Ara 26 2017

'BAE’yle kanlı bıçaklı olan Türkiye, ‘Yeni Rezalar’ mı yaratıyor?'

15 Temmuz’dan bu yana Türkiye’nin, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile arası iyi değil. Darbe girişimininin arkasında olduğu bile iddia edildi BAE’nin. 

BAE Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayed’in ‘Medine Müdafii’ Fahreddin Paşa’yı hırsızlıkla itham etmesi de krizi tırmandırmış vaziyette. 

İki ülke arasındaki kavganın arkasında Türkiye’nin Katar ve Müslüman Kardeşler’le yakın ilişkisinin yattığı da söyleniyor.

BAE, Türkiye’de bir dönem dış ticaret hacminde göğüsleri kabartan rakamların şişmesinde İstanbul-Dubai altın hattının hatırı sayılır bir payı vardı. Reza Zarrab’ın ABD’deki mahkemedeki ifadeleri de bu yönde.

Fahreddin Paşa krizi sonrası Ankara Büyükşehir Belediyesinden ilginç bir adım gelmiş. BAE Ankara Büyükelçiliğinin bulunduğu sokağın ismi"Fahreddin Paşa Sokağı" olarak değiştirilmişti.

Tartışma devam etmekte.

''BAE’yi rahatsız etmenin tek yolu büyükelçiliğin bulunduğu sokağın adını değiştirmek olamaz elbette“ diyor Dünya gazetesindeki yazısında Alaattin Aktaş ve Türkiye’nin elinde altın ticareti kozunun olduğunu söylüyor. 

Türkiye Birleşik Arap Emirlikleri’ne ilk on ayda 8.3 milyar dolarlık ihracat yaptı. Bu tutarın yüzde 61 oranında 5.1 milyar doları altından oluşuyor. Bu ülkeden on aydaki ithalat ise 4.8 milyar dolar. Bu tutarın ise tam yüzde 90 oranında 4.3 milyar dolarını altın oluşturuyor. 

Tablo şöyle. Aynı tanımlı mal, yani külçe altın, Birleşik Arap Emirlikleri'nden alınıyor ve bu ülkeye yeniden satılıyor. 

“Ekonomiyle ilgili hiçbir bakanlık, hiçbir kurum Birleşik Arap Emirlikleri’yle olan altın ticareti konusundaki tuhaflığın üstüne gitmeye gerek duymuyor” diyor Aktaş da ve ekliyor:

“Acaba, kayıtlara külçe altın olarak giriyor olmakla birlikte biz başka bir mal mı ihraç ya da ithal ediyoruz? Yoksa yoksa, geçenlerde de vurguladığımız gibi “Yeni Rezalar” mı yaratıyoruz?”

 

Yazının tamamını buradan okuyabilirisiniz