'Tek yön bilet'in sonucu: Bilimsel üretimde İran, Türkiye'yi geçti!

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz mart ayında Türkiye'deki insan hakları sorunları ve baskılar nedeniyle ülkeden ayrılmak isteyenler için 'tek yön bilet' tavsiyesinde bulunmuştu.

Erdoğan o açıklamasında, "Bazılarının burayı yaşanmaz bulup yurtdışına gitmeyi düşündüğünü duyuyorum. Eğer Türkiye'de yaşamayı kendine yük sayanlar varsa aradıkları dünya burası değil, Türkiye'de yaşamayan hele hele İstanbul'da yaşayamayan biri hiçbir yerde yaşayamaz. Türkiye'de, İstanbul'da yaşayamam diyenler ülkemize değil hayata küsmüş demektir. Bunların bilet paralarını verip göndermek lazım. Çünkü bunlar ülkemize yük" diye konuşmuştu.

Eylül ayı sonunda ise, Erdoğan tam tersi bir açıklama ile bilim insanlarına 'yurda dönün' çağrı yapmıştı.

Hürriyet Gazetesi yazarı Sedat Ergin, Erdoğan'ın önceki gün üniversitelerdeki nicelik-nitelik eleştirisinden yola çıkarak, Türkiye’nin bilimde dünya sıralamasındaki yerini görebilmek amacıyla tabloları incelediğini ve Türkiye'nin İran'ın gerisine düştüğünü yazdı. 

Çin Halk Cumhuriyeti’nin bilimsel yayınlarda, özellikle temel bilimler ve mühendislik gibi alanlarda son 15-20 yıl içinde olağanüstü bir sıçrama kaydettiğine işaret eden Ergin, "Sözünü ettiğim durumla, akademik yayınlar ve bu yayınların aldığı atıflar üzerinden ülkelerin bilimsel üretim performansını ölçümleyen SJR veri tabanındaki sıralamaları incelerken karşılaştım" diye yazdı.

ABD'nin SJR endeksinin 27 alanının tamamında 1996 yılından 2000'li yıllara kadar lider olduğuna değinen Ergin, yazısını şöyle sürdürdü:

"Özellikle 2000’li yılların başlamasıyla birlikte, Çin Halk Cumhuriyeti yukarı doğru bir tırmanış kaydederek, birçok alanda ABD’nin önüne geçiyor.

Örneğin, 1996 yılında 27 alanın tümünde de birinci olan ABD, 2017 yılı sonunda birinciliği yalnızca 16 alanda koruyabiliyor. Toplam 11 alanda ilk sırayı Çin’e kaptırmış. ABD’nin önüne geçtiği şu alanlar Çin’in yönelişi hakkında yeteri kadar fikir verici: Enerji, mühendislik, çevre bilimleri, kimya mühendisliği, kimya, bilgisayar bilimi, karar süreçleri bilimi, yer ve gezegen bilimleri, materyal bilimi, matematik, fizik, astronomi...

Gelelim ülkemize... Türkiye, 2017 yılında bütün alanların toplamında dünya sıralamasında 19’uncu geliyor. Buna karşılık 1996 yılında dünya sıralamasında 26’ncı sıradaymış. Geçen 22 yıl zarfında Türkiye 7 basamak yükselerek 19’uncu sıraya çıkmış.

Daha detaylı bir okumada, Türkiye’nin 1996’dan 2004’e kadar genel bir yükseliş çizgisi izlediğini, bu tarihten sonra 18-20 bandında yerini sabitlediği görüyoruz. 2004 yılında ilk kez 20’nci basamağa çıkan Türkiye, 13 yıl sonra geçen yıl 19’uncuydu."

Ergin, tüm sıralamalarda, İran’ın 1996’da Türkiye’nin çok gerisinde, 52’nci sırada olmasına karşılık, sonrasında büyük bir atağa kalkarak Türkiye'yi geçtiğine değiniyor. İran'ın, genel sıralamada Türkiye’yi 2011 yılında geçerek 17’nciliğe çıktığını aktaran Ergin, "Türkiye o yıl da 19’uncu sırada. İran 2017’de 16’ncı sıraya yükselmişti" diye yazdı ve ekledi:

"...Türkiye, 1996 yılında matematikte dünya sıralamasında 33’üncü, İran ise 47’nci sıradaymış. Geçen yıl İran matematikte 13’üncü sıraya çıkarken, Türkiye 20’nci basamaktaydı. Kimyada sıralama 11-20 İran’ın lehine. Fizik-astronomide ise 13’e 21.

Bu tabloya bakınca, İran’ın ciddi bir devlet politikasıyla akademik yayınları teşvik ederek, anlamlı bir sıçrama gerçekleştirdiğini teslim etmemiz gerekiyor.

Türkiye’de ise son yıllarda üniversite sayısında büyük bir artış kaydedilmesine karşılık, akademik yayınların, yani bilimsel üretimin bu niceliksel artışı izleyemediği, aksine dünya sıralamasındaki yerinden de görüleceği gibi bir durağanlaşmanın yaşandığını söylemek mümkün.

Üniversitelerdeki öğretim üyesi kayıplarının, beyin göçünün önümüzdeki yıllarda bu yönelişe daha da olumsuz etki yapması muhtemeldir."

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz