Aydın Sezer: Türkiye kendisinin olmayan bir savaşla Libya'da çıkarlarını tehlikeye atıyor

Rusya uzmanı ve eski bürokrat Aydın Sezer, Libya'da Türkiye destekli güçlerin kontrolünde bulunan ve Türkiye'nin askeri yığınak yaptığı Vatiyye Hava Üssü'ne düzenlenen saldırıyı değerlendirdi. 

Türkiye'nin kendisine ait olmayan bir savaşa müdahil olarak Libya'da orta ve uzun vadeli çıkarlarını tehlikeye attığını belirten Sezer, "Libya'nın bölünmesinden hiçbir ülke Türkiye kadar zarar görmeyecek" ifadelerini kullandı.

Mısır'ın 'kırmızı çizgi' olarak ilan ettiği Sirte ve Cufra'nın önemine de değinen Sezer, Sirte'nin zengin petrol yataklarına sahip olduğunu hatırlattı ve Cufra'da da Rus Wagner paralı güçlerinin askeri varlığına dikkat çekti. 

"Arap ülkeleri ile Fransa ve Rusya, Türkiye karşıtlığında birleşiyor" yorumunu yapan Sezer, ABD'nin ise, Libya'nın öldürülen lideri Muammer Kaddafi destekçileri ile bile temas halinde olduğunu kaydetti.

Sezer, Vatiyye Üssü'ne saldırının, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın Libya'ya düzenlediği ziyaretin ardından ve Akar'ın üssün kullanıma hazır hale geldiğini açıklamasından sonra gerçekleşmesinin ise, Türkiye'ye siyasi bir mesaj niteliği taşıdığını ifade etti. 

Sezer'in açıklamalarının satır başları şöyle:

"Arap dünyası için bir Müslüman Kardeşler olgusu var. Bu olgu birçok ülke açısından da kendi rejimlerine bir tehdit oluşturuyor. Mısır bunların başında geliyor. Zaten Sisi darbesinin, Mursi'nin devrilmesinin temelinde bu olgu var. Türkiye'nin Libya'da destek sağladığı grubun, yönetim anlamında Müslüman Kardeşler'e desteğin ötesinde, sahaya Suriye'den götürdüğü cihatçılar açısından da, Libya'da IŞİD ve El Kaide uzantılarının sahada yeniden filizlenmekte olduğuna yönelik eleştiriler var. İdlib'deki konumu dolayısıyla bu eleştiriler konusunda Rusya'nın başını çektiğini biliyoruz.

Dolayısıyla İdlib'den Libya'ya cihatçı terörist intikali, Rusya'nın Türkiye'ye karşı 2019 yılı başından itibaren masaya getirdiği konulardan biri.

(Türkiye'nin Libya'daki operasyonlarına karşı çıkan) Arap ülkeleri dışında bir de Rusya ve Fransa gibi BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri var. Son tahlilde hem Arap ülkeleri hem de Rusya ve Fransa, Türkiye karşıtlığı üzerinde birleşiyor. Macron ya da Sisi'nin sert açıklamalarını Rusya aynı ölçüde dile getirmese de farklı bir konumda.

Libya sahasında ABD ile müttefikmişiz gibi davranıyoruz ama ABD'nin Libya'daki en büyük stratejisi sadece Rusya'nın etki alanının daraltılmasına yönelik. ABD sahada Kaddafi destekçileri ile dahi temas içinde.

Sirte petrol üretimi ve dağıtımı, iktisadi açıdan son derece önemli bir yer. Sirte geçen yıl Sarrac güçlerinin kontrolü altındaydı. Haziran ayı başında, Hafter güçleri Rusya'nın baskısıyla Sirte boyutuna doğru çekilirken, şöyle bir algı vardı: Sarrac güçleri Türkiye'nin desteği ile Sirte'yi birkaç gün içinde alabilecek durumda. Ancak ne yazık ki, Trablus'tan uzaklaştıkça Sarrac ordusuna sağlanan desteğin, alan genişlediği için, zayıflaması sonucu Sirte düşmedi. 

Sirte iktisadi açıdan çok önemli bir yer. Sirte, Cufra ile birlikte Libya'nın iktisadi anlamda önemli bir kavşak noktası. Burayı kontrol altında tutan gücün, sanki zafere bir adım daha yakın tarafmış gibi algılandığını söyleyebiliriz."


© Ahval Türkçe