Dokuz yılda tamamlandı, 40 milyon Euro’ya mal oldu: Köln Camii

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılışını yapacağı, Köln Merkez Camii, Avrupa’nın en büyük camisi olacak. Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) tarafından yapılan ve Haziran 2017’de ibadete açılan camiinin yapımı tam dokuz yıl sürdü.

İnşaatı sürerken, pek çok iddia ve davayla gündeme geldi. Planlama aşamasında 25 milyon Euro’ya mal olacağı düşünülen caminin, Türkiye’ye maliyeti ise 2012 yılı rakamlarına 34 milyon Euro’yu bulmuştu. DİTİB yetkililerinin zaman zaman yaptığı açıklamalara göre, camiinin 2017 yılına kadarki maliyeti 40 milyon Euro.

Köln Merkez Camii’nin projesi, 2005’te düzenlenen uluslararası bir proje yarışmasıyla seçildi. Yarışmayı, daha önce pek çok kilisenin projesini de tasarlayan Alman Paul Böhm tarafından çizilen proje kazandı.

Ancak projenin hayata geçirilmesi için, Köln Belediye Meclisi’nin kararını beklemek gerekti. Alman sağ kamuoyunda tepkiyle karşılanan projenin onay alması ise dört yıl sürdü.

Cami projesi; Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi-CDU ve aşırı sağcı Pro Köln’ün karşı çıkmasına rağmen; Sosyal Demokrat Parti, Hür Demokrat Parti, Yeşiller ve Sol Parti’nin desteğiyle onay aldı. Ancak onaya rağmen, sık sık sağcı gösterilerin hedefi oldu.

İnşaat başladıktan sonra da, Köln Merkez Camii’yle ilgili tartışmalar sürdü. Gündeme gelen detaylardan biri, caminin minarelerinin uzunluğu oldu. Projede 65 metre olarak düşünülen minareler, hem Alman mimarisiyle uyuşmadığı hem de Köln’ün her yerinden görülebilen Dom Kilisesi kulelerini aştığı iddiasıyla 55 metreye düşürüldü.

İnşaat sürerken, bu kez de müteahhit şirket Nuha ve mimar Paul Böhn ile DİTİB mahkemelik oldu. 2011 yılında Alman yargısına yansıyan süreçte DİTİB; inşaat şirketini 2 binden fazla hata yaparak açılışı geciktirmek ve maliyeti iki katına çıkarmakla suçladı.

Ancak yargı aşamasında en dikkat çekici iddialar, Böhn ile ilgiliydi. Böhn, dava sürerken Alman Mimarlar Birliği’nden meslektaşlarıyla birlikte yaptığı basın toplantısında, DİTİB’in kendisini caminin üst kesitini isminin baş harflerine benzetmekle suçladığını ve Haçlı Seferleri’nde kullanılan ve İsa anlamına gelen PX sembollerini camiye yerleştirmekle itham ettiğini açıkladı.

Böhn, bu iddiaların asılsız olduğunu söyleyerek “Saçma ve gülünç” yorumu yaptı. Bu arada Alman basınına, tartışmanın esas nedeninin DİTİB yönetiminin cami tavanını Osmanlı mimarisine göre düzenletmek istediği; belediye izninde ise cami kubbesinin beton rengi olması zorunluğu olduğuna dair haberler yansıdı.

2012 yılında ise Böhn ve DİTİB arasında arabuluculuk yoluyla uzlaşma sağlandı. Ancak Böhn’ün yetkileri büyük oranda tırpanlandı. İnşaat şirketiyle ilgili yargı süreci sürdü ve DİTİB şirkete ödeme yapmayı durdurdu. Sürecin sonunda, Nuha şirketinin DİTİB’e açtığı ve 2 milyon Euro istediği dava DİTİB’in lehine sonuçlandı.

Haziran 2017’de Ramazan ayında ibadete açılan ve modern bir mimariye sahip olan Köln Merkez Camii’nin resmi açılışına Köln Belediye Başkanı Henriette Reker katılmayacak. Açılışta belediyeden hiçbir temsilci de yer almayacak.

Camii açılışıyla ilgili televizyon kanalında bir programa katılan Almanya Türk Toplumu Başkanı Gökay Sofuoğlu, caminin Erdoğan tarafından açılmasının Türk kamuoyunda ve cumhurbaşkanının destekçileri arasında bir güç sınavı olarak algılandığına dikkat çekti.

Sofuoğlu, DİTİB’in İslam dinini Alman toplumunun bir parçası yapması gerekirken, son yıllardaki tartışmalardan hiçbir şey öğrenemediğini söyledi. Sofuoğlu “Bu yüzden Alman toplumu korkuyor” dedi.

Frankfurt Küresel İslam Araştırmaları Merkezi Müdürü Susanne Schröter de, DİTİB’in yapısının Türk hükümetinin istismarını izin verdiği görüşünde. “Erdoğan, DİTİB’i siyasi silahı yaptı” diyen Schröter bu yüzden DİTİB’e ait dini mekanların Türkiyelilerin entegrasyonuna hizmet etmediğini dile getirdi.

DİTİB’in Almanya’da 900’ü aşkın cami ve Kuran kursu bulunuyor. Bu mekânların, özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından kullanıldığına dair iddialar üzerine Alman Federal Savcılığı, 2017 yılının Ocak ayında DİTİB’in din görevlilerini ‘ajanlık’ şüphesiyle soruşturmuştu.

16 imam MİT’e çalıştıkları iddiasıyla sorgulanmışlardı. Soruşturma sonucunda, Alman iç istihbarat servisi Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın DİTİB’i izlemeyi gündeme aldığı açıklanmıştı.

Federal Hükümet ayrıca, 2018 ve 2019 bütçelerinde DİTİB’e ayrılan yardım kalemlerini durdurmuştu. Alman basınında yer alan haberlere göre, DİTİB’e hükümet bütçesinden 2014-2017 yılları arasında toplam 5 milyon 983 bin 429 Euro para desteği verilmişti.