Türkiye, Trablus’u Suriyeli ve Misratalı gruplarla kontrol etmek istiyor

Türkiye destekli Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin en güçlü ismi İçişleri Bakanı Fethi Başağa, Pazar günü yaptığı açıklamada Trablus’u kontrol eden silahlı grupların güvenlik hizmetlerini engellediğini ve zorbalık yaptıklarını açıkladı. 

Başağa, "Militanlar kurumlara saldırıyor ve bağlı oldukları güvenlik birimlerinin gücünü kullanarak kamu hizmetlerini engelliyorlar. Başsavcı’nın talimatlarına ya da kanunlara uymuyorlar" açıklamasında bulundu. Başağa milislerin özellikle Genel İstihbarat Servisi’nin çalışmalarını sekteye uğrattıklarına işaret etti. 

Yerel medyaya göre Başağa’nın isim vermeden sert bir dille eleştirdiği bu milis güç Nawasi Taburu. Açıklamanın hemen akabinde sosyal medya hesaplarına göre Başağa’nın yolu bu gruba bağlı militanlar tarafından kesildi. 

Trablus’u kontrol eden dört büyük gruptan biri olarak gösterilen ancak özellikle finansal kurumlar üzerindeki etkinliğiyle büyük bir nüfuz sahibi olan Nawasi Taburu, Kaddur ailesinin kontrolünde bulunuyor ve Mustafa Kaddur tarafından yönetiliyor. Abusetta Deniz Üssü ve Mutabakat Hükümeti’nin Başkanlık Konseyi’nin bulunduğu bölgeleri yaklaşık yedi yüz kişilik milis gücüyle kontrol ediyor. 

Dubai merkezli El Arabiye Televizyonu’nun internet sitesindeki haberinde Monya Ganmi, Başağa’nın Nawasi Taburu’nu suçlamasının perde arkasında Türkiye’den getirilen Suriyeli militanları ve mensubu olduğu Misratalı grupları Trablus’da hakim güç durumuna getirme çabaları yatıyor.

Libya Ulusal Ordusu’nun 18 Şubat’ta Trablus Limanı’na düzenlediği saldırıda çok sayıda Türk askerinin ölmesi, bu gruplardan bazılarının Libya Ulusal Ordusu Lideri Halife Hafter’e bilgi sızdırması neticesi gerçekleştiği yönündeki iddialar üzerine de Başağa’nın tavrını iyice sertleştirdiği öne sürülüyor.

Başağa açıklamasında, amaçlarının düzenli bir ordu ve polis gücü oluşturmak ve milis yapılanmalarına son vermek olduğunu belirtiyor. Ancak Başağa’nın Misratalı olması ve Misratalı grupların gün geçtikçe Trablus üzerinde artan etkileri bu kenti aralarında paylaşan milisleri rahatsız ediyor. Başağa’nın güçlendirmeye çalıştığı polis teşkilatının çok zayıf olduğu Trablus’ta güvenliği ağırlıklı olarak bu milis güçler gerçekleştiriyor.

Daha önce de Başağa’nın Suriyeli milis güçleri Trablus’a yerleştirme planlarına, Nawasi Taburu komutanlarından Ali el Ramli, "Paşa, Türkiye tarafından getirilen paralı askerlerin seni Hafter’e (Libya Ulusal Ordusu Lideri Halife Hafter) karşı koruyacağını sanma. Biz Nawasi olarak ilan ediyoruz ki, o paralı askerlerin cesetlerinin Trablus sokaklarında yerlere serildiğini göreceksin" sözleriyle karşılık vermişti. 

Trablus’un en güçlü milis güçlerinden olan Trablus Devrimcileri de Başağa’ya karşı Nawasi Taburu’nun yanında yer alıyor. 

Başağa ve milis güçler arasındaki gerginlik, son iki hafta içinde Misratalı yüzlerce militanla birlikte Suriye’den getirilen paralı askerlerin önemli kurumların etrafına konuşlanmasıyla yeniden alevlenmişti. Misratalı militanlar ve paralı askerlerin özellikle Merkez Bankası ve Ulusal Petrol Şirketi’ni koruma altına alması dikkat çekiyor. 

Trablus’un en güçlü milis güçleri, Trablus Koruma Gücü adı altında Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin denetimi altında kenti koruyor. Kimi zaman kendi aralarında da kanlı çatışmalar yaşayan ve Trablus Karteli olarak adlandırılan bu milis güçler; Trablus Devrimcileri, Nawasi Taburu, Ebu Salim Merkez Güvenlik Güçleri ve Özel Caydırıcılık Güçleri

Trablus Devrimcileri Taburu: Grubun liderliğini, 2016’daki BM raporlarında finansal sahtekarlık ve ciddi insan hakları ihlalleri yaptığı belirlenen Heysem el Tajuri yapıyor. Trablus’ta en büyük alanı kontrol eden grup geçtiğimiz yıl Trablus’un diğer büyük gruplarıyla çatışarak hem kontrol ettiği alanların elinden çıkmasını engellemeye hem de Misrata merkezli Ulusal Mobil Güçler adlı grubun Trablus’ta etkin olmasını önlemeye çalışıyor. 

Ebu Salim Merkezi Güvenlik Güçleri: Ganiwa lakaplı Abdul Gani el Kikli liderliğindeki grup Nawasi Taburu ile zaman zaman çatışıyor. Grubun kendi içinde de liderlik kavgaları yaşanıyor. 

Nawasi Taburu: Mustafa Kadduri liderliğindeki Kadduri ailesi tarafından yönetilen bu grup, aynı zamanda Sekizinci Güç olarak da biliniyor. Geçtiğimiz yıl Temmuz ayında Libya Yatırım Otoritesi Direktörü’nün kaçırılması olayının arkasında bu grubun olduğu tahmin ediliyor. 

Özel Caydırıcı Güçler: Kısaca RADA olarak da bilinen bu grubun başında Türk asıllı olduğu söylenen Abdurrauf Kara bulunuyor. Madhali Selefi akımına bağlı olduğu bilinen Kara liderliğindeki RADA Mitiga Havaalanı’nı kontrol ediyor. 

Başkent Trablus’ta ayrıca Baqara Taburu, Salah el Burki Bölüğü, Tarhuna Yedinci Bölüğü ve Halbus Bölüğü de faaliyet gösteriyor. 

İçişleri Bakanı Başağa’nın Türkiye’nin desteğiyle başkentteki milis grupları lağvetme ya da polis ve ordu birimlerine entegre etme çabaları, özellikle Türkiye’den getirilen paralı askerler ve Misratalı grupların başkentin önemli yerlerine konuşlandırılmasından dolayı gittikçe zorlaşıyor. Misratalı grupların şimdiden başkentin yüzde yetmişinde hakimiyet kurdukları, Türkiye’nin de verdiği destekle gün geçtikçe etkinliklerini daha da artırdıkları belirtiliyor.