Erdoğan'ın 'Macron'un zihinsel tedaviye ihtiyacı var' sözleri kriz çıkardı: Fransa elçisini geri çağırdı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, "Bu Macron denen zatın İslam ile derdi nedir? Müslümanlar ile olan derdi nedir? Macron'un zihinsel noktada bir tedaviye ihtiyacı var. İnanç özgürlüğünden anlamayan ve kendi ülkesinde yaşayan milyonlarca farklı inanç mensubuna farklı davranan bir devlet başkanına ne denilebilir? Öncelikle bir akli dengeden kontrol..." sözleri iki ülke arasında krize yol açtı ve Fransa, Ankara Büyükelçisi'ni istişarelerde bulunmak üzere Paris'e çağırdı.

Erdoğan'ın açıklamaları Fransız yönetiminde tepkiye neden olurken, Fransa Cumhurbaşkanlığı Elysee Sarayı'ndan, Erdoğan'ın Macron'un hakkındaki yorumları hakkında 'kabul edilemez' ifadeleri kullanıldı.

Fransa Cumhurbaşkanlığı'ndan bir yetkili, Erdoğan'ın açıklamalarına tepki gösterdi ve, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözleri kabul edilemez. Abartı ve kabalık bir yöntem değildir. Erdoğan'dan politikasını değiştirmesini istiyoruz, çünkü bu her açıdan tehlikeli. Gereksiz polemiklere girmiyoruz ve hakaretleri kabul etmiyoruz" dedi.

Açıklamada, Erdoğan'ın başı kesilerek katledilen Fransız tarih öğretmeni Samuel Paty hakkında başsağlığı mesajı göndermediği vurgusu da dikkat çekti.

Partisinin Kayseri 7. Olağan İl Kongresi'nde konuşan Erdoğan, Macron'un İslam ile ilgili açıklamalarına atıfla, akli dengesinde sorun olduğunu ima etmiş ve Macron'un 'zihinsel tedaviye ihtiyacı olduğu'nu söylemişti.

Ne olmuştu?

Fransa'da, Samuel Paty adlı bir öğretmenin, Muhammed Peygamber'in tartışmalı karikatürlerini öğrencilerine göstermesinin ardından başı kesilerek öldürülmesi sonrası Montpellier ve Toulouse kentlerindeki hükümet binalarına, Charlie Hebdo dergisinde yayımlanan karikatürler yansıtılmıştı.

Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde karikatürlerin ardından Paty'nin fotoğrafının "Fransa'nın tüm öğretmenleriyle dayanışma" ifadeleriyle yer aldığı görülüyor.

Fransa'da binlerce kişi meydanlarda Samuel Paty'yi anmış ve adına düzenlenen anma töreninde Paty'ye Fransa'nın en yüksek şeref nişanı 'Légion d'honneur' verilmişti.

Türkiye'nin tepkisine yol açan Almanya'daki olay ise Berlin'deki Türkiye kökenlilerin yoğun olarak yaşadığı Kreuzberg ilçesinde gerçekleşti.

Alman polisi Çarşamba günü devletin verdiği koronavirüs yardımlarının usulsüzce kullanıldığına ilişkin soruşturma kapsamında Mevlana Camisi'ne baskını düzenlenmişti.

Dışişleri Bakanlığı'nın polis baskınını kınadığı açıklamasında, "Polislerin baskın bahanesiyle cami içinde botlarıyla dolaşmaları ve ibadethaneyi kirletmeleri hiçbir şekilde mazur görülemez" ifadelerine de yer verilmişti.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ise, "Almanya'nın başkenti Berlin'de bölgenin merkezi camilerinden biri olan Mevlana Camii'ne sabah namazı vaktinde Alman polisleri tarafından yapılan baskında hassasiyetlerimiz ve kutsallarımız hiçe sayılmıştır. Bu nefret dolu tutumu şiddetle kınıyorum" demişti.