Erdoğan 2021'de de gücü elde tutabilecek mi?

Türkiye, koronavirüs salgının damga vurduğu 2020'yi en ağır hasarla geçiren ülkelerin başında geliyor. Zira hâlihazırdaki ekonomik kriz, salgınla birlikte derinleşti.

Ahval Editör Masası'nda 2020'nin panoramasını çekildi.

Ahval Genel Yayın Yönetmeni Yavuz Baydar, Ahval Türkçe Editörü Ergun Babahan, Ahval İngilizce Editörü İlhan Tanır ve Ahval Ankara Temsilcisi Zülfikar Doğan, 2020 yılında Türkiye'nin sistem krizi ile muhalefetin rolünün yanı sıra 2021 için Erdoğan'ın gücü elinde tutup tutamayacağını sorguladılar. Dış politikadan ekonomiye etraflıca konuştular.

Yavuz Baydar, 2020’nin sertlikle geçen bir yıl olduğunun altını çizerken, “Yıl kapanırken de STK’lere bir nevi fiili OHAL gömleği giydiren bir yasa geçti ve Meclis de hemen ardından kapandı” ifadesini kullanıyor.

“Esas olarak koronavirüs salgınının Türkiye’nin üstüne bir karabasan gibi çöktüğünü” kaydeden Baydar, “Her şeyin gidişatını etkiledi. Ekonominin mevcut kötü durumunu daha da tetikledi ve düşüş devam ediyor. Ortada bir de kötü yönetim olunca bu durum katlanıyor” görüşünü dile getiriyor ve ekliyor:

“Ortada henüz aşı yok. Çin aşısına mecbur kalınması ve orada da bir aracı firma kullanıldığının ortaya çıkması, ne kadar bir bütçe harcandığı konusunda da soru işaretlerine yol açtı.

2020’de sık sık karşılaştığımız Mavi Vatan oldu. Kıbrıs’la derinleşen kriz, Libya’daki çatışmanın tarafı olunması, Azerbaycan-Ermenistan savaşında Türkiye’nin Bakü’den yana askeri desteği… Genel olarak bakıldığında dış politika, çökmekte olan ekonomi eşliğinde bir ileri bir geri görüntü çiziyor.

Yıl sonuna gelindiğinde en önemli iki noktadan biri, AB’nin yaptırım kartını çıkartması, ikincisi ise ABD’de Joe Biden’ın göreve gelmesi ile birlikte Senato’dan gelen yaptırım kararı. 

Türkiye, Batı’dan koparak Doğu’ya eklemleniyor. Derin belirsizliklerle dolu bir 2021 ülkeyi bekliyor.”

2020’nin siyaset sahnesindeki panoramasını ise Zülfikar Doğan çekti.

Doğan, “Genel olarak baktığımız zaman iktidarın muhalefet üzerindeki en önemli stratejilerinden birisi, HDP’yi muhalefetin dışında tutmak” diyor ve şöyle devam ediyor:

“Milletvekilliklerinin düşürülmesi, 2014’teki dosyanın (Kobane) tekrar gündeme getirilmesi. İYİ Parti’nin mesafeli yaklaşımı, operasyonlar ve “terör” suçlamasıyla HDP adeta Türk siyasetinin cüzzamlısı muamelesi görüyor bir anlamda.” 

“Türkiye’de muhalefetin parçalı bir görüntü içinde olduğunu” kaydeden Zülfikar Doğan, Bu da Cumhur İttifakı’nın işine geliyor. Örneğin çoklu baro getirilerek yargıdaki savunma baskılandı. Arkasından bekçilerle ilgili yasa geldi. Hemen ardından sosyal medyayı kısıtlayan yasa devreye girdi. Muhalefetin sesini duyurduğu, bir anlamda nefes aldığı bir alandı. Önümüzdeki yıl buradaki sansür girişimlerini daha net göreceğiz. Son olarak da OECD kararlarını hayata geçirme bahanesiyle Meclis’e getirilen torba yasa ile sivil toplum örgütlerinin kısıtlanması adımı atıldı.”

Ahval İngilizce Editörü İlhan Tanır, ABD-Türkiye ilişkilerini ve bundan sonraki süreçte olabilecekleri ele aldı.

"2020'ye baktığımızda en büyük olayın, Biden'ın seçimi kazanması olarak görüyorum" diyen Tanır, "Biden'ın başkanlığının ilan edildiği akşamın ertesinde Hazine Bakanı Berat Albayrak'ın istifasının çok da tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Erdoğan için Biden'ın başkanlığı en kötü seçenekti" görüşünü dile getiriyor. 

Biden'ın Erdoğan'a henüz telefon açmamasına dikkat çeken İlhan Tanır, "Herhalde bu çok büyük bir mesaj" ifadesini kullanıyor ve ekliyor:

"Washington'da konuşulan, Biden'ın "kara para aklama" üzerine nasıl gideceği konusu öne çıkıyor. Türkiye ile doğrudan ilgisiz görünse de Erdoğan yönetimine etkilerini de göreceğiz."