Tem 28 2018

Trump’un Türkiye’ye yaptırım tehdidi NATO’yu zorluyor

Türkiye ile ABD ilişkileri giderek daha da kötüleşmeye gidiyor. Türkiye’nin Rahip Brunson’un serbest bırakmayın ev hapsine alması Beyaz Saray’ın tepkisiyle karşılaştı. Washington, Ankara’yı yaptırım yapmakla tehdit etmesiyle tartışmalar daha da alevlendi. Bloomberg’de yer alan Bill Faries ve Jonathen Stearns imzalı yazıda ABD Başkanı Trump’ın Türkiye’ye yaptırım tehditinin NATO’yu zorladığına dikkat çekiliyor.  

O yazı şöyle:

“Trump’un Amerikalı bir rahibi ev hapsinde tutmaya devam ettiği için Türkiye yaptırım uygulama tehdidi iki NATO müttefik arasındaki ilişkileri kırılma noktasına doğru yaklaştırıyor.

Türkiye ile onun Batılı müttefikleri arasındaki siyasi anlaşmazlıklar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2016 darbe girişiminin ardından iç muhaliflerine karşı uyguladığı baskılarla birlikte, her geçen biraz daha arttılar. Erdoğan son olarak Rus füze savunma sistemlerini satın alarak müttefiklerini kızdırdı.

Trump geçtiğimiz Perşembe günü attığı bir tweetle darbeye karışmakla suçlanan Rahip Andrew Branson’un serbest bırakılmaması halinde Amerika’nın Türkiye’ye büyük yaptırımlar uygulayacağını söyledi.

Amerika Birleşik Devletleri Alman Marshall Fonu isimili bir küresel düşünce kuruluşunun Ankara Direktörü olan Özgür Ünlühisarcıklı “Bu Nato’da çok ciddi bir kriz yaratır” dedi ve ekledi:

 “Sadece Türkiye değil, ittifak da zayıflar.”

Türkiye NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip ve Avrupa ile Asya arasında stratejik bir konumda bulunuyor. İncirlik Hava Üssünde 1500 Amerikan askeri personeli ile birlikte İtalyan, İspanyol ve başka ülkelerden askerler de bulunuyor. Komşu Suriye’deki İslam Devleti’ne karşı yürütülen mücadele Türkiye’den sahne konuyor ve Türkiye Avrupa’ya mülteci akımının önünün kesilmesinde yaşamsal bir role sahip.

Türkiye ayrıca Karadeniz’de Rusya’nın karşı kıyısında yer alıyor ve Ruysa akdenize çıkmak için Türkiye’deki boğazları kullanıyor.

Ünlühisarcıklı, Erdoğan hükümeti’nin Amerikan yaptırımları ile zayıflatılması durumunda, Rusya başkanı Vladimir Putin güney sınırlarındaki askeri kaynaklarını kaydırmasının ve başka bölgelerdeki baskısını artırmasının mümkün olabileceğini söyledi. Bu durumdan endişe duyması en muhtemel ülkeler Ukrayna ve Baltık devletleri.

Ünlühisarcıklı “Türkiye’nin askeri olarak zayıflaması durumunda Rusya’‘nın Türkiye’yi kontrol etmek için kullandığı kaynaklar başka yerlere gönderilebilir, bu kadar basit,” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin Avrupa’lı müttefikleriyle ilişkileri de uzun zamandan beri sorunlu. Almanya, milletvekillerine ziyaret izni verilmediği için, geçtiğimiz yıl İncirlik’teki kendi askerlerini Ürdün’e taşımıştı.

Ama Washington’da kurulu Demokrasileri Savunma Vakfı üst düzey Başkan Yardımcısı ve yaptırım uzmanı Jonathan Schanzer’e göre Trump’un yaptırım tehditi farklı bir boyut taşıyor zira müttefiklerle yaşanan görüş ayrılıklarının genellikle sessizce giderilmesine çalışılır. Schanzer “bu mesele tırmanıyor ve bunun kamuoyunun gözü önünde yaşanması beni huzursuz ediyor” şeklinde konuştu.

29 ülkeli ittifak içindeki gerilimler ve Erdoğan’ın otoriter dürtülerinin Amerika’da yarattığı rahatsızlıklar son dönemde artmış olsa da, Türkiye’nin ya da herhangi bir müttefikin, NATO’dan nasıl çıkarılabileceğine ilişkin net bir yol haritası bulunmuyor.

Schanzer “Kimse Türkiye’yi ittifaktan çıkartmak istemiyor ama Türkiye’de bir müttefik gibi davranmıyor” dedi.

Trump’un geçtiğimiz perşembe günü attığı Twitter salvosundan önce, NATO destekçilerini endişelendiren şey çekilmeyi Amerikan Başkanı’nın istemesiydi. Ay başında Brüksel’de yapılan ittifak zirvesinde, Trump NATO’nun diğer üyelerinin savunma harcamalarını artırmaları yönündeki talebini yinelemiş ve bu talebe uyulmadığı takdirde Amerika’nın “tek başına takılabileceği” fikrini dolaşıma sokmuştu.

Perşembe günü, iki partiden de senatörlerin katılımıyla oluşmuş ve aralarında Arizona’da John McCain ve Virjinya’dan Tim Kaine’nin de bulunduğu bir grup Amerikan senatörü, Başkan’ın Senatodan onay almadan NATO’dan çekilmesini açıkça yasaklayan bir yasa tasarısı sunmuştu.

Yine de Erdoğan’ı Rus füzelerini seçmek ve Putin’e biraz daha yaklaşmak riskini almak konusunda teşvik eden şey, NATO müttefiklerinin Türkiye’yi savunmak yönündeki taahhütlerine sadık kalıp kalmayacaklarına ilişkin kuşkularıydı.

Türkiye’nin liderinin, Pensilvanya’da yaşayan ve Türkiye’nin darbe girişimini düzenlemekle suçladığı İslamcı lider Fethullah Gülen’i Türkiye’ye iade etmeyen Amerika ile uzun zamandır süren bir meselesi var. Ankara’ya yönelik bir başka büyük tehdit de devlete ait Halkbankası’na kesilmesi olası milyarlarca dolarlık para cezası.

Erdoğan şu ana dek Amerikalı rahip konusunda geri adım atacağına ilişkin pek bir işaret vermedi. Ancak daha önce, pazarlık yapmaktan hoşlandığı bilinen Amerikan başkanına, Branson’u Gülen ile takas etmeyi teklif etmişti.

Geçtiğimiz Eylül ayında yaptığı bir konuşmada, “Sizde de bir rahip var, bizde de bir rahip var. Siz sizdekini bize verin, biz de bizdeki size verelim” demişti. “