Ara 16 2017

Türkiye, ABD ile vedalaşıyor mu?

 

Hem küresel hem de bölgesel ölçekte dengelerin yeniden şekillendiği ile ilgili genel bir kanı var. Türkiye, kartların bir kez daha karılmaya başladığı bu dönemde yönünü nereye dönecek? Eski müttefiklikleri, bağlantıları sürdürebilecek mi yoksa yollarının zorunlu olarak kesiştiği yeni ortaklarla mı yola devam edecek?

Ancak bu sadece Türkiye'ye ait bir tercih değil. Küresel güçlerin ve köklü ortakların tavır ve eylemleri de Türkiye'nin yönünü belirlemesinde etkin bir rol oynayacak. 

Ankara'yı irite eden son açıklama ABD'den geldi. Beyaz Saray'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı General HR McMaster, Katar'ın yanına Türkiye'yi de katarak iki ülkeyi "radikal ideolojileri desteklemek"le suçladı. Bu üstü kapalı bir biçimde Ankara'yı, bölgedeki radikal İslamcı örgütlerle yakınlık kurma suçlaması içeriyordu.

Peki bu ne anlama geliyor? ABD ile son zamanlarda inişli çıkışlı bir ilişki yürüten Türkiye'ye aba altından sopa mı gösteriliyor, yoksa ilişkilerde gerçek bir kırılma mı var? Yoksa Rusya ile askeri işbirliği de dahil giderek yakınlaşan bir Türkiye'ye "yuvaya dön" çağrısı mı?

Son ayrışma, ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımasına karşın Türkiye liderliğinde toplanan İslam İşbirliği Teşkilatı'ndan (İİT) gelen misilleme kararıyla ortaya çıktı. Merak edilense bu restleşmenin gerçek bir yol ayrımı ile sonuçlanıp sonuçlanmayacağı.

DW Türkçe'ye konuşan Alman Marshall Fonu (GMF) Türkiye Direktörü Özgür Ünlühisarcıklı, zirvenin "başarılı" olduğu görüşünde. Hatta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da "İslam dünyasının lideri olarak" ortaya çıktı.

Ünlühisarcıklıoğlu, ABD öncülüğünde İsrail ve Suudi Arabistan işbirliği ile İran'a karşı bir ablukadan bahsediyor ve İİT toplantısıyla S. Arabistan'ın İsraille birlikte hareket ederek İran'a dengeleme alanı daraltıldı. 

Her ne kadar Ünlühisarcıklıoğlu'nun bahsettiği denklemde ABD küresel bir güç olarak terazinin gözünü tek başına, icabında İsrail ile birlikte, asla düzelmeyecek şekilde bozma güç ve yaptırımına sahip olsa da..

Ünlühisarcıklıoğlu'na göre, McMaster'ın sözleri, "İki ülke arasında terörün tanımı, ılımlı ve marjinal oluşumlar konusunda görüş ayrılıkları" bağlamında okunmalı. Ancak bir realiteyi kabul ediyor Ünlühisarcıklıoğlu; NATO’nun iki önemli askeri gücü olan ABD ile Türkiye arasında sorunlar birikiyor, güvensizlik derinleşiyor ve yavaş yavaş ortaya ihtilaf alanları çıkıyor.