde korumalara müdahale etme hakkı doğduğunu savunacaklar” yorumunu yaptı.

Habere göre bir kaynak, Erdoğan’ın olayda rol oynayan korumalarının ABD’ye giriş yasağının kaldırıldığını söylerken, avukat bu konuda bir bilginin kendisine ulaşmadığını dile getirdi.

Dava açılan isimler arasında iki Türk-ABD vatandaşı olduğunu ve bu kişilerin kendilerine yöneltilen suçlamaları kabul ettikten sonra yaklaşık bir sene hapis yattığını bildiren Colangelo, üç tane de Kanada-Türk vatandaşına suçlama yönelttiğini aktardı.

Avukat, bu kişilerden birinin davayı düşürmeye çalışırken ikisinin de Türkiye’ye kaçtığını düşündükleri söyledi. Colangelo, Türkiye’ye kaçan iki kişinin suçlu bulunduğunu bildirdi.

Colangelo, olaydan sonra Türkiye’ye kaçan Kanada-Türkiye çifte vatandaşı iki kişinin bulunması için özel dedektif ve avukatlarla temasa geçtiklerini ancak olumlu yanıt alamadıklarını ifade etti. ABD’li avukat, bu kişilerin kendilerine yardım etmemelerinin sebebinin “hükûmetin vereceği tepkiden korkmaları” olabileceğini ifade etti. 

Colangelo, herhangi bir Türk avukattan yardım almalarının “Ankara’nın ajanlarının doğru davrandığı” imajına zarar verebileceğini ve bu sebeple yardım aldıkları kişilerin tepki görebileceğini düşündüğünü aktardı. 

Colangelo, bu iki isme Türkiye’de oldukları için dava açamadıklarını ve bu sebeple teknik olarak henüz davanın bir parçası olmadıklarını ifade etti. Avukatın aktardığına göre bu iki vatandaş, ABD’ye Washington’a gelip yargılanmaya niyetleri olduğunu söyledi. 

Davacıları temsil eden Colangelo’nun verdiği yanıtı değerlendiren avukat Aslı Kazan, şöyle dedi:

“Ceza Kanunumuz açısından Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına karşı başka bir ülkede suç işleyen kimselerin Türkiye’de yargılanmaları mümkün. Ancak suçun ve olayın niteliği itibariyle burada iade uygulaması yapılamaz. Bu kimseler ile ilgili Türkiye’de soruşturma ve dava yoluna gidilmesi mümkün. Türkiye yargısının içinde bulunduğu durum itibariyle böylesi bir çalışma yapan avukat açısından bazı endişeler yahut soruşturmanın sonuçsuz kalacağına ilişkin tahmin mümkün olmakla birlikte teknik ve hukuki olarak böylesi bir soruşturma da bunun için Türkiye’den avukat bulmak da mümkün. Kiminle konuştular bilmiyorum” değerlendirmesinde bulundu ve ekledi; “Avukatlar kişisel olarak bir davaya bakmamayı tercih edebilirler. Konuştukları avukat kendisi açısından risk görmüş olabilir.”

ABD’li avukata bu kişileri bulmak için hiç Türkiye Dışişleri Bakanlığı’yla temasa geçip geçmediklerini sorulduğunda şu yanıtı verdi:

“Türkiye Dışişleri Bakanı ABD’deyken sivil saldırganlardan birini ziyaret etti. Bunu saldırgana desteğini göstermek için yaptı. Türkiye hükûmetinin kahraman olduğunu ilan ettiği kişileri bulmamıza yardım edeceğine inanmak için hiçbir gerekçem yok.”