Oca 01 2018

Çavuşoğlu: 2018 Türkiye-Almanya için daha iyi bir yıl olacak

2017 yılı Berlin-Ankara hattında gerginliklerle geçti. Die Welt muhabiri Deniz Yücel, Etkin Haber Ajansı'nın (ETHA) çevirmeni Meşale Tolu, insan hakları aktivisti Peter Steudtner ve Kudüs'e yürüyerek gitmek isteyen David Britsch'in de aralarında olduğu Alman vatandaşlarının Türkiye'de tutuklanmasıyla Türkiye-Almanya ilişkileri ağır bir krize girdi. Almanya, Türkiye'de tutuklu bulunan tüm Alman vatandaşlarının tahliyesini ikili ilişkilerin düzelmesi için şart koşmaya devam ediyor.

Öte yandan 2016 yılından itibaren Türkiye'ye giden, başta Alman olmak üzere, turistlerin sayısında ciddi bir düşüş yaşandı. 2015 yılında 5 milyondan fazla Alman turist Türkiye'ye ziyaret ederken, bu sayı 2016 yılında 3 milyon 300 bine kadar geriledi. 2017 önceki yıla kıyasla daha iyi geçse de, Almanya’dan gelen turist sayısı 2016 öncesi rakamların çok uzağında.

2018’de Türkiye-Almanya ilişkileri için umutlu olan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, olumlu mesajlar verdi; Türkiye ve Almanya’nın ilişkileri normalleştirmeye hazır olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, Almanlara "Türkiye'ye gelin" çağrısında bulundu.

Dışişleri Bakanı,"Türkiye güvenli bir ülke" diyerek Almanları Türkiye’de tatil yapmaya çağırdı. Türklerin Almanları geleneksel anlamda "iyi dost" olarak gördüğünün altını çizen Çavuşoğlu, "Devletler ve hükümetler arasında görüş ayrılıkları hatta sorunlar yaşanabilir. Ancak bu halklarımız arasındaki ilişkileri etkilememelidir" sözlerini kullandı.

"Ben Alman dostlarımıza ülkemize geri dönmeleri ve geçmiş yıllarda olduğu gibi tatillerinin tadını çıkarmaları çağrısında bulunmak istiyorum," şeklinde sözlerine devam eden Çavuşoğlu, Türkiye- Almanya ilişkilerine ilişkin, "Her iki taraf da ilişkileri normalleştirmeye hazır" dedi. Çavuşoğlu, 2018'in çok daha iyi bir yıl olacağı beklentisi içinde olduğunu ifade etti.

Türkiye'nin AB ile yürüttüğü tam üyelik müzakereleri konusuna da değinen Çavuşoğlu, Türkiye'nin Rusya ile işbirliğinin "Batı'ya alternatif" olmadığını belirtti.

Türkiye'nin tam üyelik hedefini koruduğunu ifade eden Dışişleri Bakanı, "AB içinde Almanya, Avusturya ve son dönemlerde de Danimarka olmak üzere bizim üyeliğimize karşı olan az sayıda ülke var" diyerek sözlerine şöyle devam etti:

"Biz tam üye olmak için müzakerelere başladık. AB Türkiye'yi üye olarak kabul etmemeye karar verirse, bu AB'nin meselesidir. Ancak AB'de Türkiye'nin üyeliğini destekleyen çok sayıda ülke olduğunu da görüyorum."

Çavuşoğlu, Türkiye'de geçen yıl şubat ayından bu yana tutuklu bulunan Die Welt muhabiri Deniz Yücel hakkında da açıklamalarda bulundu.

Yücel

"İddianamenin hazırlanmamış olması beni de mutlu etmiyor" diye konuşan Çavuşoğlu, "Ancak yargıyı, süreci hızlandırma konusunda teşvik edebiliriz. Biz de zaten bunu yaptık. Bize söylenen, durumun karmaşık olduğu ve soruşturmaların sürdüğü. Bu nedenle süreç uzuyor. Bu kişisel bir şey değil" dedi. Çavuşoğlu, Yücel hakkındaki suçlamaların "çok ciddi" olduğunu da ekledi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Yücel lehine karar vermesi halinde bu kararın uygulanıp uygulanmayacağı soruya yanıt veren Bakan, "Bu yargının yetki alanındaki bir konu. Ancak şu ana kadar, AİHM'nin kararlarını hep uyguladık" dedi.

Almanya’dan Türkiye'ye yöneltilen "Alman vatandaşlarının siyasi gerekçelerle" tutuklandığı eleştirisine yanıt veren Çavuşoğlu, "Biz Alman hükümetine bunun doğru olmadığını söyledik. Neden insanları hapse atalım? Almanya'dan bunun karşılığında bir şey almak için mi? Hayır!" dedi.

Çavuşoğlu, Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel'in Türkiye'de tutuklu bulunan Almanların "rehin" alındığı sözlerinin "seçimden önce kullanılmış yanlış ve popülist söylemler" olduğunu belirterek eleştirdi.

14 Şubat 2017 tarihinde kendi rızasıyla ifade vermek için gittiği emniyette gözaltına alınan Deniz Yücel 27 Şubat'ta da "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve terör propagandası yapmak" suçlamasıyla tutuklandı. 10 ayı aşkın süredir Silivri Cezaevi'nde tutulan Yücel hakkındaki iddianame henüz hazırlanmadı.

Alman ve Türk vatandaşı olan Yücel'in avukatları geçen nisan ayında Yücel'in hakim karşısına çıkarılmayışı ve ağır tecrit koşullarında tutulması gerekçesi ile AİHM'ye başvurdu.

 

Haberin tamamını buradan okuyabilirsiniz