Şub 15 2018

Tillerson bugün Ankara’da: ABD ile Türkiye için kırılma noktası...

TSK’nin ‘Zeytin Dalı’ adını verdiği Afrin harekatı 26 günü geride bıraktı. Operasyonun ana hedefinde ABD’nin bölgede desteklediği, Ankara’nın ise “terör örgütü” olarak gördüğü YPG var.

Operasyonun ilk gününden bu yana ABD ile ilişkiler kopma noktasına gelmiş vaziyette bu nedenle.

Washington, Türkiye’ye operasyonu sonlandır mesajı gönderirken, Ankara ise Pentagon’un ‘kırmızı çizgisi’ olarak açıkladığı Menbiç’e de gireceğini söylüyor.

Bu gerilimi azaltmak, ilişkileri rayına koymak ve Türkiye’ye “dur” demek amacıyla ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, Orta Doğu ziyareti kapsamında bugün Türkiye'ye geliyor.

Peki, ziyarette hangi konular ele alınacak?

BBC Türkçe’nin derlemesine göre Tillerson, Orta Doğu turunu 11 Şubat'ta başlattı. Türkiye'nin yanı sıra Ürdün, Lübnan, Mısır ve Kuveyt'te de temaslarda bulunuyor.

Son dönemde her iki ülkeden tehdit düzeyine varan açıklamalar yapıldı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, "Ya ilişkileri düzelteceğiz ya bu ilişkiler tamamen bozulacak" çıkışı bunlardan bazıları.

Tillerson’ın “Afrin operasyonunun IŞİD’le mücadeleninetkisini azalttığına" yönelik tepkisi ve ABD’li komutanların “Menbiç’i vururlarsa sert karşılık veririz” mesajı ise Washington cephesinden gelen ağır ifadeler...

Hal böyle olunca Tillerson'ın ziyaretinin ana gündem maddesi Afrin harekatı.

Pentagon’un Suriye’nin kuzeyinde YPG komutasında 30 bin kişilik yeni ordu kurulacağını açıklaması Ankara için bardağı taşıran son damla oldu denebilir. Afrin harekatına start verilmesini hızlandırdı bir anlamda bu girişimi ABD’nin.

ABD, Arap ve Kürtlerden oluian Suriye Demokratik Güçleri’ni (SDG) destekliyor bölgede. IŞİD'e karşı savaşta sahadaki en önemli müttefiki Pentagon’un.

ABD önderliğindeki IŞİD'le mücadele koalisyonunun hava desteğiyle SDG güçleri, Rakka ve Menbiç gibi bazı kritik yerlerin IŞİD'den alınmasını sağladı bugüne kadar.

SDG'nin ana gövdesini oluşturan ise YPG... Türkiye’nin ABD’ye aylardır ‘silah desteğini kesin’ çağrısı yaptığı örgüt.
Türkiye için PKK'nın bir uzantısı olarak ‘terör örgütü’ konumunda olan YPG, ABD için böyle değil.

ABD Başkanı Donald Trump, Mayıs 2017'de SDG bünyesinde faaliyet gösteren Kürt gruplara silah yardımı yapma kararı almıştı. Ancak Türkiye’ye de “kaygılarınız gilderilecek” mesajı yollamıştı. 

Türkiye, ABD’nin verdiği silahların kendilerine karşı kullanıldığını savunuyor. ABD ise askeri yardımlarını alan gruplar içinde Afrin'deki YPG güçlerinin bulunmadığını söylüyor.

Son olarak Kasım 2017'de Trump ile Erdoğan arasında gerçekleştirilen telefon görüşmesinde YPG'ye silah yardımının kesileceği sözünün alındığı gündeme gelmişti ancak bu konuda herhangi bir somut adım atılmış değil.

Aksine, bu hafta açıklanan ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) 2019 bütçesinde  IŞİD'le mücadele eden gruplar için 550 milyon dolar talep edildi. Bu da bir anlamda YPG’ye verilecek desteği de kapsıyor. Çünkü sahada IŞİD’e karşı mücadele eden gruplar arasında YPG de var.

İki ülke arasında en büyük krize neden olan gelişmelerden biri olan sınırda kurulması planlanan 30 bin kişilik yeni ordu için ocak ayında Tillerson devreye girerek Ankara’nın tansiyonunu düşürmek amacıyla aracı olmaya çalıştı. ABD’li bakan durumun "yanlış tarif edildiğini" öne sürdü.

Erdoğan’ın tepkisi hayli sertti: "Bize düşen de bu terör ordusunu daha doğmadan boğmaktır.”

Tillerson’un geliş nedenlerinin başında ise Menbiç konusu var. 

Suriye'nin kuzeyinde Fırat Nehri'nin batısında yer alan Menbiç, Ağustos 2017'de SDG tarafından IŞİD'den alındı. Bölgede yaklaşık 2 bin kadar ABD askeri de mevcut.

Türkiye, “Biz geleceğiz” diyerek ABD askerlerinin bölgeden ayrılmasını istiyor ancak Pentagon “çekilmeyeceğiz” mesajı veriyor.

Hükümet kanadında Bekir Bozdağ, "Eğer ABD'li askerler teröristlerin kıyafetlerini giyer ve onlardan gözükerek Türk Silahlı Kuvvetleri'ne karşı saldırırlarsa hiç tereddütsüz bu noktada ayrım yapma şansımız olamaz" sözleriyle olası bir ABD-Türkiye çatışmasının da kapıda olabileceğini vurguluyor.
ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı General Joseph Votel’in, Menbiç’e giderek YPG’lilerle birlikte poz vermesi ve “Vurursanız agresif karşılık veririz" demesi olası bir çatışma ihtimalinin yüksek olduğunu ortaya koyuyor. 

Zira Türkiye, geri adım atmama konusunda ısrarlı. Erdoğan’ın "Bizi vururlarsa sert karşılık veririz, diyenlerin ömürlerinde hiç Osmanlı tokadı yememiş oldukları çok açık" sözleri bunun somut örneklerinden.