Devlet-siyaset-mafya üçgenine tarikat ve cihat eklendi - Erk Acarer

Organize suç çetesi lideri Sedat Peker'in YouTube'a yüklediği videolarda yaptığı açıklamalar Türkiye'de giderek artan bir etki yaratmaya devam ediyor. Türkiye'deki tüm gruplar yaşanan kırılmanın farkında.

Birgün yazarı Erk Acarer bugünkü yazısında Peker'in ülkenin büyük bir kirin üstünde oturduğunu gösterdiğini ifade etti.

"Kirin, eski Türkiye’den geldiği, ‘yenisini’ inşa için kullanıldığı, dahası tortuya başka büyük pislikler eklendiği anlaşıldı. Çürük ahlak ve suç üzerine bina edilen ülke gerçeği ile yüz yüzeyiz.

Sadece emekli Yarbay Korkut Eken ve son Başbakan Binali Yıldırım’a ilişkin iddialar bile hem kir, hem kanı tanımlamaya yeter. Eken, Peker’in kardeşi Atilla Peker ile Kıbrıs’a güneşlenmeye gitmedi elbette. Gazeteci Kutlu Adalı cinayeti artık faili meçhul değil! Yıldırım ailesinin ‘ticareti' gibi açık."

Birleşmiş Milletler'in 'uyuşturucu trafiği’ raporuna atıf yapan Acarer, koronavirüs döneminde uyuşturucu ticaretinin maske ve dezenfektanlarla yapıldığını yazarak, "Son başbakanın, Peker’in açıklamaları sonrası, “Oğlum Venezuella’ya salgın için malzeme götürdü” sözleri doğruymuş meğer!" dedi.

Çürümüşlüğün bugün giderek daha büyüdüğünü aktaran Acarer, "Anlaşılan devlet hiçbir zaman rutin içine girmemiş! Peker’in anlatımlarının kritik noktasında AKP’li Metin Külünk var. Videoda sözü edilen gazete baskını önemli. Almanya’daki Türkçü-dinci yapılanmalarda Külünk’ün imzası olduğu ise sır değil" ifadelerini kullandı.

Türkiye'deki siyaset - mafya ve devlet üçgenine iki yeni unsur eklendiğini ise şu şekilde aktardı;

"İleri sürülen ‘aylık 10 bin dolar’, 'Çete ve paramiliter güçlerin finansmanında mı kullanıldı?' sorusunu da gündeme getiriyor. Bunun gibi Peker’in henüz 3 yıl önce yaptığı, İsmailağa sponsorluğundaki iktidar mitingleri ve ÖSO sevkıyatı, devlet-siyaset-mafya üçgeni klişesine, 2 yeni unsur ekliyor. Tarikat ve cihat. Üçgen değil beşgen!"

Kirli politikalar üzerine kurulan düzeni ise Erk Acarer, "Biraz Turan, biraz Kuran, gerisi dolar olarak tanımladı.

Acarer, MHP ile AKP, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu arasındaki çekişmelerin yurttaşa karşı olduğunu belirtti.

Erk Acarer yazısını şu satırlar ile bitirdi;

"Peker, sütten çıkmış ak kaşık değil, eski ortak. Ancak somut suç dosyaları felsefe profesörleri ile değil, itiraflardan yola çıkarak hazırlanır. Her anlatana ‘terörist’ ve ‘suçlu’ yaftası yapıştıran, 'Onların sözünün değeri yoktur' diyen iktidar, yıllardır adı sanı bilinmemiş itirafçılarla, insanları cezaevinde tutuyor.

Peker, parça parça koparmaktan, avuç koparmaya geldi. Şimdi 'Kol, bacak koparacağım' diyor. İnsan ister istemez ‘sırada kafa koparma mı var?’ diye merak ediyor!"

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz