Kas 22 2017

Türkiye Fırat'ın doğusunda ne yapmalı?

Aydın Selcen Çarşamba günü Gazete Duvar için kaleme aldığı yazıda, Lübnanlı mimar Karl Sharro'nun medeniyetler çatışmasında iki yeni eksen belirdiğine dair açıklamasını ele alıyor. 

Son dönemde Sharro, 'Sünni-Musevi-Protestan' ve 'Şii-Ortodoks-Ateist' olarak iki eksen belirdiğini yazmıştı.

Çarşamba günü (bugün) Soçi'de; Rusya, İran ve Türkiye Astana Süreci'nin devamı niteliğinde bir toplantı yapacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bu toplantıya katılacak. Buna karşılık ABD ise Riyad'da, aynı güne, Suriye'deki muhalif güçlerle bir toplantı planladı.

Selcen yazısında; "itiş-kakışın had safhada olduğunu," ancak "operalardaki gibi iki şişman kadın ABD ve RF son aryalarını söylemeden, IŞİD sonrası son perdenin inmeyeceğini" yazıyor. 

İki ülke tarafından ayrı ayrı planlanan görüşmelerden çıkan sonuçların Cenevre'de değerlendirilmesi beklenirken, ortaya Sharro'nun belirttiği eksenin çıktığını söylüyor Selcen.

"Ankara’nın iki takımdan hangisinde oynadığı biraz da RF’nin girişimiyle yine Soçi’de toplanması öngörülen Suriye Halklar Kongresi’nin serencamına bağlı olacak gibi" diyor Selcen.

ABD'nin IŞİD karşıtı koalisyonda ortağı olan Kürt ağırlıklı Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) Rusya tarafından da siyasi çözümün bir parçası olarak görülmesi, Ankara'yı sıkıntıya sokmuştu.

Selcen kendi çözümünü şöyle öneriyor:

Küresel ölçekte ABD ve [Rusya Federasyonu] Suriye’de etki alanlarını paylaşırken, bölgesel ölçekte kabaca aşağıdaki haritadaki kuzey hattının üzerindeki Kürt nüfus çoğunluklu bölgeye, dünyadaki toplam Kürt nüfusunun yarısı kendi yurttaşı olan ülkemizin duvar örmek ve parçalara ayırmaya çalışmak yerine daha akılcı ve yapıcı yaklaşması ulusal çıkarlarımızın daha etkin korunması sonucunu vermez mi?

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar