AB ve ABD'ye öfkeli, İsrail ve S. Arabistan'a küskün, Rusya ve İran'a mahkumum: Ben bu zulme mecburum

Halim hal değil a dostlar. Avrupa’nın ağababalarına bir türlü istediklerimi yaptıramıyorum. Ortadoğu’da borum ötmüyor artık.

Arap mahallesinde adımın esamesi okunmuyor. Ilımlı İslam’ın ‘model’ yüzü de değilim artık. Katalogları Suudi kraliyet ailesinin üyeleri süslüyor artık. Oysa, benim anlı şanlı dedem değil miydi o Suudilerin ‘ele başlarını’ Ayasofya önünde sallandırıp günlerce halka sergileyen?

Benim ceddim değil miydi Mekke’nin Medine’nin hakimi? Kimdi halife ha? Kime yakışır en çok?

Zaten Mısır’da Müslüman Kardeşler iktidardan devrildi. Oysa benim Ortadoğu’daki hayallerimi gerçekleştirmem için daha uygun bir sıçrama tahtası mı vardı?

Hepiniz, hepiniz hayallerimin katilisiniz!

İsrail yanlısı, Suud sevdalısı bir darbeciyi getirdiniz diktiniz Mısır’ın başına.

Adı Sisi!

Sonra onu meşru hükümet tanıdınız, hayallerimi Mısır’a gömdünüz. Tahrir Meydanı'nda yazıldı sükutu hayalimin tarihi.

Dört parmak nostaljisiyle yetinmek ne acıdır bilir misiniz?

Siz benim neler çektiğimi nereden bileceksiniz ki?

Yetmedi, bir Libya toplantısı tertip ettiler İtalya’da. O darbeci Sisi bile masaya oturtuldu da, cihanşümul ben ve ülkem ‘Libya’nın dostları’ sayılmadık!

Yapılır mı bu be bana, bana…

Yetmedi, Suudiler benim topraklarımda, konsoloslukta bir gazeteciyi vahşi hayvanlar gibi parçaladı da yine anlatamadım derdimi dünyaya.

Oysa, “ABD, AB ve dahi tüm gayri demokratik ülkeler arkamda sıralanmalı, sırtımı sıvazlamalı, yürü be koçum çizdik Suudileri” demeliydi.

Olmadı, Trump gözden çıkaramadı Selman’ı. İngiltere Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt gitti Suudlarla görüştü.

“Kaşıkçı’nın öldürüldüğü anın ses kayıtları var” dedim de duyuramadım sesimi. Daha ne yapsaydım! Haklıydım bir kere.

Bu cani cinayet küstah bir meydan okuma değil miydi şahsıma ve ülkeme. Haddi miydi eski ‘mülkümün sakinleri’nin bana başkaldırması?

Eski meski dinlemem, anlamam ben. Benim atalarım, benim ceddim diz çökmemişti ki bir avuç bedevi karşısında!

Ne cüretle meydan okunuyordu otoriteme? Ve bu ‘hadsizliğe’ nasıl göz yumardı bugünün egemenleri; dilim varmıyor öyle demeye, içim kan ağlıyor ama adı var onların: Batı...

Ya o İsrail!

Filistinli kardeşlerimin üzerine kabus gibi çöktüğü yetmezmiş gibi bir de çıkıp ‘Kaşıkçı olayında bizim için muteber olan Ankara değil, Riyad’dır’ minvalli sözler ettiler.

Hadsizler!

O tapeleri kimlere kimlere dinletmedim ki?

Fransa da onlardan biriydi.

O da ne! Fransa cinayet anı tapesini dinlediği halde inkar etti!

Yapılır mı bu be bana! Bana ha bana…!

Kaldım mı bir başıma bu elimdeki buz gibi cinayet kozuna rağmen…

Rahip de uçtu gitti hem. Oysa en pahalı en çok konuşulan rehinemdi.

Trump uğruna ‘yakarım dünyayı’ diye ortalığı yıkıyor, adımı defalarca zikrediyordu.

Adımı bir ‘dünya lideri’nin ağzından duymak ne büyük bir hazdı bir bilseniz!

Ben dünya lideri diyorum ama siz ‘uyumsuzlar’ ona ‘kaçık’ diyorsunuz.

Şuncacık görüş ayrılığının lafı mı olur?

Bakmayın ‘dünya lideri’ dediğime Trump’a; aslında gerçek dünya lideri benim, amma velakin kabul ettiremedim bu ay gibi bariz gerçeği kimselere.

Ben kahretmeyeyim de kim etsin?

İmamı da alamadım karşılığında. Bir alsam ah bir alsam, sonrası bir düzlük ki sormayın gitsin!

ABD'nin bir 'küçük' ricamı kırmasını nasıl hazmedebilirim ki?

Tabii ki huysuzluk hakkım!

Bunlar da yetmezmiş gibi AP Raportörü kalkmış, boyundan büyük laflar etmiş, demiş ki, “Türkiye ile üyelik müzakereleri resmen askıya alınsın!”

Ne cüretle!

O kurduğunuz ‘Hıristiyan birliği’ne pek de meraklı değilim.

Refahınızı, demokrasinizi; ben cari açık içinde kıvrım kıvrım kıvranırken cari fazla vermenizi kıskandığımızı falan sanmayın!

Zaten ben demokrasiden vazgeçeli çok oldu. Yeni dostlar buldum kendime. Bir yanım Rusya öte yanım İran.

Siz sırf bana garezinizden bu dostlarıma da kusur buldunuz.

Putin’imi Suriye’den atmaya, İran’ımı da ambargo ile yıpratmaya kalktınız.

Hedef benim aslında.

Onlar üzerinden beni yıkmaya çalıştınız. Zaten varoluş sebebiniz değil mi beni yok etmek?

Ne olmuş yani Putin, muhalifleri zehirlediyse, gazetecileri ortadan kaldırdıysa. Tali zayiatlar bunlar zaten!

Zaten beni bu ‘zorba’ya mecbur eden de sensin ey Batı!

Bak Suriye’de, Rusya binmiş tepeme Esad’ı masama oturtmaya çalışıyor. Nasıl sindiririm ki ben bu gidişatı, sorarım size?

Oysa ben değil miydim Büyük Ortadoğu Projesi’nin ‘gözbebeği?’

Benim elimle beslenmedi mi IŞİD?

Benim elimden su içmedi mi fanatik İslamcılar?

Ne oldu, niye gözden düştüm ki ben?

Neden Moskof’a mecbur bırakıldım ki?

Yapılır mı bu be bana...

Ne olmuş yani İran İslamı ile doku uyuşmazlığımız varsa? Ne olmuş yani İran’da şeriatın en rezil hali uygulanıyorsa?

Ben parama bakmayayım mı?

Altın ticareti yapmayayım mı? Doğalgaz da mı almayayım?

Yok işte, çıkmıyor topraklarımdan gaz da petrol de?

Hele bir çıksaydı bu halde mi olurdum? Önümde diz çökerdi dünya, uçaklarımdan filo kurar, Ortadoğu’da ‘Sultan’ olarak karşılanır, Batı’nın gözünde ‘hak ettiğim’ itibarı da bulurdum.

Nasıl mahkum edilirim ben İran’a, o Acem uşağına?

Suriye’de altımı oyuyor, dibime geldi. Bir öyle bir böyle.

Bu yanar döner, sabahı akşamını tutmayan bir İran ile beni başbaşa koymak ha!

Öyle mi? Batı tüm dünyamı başıma nasıl yıkar?

Bilirim ben yapacağımı.

Öfkemi kimden/kimlerden çıkaracağımı çok iyi biliyorum ben.

Madem sözüm geçmiyor bu alemde, madem kimse beni muteber bir muhatap kabul etmiyor..

Buyrun o vakit. Kendi halkımı rehin alırım. Kürtleri döverim.

Zaten Kürt diye bir şey yok, bilmiyor muydunuz?

Hallaç pamuğu gibi atarım Kürtleri. Yerlerinden yurtlarından ederim, sürerim. Kürt adını bile silerim.

Gerekirse faşistleri maşa eder, Kürtlerin üzerinden buldozerle geçerim.

Yetmezse, seküler demokratik kesimlere dönerim.

İnfial yaratsın diye, Batı’nın bildiği, değer verdiği yüzleri seçerim, içeri tıkarım.

Kim durdurabilir ki beni?

Ne iddianame, ne adil yargılama.

Kimin umurunda?

Gezi’yi kaşırım, bahane ederim.

Bende bahane mi biter? Bu konuda bir dahiyim, bilmez misiniz?

Hazırım şimdi beni hor gören Batı ile şantaj pazarlıklarına.

Ben buyum, ne beklediniz ki...