Şub 11 2018

‘Afrin’deki kayıplar, Türkiye'yi Moskova'nın Kürt vizyonuna yaklaştırabilir’

Rusya, Suriye'de Esad rejimine verdiği destekle IŞİD’in yenilgisinin ardından bölgenin yeniden inşasında öncü rol oynamak istiyor. 

Ancak bir süredir özellikle İdlib’de art arda saldırılara uğrayan Kremlin yönetimi için zor ve karmaşık günler de kapıda...

BBC Türkçe için bir makale kaleme alan Dr. Kerim Has, “Kürt sorunu, Suriye'de özellikle dış askeri güçlerin durumu, bölgedeki İran-Suudi Arabistan rekabeti gibi birçok mesele Rusya'nın tek başına çözebileceği konular değil” diyor.

Rusya ilk olarak Eylül 2015'te doğrudan askeri müdahaleyle bölgeye giriş yaptı ve sahadaki nüfuzunu ortaya koyarak dengeleri değiştirdi. 

2017 yılında ise Türkiye ve İran'la beraber kurduğu Astana sürecinde önemli kazanımlar elde etti. Kerim Has’a göre Rusya’nın Suriye'deki asıl başarısı bahsi geçen sorunları ne şekilde aşabileceği veya idare edebileceğiyle yakından ilgili olacak…

Suriye'de Kürt sorunu, başlıca bir mesele. Bölgenin kuzeyinde hakimiyet sağlayan PYD, Türkiye için bir dönem “terör örgütü” olarak görülmüyordu. Bu süreçte muhaliflere verdiği destekle Esad'ın koltuğundan indirilmesini birinci önceliği olarak belirleyordu Ankara çünkü.

Afrin harekatıyla birlikte PYD hedef alınırken, Kürtler, Rusya’nın “kendilerini sattığını” söylüyor. 

Rusya ise Suriye'deki Kürt sorununu çözülebilecek bir mesele olarak görüyor ve Kürtlere özerkliği savunuyor.

Kerim Has’a göre, Zeytin Dalı Harekâtı'nda Türk ordusunun sahada belli ölçüde yıpranarak muhtemel kayıplarının artması günün sonunda muhaliflerin yanı sıra Türkiye'yi de Moskova'nın Suriye'deki Kürt vizyonuna yaklaştıracak bir araç görevi görebilir. Has, ABD’nin pozisyonu için ise şunları söylüyor:

“ABD'nin bölgedeki askeri varlığını Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ismi altında YPG üzerinden ilerletmesi ve tasarladığı "sınır güvenliği birimleriyle" YPG'yi güvenlik/savunma alanında Şam'dan olabildiğince bağımsız bir aktör konumuna getirmek istemesi, Rusya'nın "tek Suriye" vizyonunu oldukça zedeleyen ve Moskova'yı bir Arap ülkesinde Kürt unsuru üzerinden Washington ile komşuluğa taşıyan bir görüntü oluşturuyor.”

Suriye'nin enerji kaynaklarının kontrolünde ABD'nin PYD'yi söz sahibi yapmak istemesi Moskova ile Washington yönetiminin anlaşmazlıkları arasında yer alıyor.

Yeni dönemde ise YPG üzerinden Rusya-ABD kavgasının şiddetlenerek devam ettiğini görmemiz muhtemel...

Kerim Has, Rusya'nın Afrin harekatındaki pozisyonunu, ABD'yle haddinden fazla yakınlaşan PYD'nin Türkiye eliyle "hizaya getirilmesi" olarak yorumluyor ve ekliyor:

"Türkiye'nin bir süre sonra ABD'yle ilişkilerinde girebileceği olası bir çatışma ortamı hem Washington'ın bölgedeki planlarını oldukça zora sokabilme, hem Ankara-Washington hattında ciddi kırılmalara yol açabilme, hem de Türkiye'nin siyasi ve diplomatik açıların ötesinde askeri planda da Rusya'ya ihtiyacının artması gibi Moskova için açılabilecek bazı "fırsat pencereleri" anlamına gelebilir."

Ankara'yla Afrin'e sınırlı bir operasyon için anlaştığını söylüyor Moskova'nın, Has. Zeytin Dalı'nın Afrin merkezine ulaşmadan Menbiç'e yönelmesi konusunda Ankara'ya zorluk çıkarmayacağını belirtiyor sonra.

Rus üslerine yakın bölgede yer alan İdlib'in kontrolünün bir an önce Şam yönetimine devri Kremlin'in 2018 ajandasının ilk sıralarında yer alıyor.

Rusya için iki risk olduğunu söyleyen Dr. Kerim Has'a göre, Afrin operasyonunun kontrolden çıkıp Türk-Kürt çatışması dönüşmesi birinci olasılık.

Bu senaryo, Orta Doğu'daki bütün hesapları alt üst edebilecek bir senaryo.

    http://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-43002452