Kas 27 2017

Türkiye'nin Doğu'ya kayması gerçekçi mi?

'Yeni Suriye'de Kürtlerin yerinin ne olacağı konusunda, Türkiye ile Rusya arasında - sahadaki diğer tüm ülkelerle olduğu gibi - ciddi bir anlaşmazlık olsa da; iki ülkenin liderleri işbirlikleri konusunda pozitif mesajlar vermeye devam ediyor. 

İki ülkenin yakınlaşması, İran-Rusya-Türkiye arasında Suriye'nin geleceğine dair toplantılar gerçekleşmesi ve Nato krizi aynı döneme denk gelince; ülkede Türkiye'nin Nato'dan çıkması ve Doğu odaklı bir ittifak içine girmesi hararetle tartışılır oldu.

Hürriyet'te Pazartesi günü yayınlanan köşesinde Ünal Çeviköz, Türkiye'nin Nato'dan ayrılmasına dair görüşün ve Rusya ile arasındaki bu yakınlaşmanın ne kadar gerçekçi olduğunu sorguluyor. 

"Aldığı her kararı kontrol etme, etkileme ve gerekirse veto etme yetkisine sahip olduğunuz bir örgütten neden çıkılır ki?" diye soruyor Çeviköz.

Çeviköz Rusya ile, çok tartışılan, S-400 anlaşmasının aslında bir savunma işbirliğine işaret etmediğini hatırlatıyor öncelikle. "Rusya füzelerin ortak üretimini kabul etmiyor, teknoloji transferi de vermiyor. Dolayısıyla işbirliği sadece ticari nitelikli silah alımından ibaret" diye yazıyor. 

Türkiye'nin Suriye sorunu konusundaki esnek tavrının ise, Rusya'yla tam anlamıyla örtüşen bir tutum izlediği anlamına gelmediğini söylüyor. 

"Türkiye ile Rusya arasında başka uyuşmazlık bölgelerinde de görüş farklılıkları var. Balkanlar'da, Karadeniz'de, Kırım'da, Ukrayna'da, Kafkasya'da, hatta enerji projeleri bağlamında Hazar'da dahi farklı yaklaşımlar söz konusu. Bütün bunlar Türkiye ile Rusya arasında bir ittifak değil sadece konjonktürel ve pragmatik bir asgari müşterekler platformu üretiyor" diyor Çeviköz.

Türkiye Avrasya'nın kalbinde yer alıyor. Bu coğrafyaya güvenlik getirmesinin en önemli boyutunu NATO üyesi olması oluşturuyor. Türkiye'nin NATO üyesi olarak kalması aslında Rusya'nın da topyekün Avrupa güvenlik mimarisindeki yerini ve rolünü güçlendiriyor. Rusya bunun farkında. Acaba Türkiye'de herkes farkında mı?