Eyl 09 2019

'Avrupa'daki soruşturmalarda terörün en büyük sponsoru olarak Türkiye öne çıkıyor'

Londra'da yayınlanan Şarkul Avsat gazetesi Rus Lider Vladimir Putin'in İdlib'de Erdoğan'ı nasıl büyük bir çıkmazın içine soktuğunu aktaran bir makale yayınladı.

Halid el Berri imzasıyla yayınlanan 'Dondurma, Putin ve Erdoğan' başlıklı makalede şu görüşler dile getiriliyor:

"İdlib'de sorunun çözümü için iki yol bulunuyor; ya 400 bini başka yerlere kaçmış, 3 milyon insanın yaşadığı kentte daraltılmış bir güvenli bölge uygulamak, ya da daha önce Halep'in bazı bölgelerinde yaptığı gibi Türkiye'nin burayı işgal etmesi. 

Soçi'de daha önce varılan anlaşmaya göre Türkiye'nin buradaki milisleri itaat ettirmesi gerekiyor. Ancak mevcut ekonomik krizle burası Türkiye için büyük bir baş ağrısıdır. 

İki seçeneğe de bakıldığında Türkiye üzerinde büyük bir baskı oluşturduğunu görüyoruz, çünkü bir şeyler yapmak zorunda olan taraf.

Rusya, Suriye ve diğerleri için ise durum gerçekten çok daha kolay, çünkü Türkiye ile ittifak halindeki milis güçlerin anlaşmaları ihlal ettiklerini veya bölgenin teröristlere lojistik destek haline geldiğini belirterek şikayette bulunabilirler. 

Erdoğan'ın, son Moskova ziyaretinde sağladığı anlaşma Putin'in ısmarladığı dondurmaya benziyor. Lezzetli, neşeli, dinlendirici ve ödül hissi veriyor. Ancak bir süre sonra o dondurma erir ve temizlik sorunu ortaya çıkarır. 

Putin, İdlib'de sahada büyük bir başarı elde etti, hem Erdoğan'la ABD, hem de Erdoğan'ın kendilerini sattığını düşünen milis güçler arasında ciddi ayrılık tohumları ekti. 

Rusya, İdlib'e bir 'hesaplaşma günü' fırsatı verdiğini düşünüyor: Erdoğan'a bir yer vereceğim ve bir anlaşma yapacağım. Ne yaptığını sormadığımı düşünerek anlaşmayı ihlal etmesine izin vereceğim. Sonra münasip bir vakitte hesap sorup önüne yeni şartlar süreceğim."

Arap dünyasının en fazla takip edilen internet haber gazetelerinden Mısır merkezli Youm 7 gazetesi ise İtalya'da Türkiye ile El Kaide ve IŞİD bağlantısını ortaya çıkardığını öne süren bir soruşturmayı irdeleyen makaleye yer veriyor. 

Ekrem el Kassas tarafından kaleme alınan 'Erdoğan, Davutoğlu ve İtalya hücresi... Türkiye'nin El Kaide ve IŞİD terörizmiyle ilgili dosyalardaki eli' başlıklı makalede Türkiye'nin nasıl terör koridoru haline getirildiği belirtiliyor: 

"Özellikle IŞİD gibi terör örgütlerinin nasıl ortaya çıktıklarının etrafında büyük bir gizem vardır, ancak bu örgütün militanlarına yardım eden ülkelerin aynı zamanda El Kaide'yi destekleyenler olduğunu, bunların Irak ve Suriye'de terörü yeniden yerleştirme hedefleri olduğu biliniyor.

El Kaide ve IŞİD ile ilgili tüm araştırmalar, bu örgütlere bağlı teröristlerin dünyanın farklı ülkelerinden Suriye'ye girişlerinde Türkiye'nin kanal olarak kullanıldığını ortaya koyuyor. 

Geçtiğimiz günlerde eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu, 2014-16 yılları arasındaki terör dosyaları açıldığında hükümetin kimsenin yüzüne bakamayacağını açıkladı.

İtalyan yargı sistemi tarafından ortaya çıkarılan bir terör ağına göre El Kaide'nin IŞİD'e devşirilmesinde Türkiye'nin oynadığı role dikkat çekiliyor. Buna göre İtalya'da tutuklanan on terör şüphelisi arasında biri cami imamı sekiz Tunuslu ve iki İtalyan bulunuyor. Mahkemeye göre bu kişiler Suriye'deki terör örgütünü Türkiye üzerinden fonladılar. 

İtalya'nın Abruzzo ve Piemonte bölgelerinde yapılan operasyonlarda ele geçirilen bu kişilerle ilgili açıklama yapan Savcı, toplanan bu paraların gizli yollardan Türkiye'ye gönderildiğini, daha sonra da militanların Suriye'ye transferinde kullanıldığını ifade ediyor. 

Avrupa'da yapılan tüm soruşturmalarda, ister El Kaide, ister IŞİD olsun Türkiye sürekli olarak terörün birinci sponsoru olarak öne çıkıyor. Ki bu durum da Davutoğlu tarafından bir şekilde itiraf edilmiş oluyor."