Oca 11 2018

Türkiye-Rusya krizi büyüyor: Astana süreci çöküyor mu?

 

Rusya ve Türkiye arasında, 3 Ocak'ta Suriye'deki Hımeymim askeri üssünde Rus askerlerinin ölümü ve yedi uçağın kullanılamaz hale gelmesi ile sonuçlanan saldırı ile başlayan gerilim, Ankara'nın Rusya'yı İdlib'teki çatışmasızlığı ihlalle suçlamasıyla giderek büyüyor.

Türkiye, Rusya'yı İdlib'te İran ile birlikte sivilleri hedef almak ve çatışmasızlık anlaşmasını ihlal etmekle suçlarken, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, durumdan rahatsızlığını, "Bunlar olacaksa Astana’yı niye başlattık" sözleriyle ifade etti.

Rusya-İran ve Türkiye geçtiğimiz aylarda Astana süreci adı verilen ve gerilimi azaltma bölgelerinin oluşturulmasıyla devam eden mutabakatta, karşılıklı birbirini suçlamaya başladı. 

Ankara, Suriye ordusunun ateşkes bölgesindeki sınırı ihlal ettiği, sivil ölümlere neden olunduğu gerekçesiyle önceki gün ve dün Rusya ve İran büyükelçilerini bakanlığa çağırdı.

Her iki ülke de Astana sürecinde çatışmasızlık ve saldırmazlık anlaşması gereği garantör ülke konumunda. 

6 Ocak'ta Suriye ordusunda İdlib'te sivillere yönelik saldırının ardından Türkiye, Rusya ve İran’ı hem diplomatik hem de askeri kanaldan uyararak Esad rejiminin saldırılarının sona erdirilmesini istemişti.

Ancak, Dışişlerine çağrılan İran Büyükelçisi Muhammed İbrahim Fard'ın sürecin kendi mecrasında ilerlediği mesajı verdiği belirtildi. 

Çavuşoğlu ise, İran ve Rusya'nın sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini söyledi.

"Garantör olduysanız ki, oldular, rejimi durdursunlar. Bu, basit bir hava saldırısı da değil. Rejim ilerliyor İdlib içinde. Burada niyet farklı” yorumunu yapan Çavuşoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tren yolunun doğusunda kalan terör örgütlerinin batı İdlib’e, demir yolunun batısına geçmesi de sağlandı” diyen Çavuşoğlu bu sözlerle, Nusracıların bir bölgeye toplandığının işaretini verdi. Onların yanı sıra Türkiye’nin desteklediği Suriyeli muhaliflerin vurulmasından duyduğu rahatsızlığı “Buradaki Nusra ya da HTŞ dediğimiz grupların mevcudiyetini bahane olarak kullanıp sivillere ve ılımlı muhalefete saldırılıyor” sözleriyle dile getirdi. Çavuşoğlu, Türkiye’nin muhalifler adına; İran ve Rusya’nın da rejim adına garantör olduklarını anımsatarak “İhlallere bakıyorsunuz yüzde 95’i rejim veya onu destekleyen gruplardan. Amaç ne? Rejimin ılımlı muhalefeti, sivilleri yok etmesi mi?"

İdlib krizinin ardından Çavuşoğlu, mevcut saldırılar karşısında muhaliflerin 29 Ocak'da Soçi'de düzenlenecek olan Suriye'nin geleceği ile ilgili zirveye katılımlarının zorlaşacağı uyarısında bulunarak, Rusya'ya Soçi mesajı verdi.

Gerginliği azaltma bölgeleri konusunda ülkeler arasındaki anlaşmazlık sürüyor. Bugüne kadar Rusya ve İran 12 bölge oluştururken, Türkiye sadece üç bölge oluşturabildi.

İdlib’de Suriye güçlerinin devam eden bombardımanıyla Ankara’nın kaygılarından biri de Türkiye sınırına bir göç hareketinin başlaması. İdlib merkezine yoğunlaşan göç hareketinin ardından, ordunun Rusya desteğinde merkezi hedef almasından endişe ediliyor.