'Macron ve Türkiye muhaliflerini durdurmaya Merkel'in de gücü yetmeyecek'

Türkiye'nin Yunanistan ve Fransa ile yaşadığı Doğu Akdeniz ve Ege krizinde, Almanya'nın Türkiye'yi koruyan bir rol üstlendiği ancak Alman Başbakan Angela Merkel'in gücünün bir süre sonra azalacağı yorumları yapılıyor.

Avrupa Birliği (AB) içindeki Türkiye karşıtı cephe her geçen gün güçlenirken, Almanya'nın Türkiye'yi korumaya çalıştığı ancak Birlik'ten gelen baskı neticesinde gücünün azaldığı belirtiliyor.

Gazete Duvar yazarı Ayşegül Karahülhancı, AB'nin sorunun çözümü için diplomasiye başvurduğunu ve 24-25 Eylül'de gerçekleşecek zirveye hazırlandığını kaydetti. 

Zirvede, Ankara'ya yönelik yaptırımların görüşüleceğini hatırlatan Karahülhancı, Türkiye karşıtı ülkelerin ise perşembe günü Korsika'da bir araya geleceğini ifade etti. 

AB'nin yaptırım uygulama ihtimaline binaen, "AB ile ticari yolları ayıracak güce sahip bir Türkiye yok. AB de uygulanacak yaptırımlar konusunda çok iyi düşünmek zorunda. Özellikle Almanya’nın Türkiye ile sıkı ticari ilişkileri uygulanacak herhangi bir ekonomik yaptırımın çizilecek çerçevesini zorluyor" yorumunu yapan Karakülhancı, yazısını şu satırlarla sürdürdü:

"İki ülke arasında hala arabuluculuk yapabilecek tek isim ise Angela Merkel. Çünkü Merkel, Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis ile iyi ilişkileri olan tek AB hükümet başkanı. Almanya’nın ilk arabuluculuk girişimlerinden biri, Yunanistan, Mısır ile bir denizcilik anlaşması imzaladığı için başarısız oldu. Almanya bugüne kadar Türkiye’ye karşı yaptırımlar uygulanmasın diye de direndi. Ancak Macron, Almanya ve diğer AB ülkelerinin Fransız çizgisini benimsediğini söyleyerek “Artık herkes bir sorun olduğunu görüyor” dedi. Türkiye’nin kışkırtıcı tutumundan geri adım atmaması Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı’nı yürüten Almanya’nın bu konudaki tutumunu oldukça zorluyor.

Brüksel, Türkiye’nin tartışmalı gaz aramasında yer alan gemilerine ve şirketlere yaptırım uygulamayı düşünüyor. Bir sonraki adımda, Türkiye ekonomisinin tüm sektörleri için cezai tedbirler düşünülüyor. Ancak bunun yanı sıra Türkiye’yi geri adım atmaya ikna etmek için de Türkiye’deki göçmenler için verilecek paranın miktarının artırılmasını da değerlendiriyor.

Ankara AB’nin herhangi bir yaptırım uygulayabileceğine inanmıyor. Bu nedenle de tehdit dilini ve eylemlerini sürdürüyor. AB içerinde ise Türkiye ile ilgili ciddi bir kriz mevcut. Almanya, Türkiye ve Yunanistan’ı uluslararası bir mahkeme anlaşmazlığı kalıcı olarak çözene kadar tartışmalı suları birlikte kullanmaya ikna etmeye çalışıyor.

Aslında Ankara Yunanistan’a kaynakları ortak kullanmayı kabul etsin diye de biraz sert ve kışkırtıcı davranıyor. Almanya Türkiye’yi korumaya çalışıyor fakat AB içerisindeki baskı büyüdükçe gücü de azalıyor. Türkiye elindeki son kozu da oynar ve AB ile mülteci konusundaki işbirliğini geçtiğimiz Mart ayındaki gibi kesecek olursa Macron ve diğer Türkiye muhaliflerini durdurmaya Merkel’in gücü de yetmeyecektir. Türkiye Eylül ayında mantıklı bir adım atmaya yanaşmazsa AB’deki en önemli müttefikinin desteğini de yitirecek."

Yazının kaynağına buradan ulaşabilirsiniz