Dünyada sadece Türkiye’de bulunan şeyler

Fener Rum Patrikhanesi   

T.C. İstanbul Vilâyeti Eyüp Kaymakamlığı’na bağlı olarak çalışan bir Gayrimüslim din kurumudur. Başında Fener Rum Patriği bulunur. Resmî Türkiye tarafından “dinlerarası diyalog” diye adlandırılan içi boş kabuk için kullanılır. Çarpıcı özelliği, dört bir yanındaki caminin kuşatması altında olmasıdır. 

Sistematik olarak aşağılanmasına rağmen Türkiye’ye resmî veya gayriresmî amaçla gelen neredeyse tüm yabancı en üst düzey yetkililer tarafından ziyaret edilir. Rum Patriği ya da dünyanın geri kalan ülkelerinde kabul gören esas sıfatıyla “İstanbul Ekümenik Patriği” de dünyayı gezdiğinde daima en üst düzey yetkililer tarafından ağırlanır. İstanbul Patrikhanesi, eşit seviyede olan tüm Ortodoks kiliseleri arasında ilktir. Daha alt seviyedeki pek çok Ortodoks kilisesi, İstanbul’a doğrudan bağlıdır. 

Osmanlıda ise Ekümenik Patrikhane olarak bilinen kurum devlet hiyerarşisinde ilk sıralardadır, Osmanlı memleketindeki Hristiyanlığın da baş yetkili ve sorumlusudur.  

FETÖ

“Fethullahçı Terör Örgütü” açılımı neredeyse unutulmuş olan, içine ne koysan alan dünya çapında bir terör kurumudur ama dünyanın bundan haberi yoktur. Ecnebî memleketlerde aslî vazifelerinin epeyce hallice faslı bu FETÖ ile mücadele etmek olan Hariciye mensupları, muhataplarına mütemadiyen “du yu nov fetö, yu dont nov fetö ?” diye sorduklarında daima şaşkın ifadelerle karşılaşırlar. 

Esed

Bu bir virüs koruma programı değil Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın Türkçe resmî adıdır. Ankara, Esad ile Erdoğan’ın arası bozulduktan sonra adamın adını “Esed” olarak değiştirmiştir;  resmî yazışma ve hitaplarda bunu kullanmaktadır. 

DEAŞ

Sanılabileceği gibi bu bir anonim şirket değildir. Ama sattıkları kadın köleler, çocuklar, petrol, çalıntı mallar, silâh ve rehinelere bakılınca anonim şirket denebilir. Irak Şam İslâm Devleti’nin açılımı ve en birinci İslâmî terör teşkilâtının Türkçe resmî söylenişinin akronimidir. Türkçede IŞİD, Arapçada DAEŞ, diğer memleketlerde ISIS veya ISIL olarak bilinir.   

Sözde Ermeni Soykırımı 

Ve Ermenilerle ilgili her türlü lakırdıya yapıştırılan “sözde” öneki… Ermeni Soykırımı’nın olmamış olduğunu iddia etmek, bunu dünyaya satmaya çalışmak ve bu konuda para, itibar ve nefes tüketmek için icat edilmiş son derece etkisiz önektir. Bu önek dile öyle yapışmıştır ki hızını alamayıp “sözde Ermeni soykırımı iftiraları” gibi abuk tariflere veya Ermeni Soykırımı’ndan bahseden entelektüeller için “kendine sözde aydın diyen” gibi absürt ifadelere sebep olur. 

KKTC ile GKRY

9251 km2’lik kurak bir adayı paylaşamayan iki halkın devletlerinin Türkçedeki adlarıdır. İlki bir cumhuriyet ikincisi ise garibim sadece bir yönetimdir. Ne var ki ilkini Türkiye’den başka kimse tanımaz diğerini ise bütün dünya Kıbrıs Cumhuriyeti sanıyla bilir ve tanır. 

Terörist SDG/PYD/YPG

Aylardır gündemden düşmeyen ve bir dizi başharften oluşan teşkilât. Esasen Suriyeli Kürdlerin oluşturduğu ve/veya başını çektiği kurumlardır bunlar. Türkiye tarafından terörist olarak yaftalanırlar. Hatta diğer terörist kurumlarla birlikte resmî belgelerde eğlenceli bir başharf silsilesi oluştururlar: SDGPYDYPGPKKBTÖFETÖ! Dünyada ise, IŞİD’e karşı etkin biçimde savaşan, Suriye’nin kuzeydoğusunda ademimerkeziyet temelli bir bölgesel yönetimi hayata geçiren ve buna rağmen Ankara’daki rejimin gadrine uğrayan kurumlar olarak bilinirler.   

1 Eylül Dünya Barış Günü

Türkiye’ye mahsus bir tuhaflıktır. Dünyada tektir. Kaynaklarda sadece Türkçe olarak bulabileceğiniz açıklamalara bakılırsa Sovyetler Nazi Almanyasının Polonya’yı işgâlini dünya âleme ibret olsun diye anmaya karar vermiştir, her nedense bizim aklıevveller de bunu böyle kabullenmiştir. Görüldüğü gibi neresinden tutsan elinde kalan bir izahtır! 

Barış Günü 1981’de, daha Soğuk Savaş bitmeden, üstelik Afganistan işgâli sonrası Doğu-Batı gerginliğinin tepede olduğu sırada, Sovyetlerin de içinde olduğu BM Güvenlik Konseyi’nde oybirliğiyle alınan karar uyarınca 21 Eylül günü idrak edilir, yani neredeyse kırk senedir.

Otomatik dokuz günlük Ramazan ve Kurban Bayramları

Üç günlük Ramazan ve dört günlük Kurban bayramı haftanın hangi gününe rastlarsa rastlasın bu dinî bayramlar dokuz günlük tatil demektir. Uygulamanın diğer Müslüman ülkelerde eşi benzeri yoktur. 

Tüm bu lakırdılar devlet dili, âdetleri ve tanımlarıdır. Ne var ki farkında bile olunmadan gündelik dile bulaşmışlardır. Öyle düşünmeseniz bile “sözde soykırım”, “Esed”, “Fetö”  deyiverirsiniz. Bir zamandan sonra sorgulamazsınız. Bir sonraki aşamada ne anlama geldiğini bile unutursunuz… 


© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar