Almanya'dan sınır dışı edilen Akyüz Ailesi'nin ardındaki gerçek hikâye ne?

Almanya’nın Hessen eyaletinin Sontra kasabasında yaşayan Mahmut Akyüz Ailesi'nin, Almanya’dan sınır dışı edilmesi Türkiye gündeminde tartışılmaya devam ediyor.

Yaşanan olay, Akyüz'ün iktidar medyasına verdiği mülakattaki iddia üzerinden, “Almanya’da Erdoğan’a hakaret eden Gülenci sığınmacının yüzüne tüküren şahıs, ailesiyle birlikte Türkiye’ye gönderildi” şeklinde verilse de Alman makamları olayın arkasında farklı bir sınır dışı edilme prosedürü olduğunu açıkladı.

Alman Werra-Rundschau’nun haberine göre, baba Mahmut Akyüz yaptığı açıklamada, yıllar önce vicdani retçi olduğu için askerliğini yapmadığını, o yüzden Türkiye’de kötü muamele görmekten korktuğunu söyleyerek Almanya'ya geldiği aktarıldı.

Münih'ten Odatv için haber geçen Deniz Gezginci'nin Hessische/NiedersächsischeAllgemeine (HNA) gazetesine dayandırdığı haberine göre, Almanya’nın Sontra kentinde yaşayan ve İstanbul'a sınır dışı edilen yedi kişilik Akyüz ailesi, polisin insanlık dışı muamelesine maruz kaldığını savundu.

Aile, 3 Aralık gece yarısı polisin evlerini bastığını, plastik kelepçelerle havaalanına götürüldüklerini ve burada çıplak aramaya maruz kaldıklarını belirterek, terörist muamelesi gördüklerini söyledi. Almanya’da kalmalarını sağlayan müsamaha süresinin henüz dolmadığını ve kendilerine ülkeyi terk etmeleri konusunda bir bildirim yapılmadığını belirten aile, söz konusu bilgiyi içeren yazıların havaalanında kendilerine teslim edildiğini ifade etti.

Yeni Şafak gazetesine verdiği demeçte Recep Tayyip Erdoğan’a suçlamalarda bulunan Gülenci sığınmacının yüzüne tükürdüğünü belirten baba Mahmut Akyüz, “Ben mahkemelerde tercümanlık yapıyordum. Sığınma başvurusu yapan bir Türk’ün davasında da tercüman oldum. Sözlerinden FETÖ’cü olduğunu düşündüğüm birisi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Türkiye’ye suçlamalar yöneltiyordu. Ben de ‘Yalan söyleme utanmıyorsun da’ diyerek yüzüne tükürdüm. Bu biraz sorun oldu. Sonra oğlum Türkiye’nin ve Fenerbahçe’nin maçlarında evimize dev Türk bayrağı astığı için uyarılmıştık. Yine oğlumun giydiği ay-yıldızlı tişört dolayısıyla da yabancılar şubesinde örtülü olarak tehdit edilmiştim. Almanlar bunlara çok dikkat ediyor. Türkler inanılmaz baskı altında...” demişti.

Alman yetkililer, Türk ailenin açıklamalarının aksine yaşanan olayın sıradan bir sınır dışı etme olayı olduğunu açıkladı. Aileyi oturum izinleri dolduğu için ülkeyi terk etmeleri konusunda uzun süre bilgilendirdiklerini ve eşyalarını toplamaları için kendilerine yeteri kadar zaman verdiklerini belirten Alman makamları, ailenin kendilerine verilen süreyi yasal olarak geçirdiğini ve ülkeyi gönüllü olarak terk etmedikleri için aileyi zorla sınır dışı etmek zorunda kaldıklarını belirtti.

Plastik kelepçe olayına da değinen emniyet yetkilileri, "Mahmut Akyüz’ün içinde bulunduğu psikolojik durumdan dolayı ne tepki vereceğini bilemedikleri" için ellerini kelepçelediklerini savundu.

Türk ailenin yaşadığı olay kısa sürede sosyal medyanın da gündemine oturdu. EkşiSözlük'te konu üzerine başlık açılan olayda kimi takipçiler Türk ailenin yaşadıklarına tepki gösterip aileyi desteklediklerine yönelik fikirlerini beyan ederken kimi de aileyi “samimiyetsiz” olmakla ve “köylü kurnazlığı” yapmakla eleştirdi. 

Öte yandan uzun yıllar Almanya'da yaşamış olan DEVA Parti'li Mustafa Yeneroğlu, konunun takipçisi olacağını belirterek, çocukların mağduriyetinin giderilmesi adına hukuki girişimde bulunacağını açıkladı.


Haberin Almanca orijinaline buradan ulaşabilirsiniz.