Merkel'in Türkiye gündemi: Libya, İdlib, Doğu Akdeniz, demokrasi ve ekonomi

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Cuma günü İstanbul'da. Programı dopdolu. Merkel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelecek.

İkili, gerilimli bir süreçten geçen iki ülke ilişkilerini ele alacak, Libya, Suriye gibi askeri ihtilaflara çözüm arayışları ile Doğu Akdeniz'deki sondaj krizini masaya yatıracak.

Almanya Başbakanı Merkel’in, hukuk devleti ve insan hakları konularında mesaj vermesi bekleniyor.

DW Türkçe'nin haberine göre Merkel, Erdoğan'a, yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi yönünde somut adımların atılması beklentisini bir kez daha iletmeye hazırlanıyor.

Türkiye'de tutuklu Alman vatandaşları ve Almanya'nın Ankara Büyükelçiliği'ne hukuki danışmanlık hizmeti veren avukat Yılmaz S.'nin geçen yılın Eylül ayından bu yanan "casusluk" suçlamasıyla cezaevinde bulunması, gerilime yol açan konu başlıkları arasında yer alıyor.

Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partili Andreas Nick, "Alman vatandaşları ve Almanya'yı temsil edenlerin durumu, Merkel'ın Türkiye ziyaretinin gündeminde yer alacaktır" dedi.

Merkel'in, demokrasi karnesi zayıf, hak ihlallerine ilişkin dosyaları kabarık olan Türkiye'de ayrıca Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileri ve hukukçularla da bir araya gelmesi bekleniyor.

HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ gibi siyasetçilerin serbest bırakılmaması, Osman Kavala gibi birçok insan hakları savunucusunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına rağmen cezaevinde tutulmaları, seçilmiş belediye başkalarının görevden alınarak "terör suçlamaları" ile tutuklanmaları Alman hükümetinin yakından izlediği dosyalar arasında.

Merkel ayrıca araştırma ve kültürel alanlarda ilişkilerin güçlendirilmesi hedefiyle kurulan Türk- Alman Üniversitesi (TAU) kampüsünün açılış törenine katılacak.

Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) dış politika sözcüsü Nils Schmid, "Merkel'in kampüs açılışında açık bir toplum ve ekonomide inovasyon için bilim ve araştırma özgürlüğüne vurgu yapan bir konuşma yapacak olması önemli bir mesaj niteliği taşıyor" değerlendirmesini yaptı.

İki ülke arasında imzalanan anlaşmayla 2011 yılında kurulan, 2013-2014 eğitim yılında hizmet vermeye başlayan TAU, Türk yükseköğretim mevzuatına tabi bir devlet üniversitesi. Kampüs açılış töreninin, Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier tarafından yapılması gündemdeydi. Ancak Steinmeier, yargı bağımsızlığı, insan hakları ve basın özgürlüğü konularında devam eden sorunlar nedeniyle yakın gelecekte bir Türkiye ziyaretine yeşil ışık yakmadı.

TAU İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Profesör Murat Erdoğan, Türk-Alman ilişkilerinde diyalogun, bilim diplomasisi yoluyla güçlendirilmesinin önemli olduğuna dikkat çekti.

Prof. Murat Erdoğan'a göre, Merkel, ziyaretiyle Almanya ve Avrupa'nın istikrarı bakımından kilit konumda bulunan Türkiye'ye atfettiği önemi göstermek istiyor. Prof. Erdoğan, "Türkiye'deki istikrarsızlığın doğrudan kendilerini etkileyeceğini biliyorlar çünkü Türkiye karışırsa Almanya ve Avrupa da karışacak. Bunu önlemek istiyorlar" dedi.

Alman Hükümeti, Libya ve Suriye'de silahların susması, siyasi çözüm arayışlarının güçlendirilmesine ağırlık veriyor.

Konstanz Üniversitesi'nden Profesör Erdal Yalçın Almanya-Türkiye ilişkilerinin "al-ver diplomasisi" olarak da adlandırılan, "transaksiyonel ilişkiler" zemininde yürütüldüğüne dikkat çekerek, Merkel’in Türkiye ziyareti öncesinde Libya Konferansı’nın yapılmasında ısrar etmesinin de bunun bir göstergesi olduğunu söyledi.

Yalçın, "Türkiye askeri ve stratejik anlaşma hamlesiyle Libya konusunda bir pazarlık avantajı yakalamıştı, Berlin Konferansı’nda Merkel'e istediğini, 'askeri müdaheleden kaçınma' güvencesini verdi, Erdoğan şimdi de İstanbul'da Merkel'den bir şeyler alma kozunu elde etti" görüşünü savundu.

Almanya'nın, 2020 Temmuz ayında AB Dönem Başkanlığı’nı devralacak olması, Merkel'in ziyaretinin önemini daha da artırıyor. Almanya'nın, AB gündemini nasıl şekillendireceği, AB-Türkiye mülteci mutabakatı ile Türkiye'ye mali yardımların geleceği, Türkiye'nin gümrük birliğinin modernleştirilmesi beklentisi konusunda nasıl bir tutum takınacağı Ankara açısından büyük önem taşıyor.

Türkiye ile AB arasındaki mülteci mutabakatı 2019 yılına kadar mali yardım öngörüyordu. Bundan sonra işbirliğinin ne şekilde sürdürüleceği ise belirsiz.

Merkel Cuma günü Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası'nın davetine katılarak ekonomi dünyası temsilcileriyle bir araya gelecek. Toplantıya TÜSİAD da davetli.

TÜSİAD'ın Berlin Direktörü Alper Üçok, "Türk iş dünyası olarak beklentimiz Almanya'nın AB dönem başkanlığı sırasında Gümrük Birliği'nin tüm alanları kapsayacak şekilde modernleştirilmesi için aktif bir rol üstlenmesidir. Bu aynı zamanda Türkiye'yi daha demokratik bir devlet olma yoluna yönelmesi için motive edecektir" diye konuştu.

Türkiye ile Almanya arasındaki siyasi gerginlikler, iki ülkenin ekonomik ilişkilerini de olumsuz etkilemeye devam ediyor. "Barış Pınarı Harekâtı"ndan sonra Volkswagen, Manisa'da fabrika kurma planını ertelediğini duyurmuştu.

Alman hükümeti de Ekim ve Kasım aylarında Berlin'de yapılması planlanan Enerji Forumu ile Türkiye-Almanya Ekonomik ve Ticari Ortaklık Komitesi (JETCO) toplantılarını erteleme kararı almıştı.

Türk tarafı, bu toplantıların Merkel'in İstanbul ziyareti sırasında yapılması için girişimde bulundu, ancak Alman hükümeti buna olumlu karşılık vermedi.