İddia: 'Türkiye'den çok sayıda terörist ve paralı asker Libya'ya geldi'

Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu Trablus operasyon odası sözcüsü Halit el Mahcub, Cuma günü çok sayıda terörist ve paralı askerin Misrata Havaalanı'na indiğini öne sürdü. 

Arapça yayınlanan El Ain adlı internet sitesine konuşan el Mahcub, terörist ve paralı askerlerin Türkiye'den geldiklerini de iddia etti. 

El Mahcub bu grupların Abdulhakim Belhac'ın sahibi olduğu Wings adlı havayolu tarafından taşındığını da öne sürdü. Wings seferlerini sadece İstanbul ve Tunus'a yapıyor. 

Operasyonlarla ilgili olarak da bilgi veren el Mahcub, son dönemde özellikle Misrata'daki Havaalanı'nın hedef alındığını belirtiyor. El Mahcub, Cuma günü Misrata Havaalanı'ndaki silah depoları ve mühimmatlarının vurulduğunu da açıkladı. 

Son dönemde Türkiye'nin Misrata Havaalanı'nı daimi bir üsse dönüştürme peşinde olduğu, bu amaçla çok sayıda hangar inşa ettiği öne sürülüyor. 

İki hafta öne Libya Ulusal Ordusu, Misrata'ya drone ve mühimmat getirdiği öne sürülen bir kargo uçağını imha ettiğini duyurmuştu. 

Hafter, Suriye'de savaşan teröristlerin Libya'ya getirildiğini, bunların paralarının da Katar tarafından ödendiğini iddia ediyor. 

Bu arada Libya merkezli 218 adlı televizyon kanalının haberine göre Hafter'in Trablus operasyonunu yöneten komutanlarından Tümgeneral Fevzi el Mansuri, Libya Ordusu'nun Trablus'a girmesinin kaçınılmaz olduğunu söyledi. 

El Arabiye Televizyonu internet sitesinde Cibril el Ubeydi imzasıyla yayınlanan makalede de Türkiye'nin Trablus ve Misrata'da dronlar için askeri üsler inşa etmeye başlamasından sonra Libya'da daha bari istila ve provokasyonlara başladığı öne sürülüyor. 

'Türkiye ve Libya'daki çatışmayı ateşleme' başlıklı makalede Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın 'Türkiye'nin Libya'daki çıkarlarına yönelik herhangi bir saldırıya anında cevap verileceği' şeklindeki açıklamasının BM'ye üye egemen bir devlete müdahale suçu teşkil ettiğini belirten El Ubeydi şunları yazıyor:

"Türkiye, Libya'da hükümetin NATO müdahalesinden sonra devrilmesi ile oluşan kaostan yararlandı ve bu ülkeye silah, teçhizat, hatta Suriye ve Irak'tan kaçan teröristleri göndererek krize dahil oldu. Özellikle El Kaide ve Müslüman Kardeşler bağlantılı Abdulhakim Belhac, Abdulvahab Qayd, Müftü Sami el Saadi ve Halit Şerif gibi isimlerle çok yakın ilişkiler içinde. 

Libya ve Suriye'deki askeri, İstanbul'daki politik hezimetinden sonra Erdoğan maruz kaldığı izolasyondan kurtulmak için Osmanlı'yı yeniden diriltme hayalini gerçekleştirmek için güç kullanarak Libya'nın ve Arap dünyasının iç işlerine burnunu sokmaya çalışıyor."