Ara 31 2017

Haftanın panaroması: Gül-Erdoğan atışması, ByLock ve vize uzlaşması…

15 Temmuz 2016 sonrası hayatımıza giren ve her gelişinde yeni kıyımlara yol açan Kanun Hükmünde Kararnameler artık Türkiye’nin gündemini belirleyen en önemli konuların başını çekiyor.

2018’e “Merhaba” demeye hazırlanırken, geriye dönüp “2017’de ne oldu” sorusuna cevap aradığımızda hiç şüphesiz 2016’dan miras kalan KHK’ler ilk olarak akla gelecektir. 

Geçtiğimiz haftanın son günü (24 Aralık Pazar), bugüne kadar çıkanlar arasında en çok tepkiye ve tartışmaya yol açan 656 sayılı KHK ile tamamladı Türkiye. 

Ardından gelen yeni hafta da bu KHK’nin üzerinde şekillenen tartışmalarla gündemin rengi belirlendi. 

“Terör”den yargılanan mahkûmlara tek tip elbise zorunluluğu ve rejim değişikliğinin ilanı olarak yorumlanan “Darbe girişimi ve terör eylemlerinin bastırılması için hareket eden” sivillere yargı dokunulmazlığı getiren son KHK’ya, TÜSİAD’dan Türkiye Barolar Birliğine, muhalefetten AKP kurucularından 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Bülent Arınç’a varıncaya kadar ülkenin önde gelen birçok ismi tepki gösterdi.

Öyle ki, Gül’ün tepki tweeti, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la arasında ilk defa bu kadar açık bir biçimde tartışmanın fitilini ateşledi. “KHK’nin yazımındaki hukuk diliyle bağdaşmayan muğlaklık, hukuk devleti anlayışı açısından kaygı vericidir” derken Gül, Erdoğan’dan cevap gecikmedi. “Muğlaklık olmadığı” görüşünü öne süren Erdoğan, Gül’ün tweetine üzüldüğünü belirtti. 

Gül’ün “Bunu oraya buraya çekmenin anlamı yok. Önemli konularda görüşlerimi halkla paylaşma tabii ki bir sorumluluk benim için” sözleri ise Erdoğan’ın isim vermeden ağır ifadelerine muhatap oldu:

“Bu husumet kervanına bizim dava arkadaşlarımızdan bir kısmı nasıl katıldı, nasıl katılıyor? Yazıklar olsun!”

Önceleri fazla polemiğe girmemesiyle bilinen Gül, süratle cevap verdi Erdoğan’a. Bu kez adres kurumsal hesabıydı. Kimilerine göre bu mesaj, 2019 için bir mesajdı aynı zamanda. “Partimizin kuruluş ilkelerinden biri olan düşünce ve ifade özgürlüğüne inanan birisi olarak, gerekli gördüğüm durumlarda görüşlerimi açıklamaya devam edeceğim" diyordu Gül.

ABD’de devam eden Zarrab’ın tanık olduğu, eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’nın sanık kürsüsünde yargılandığı davada, jüriden bu hafta da bir karar çıkmazken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan “Atilla’nın suçu olmadığını jürinin gördüğünü zannediyorum” yorumu geldi.

Ahmet Şık, Murat Sabuncu, Akın Atalay ve Emre İper’in tutuklu yargılandığı Cumhuriyet davasında ise yine tahliye çıkmadı. Ahmet Şık’ın savunmasına izin verilmeyerek mahkeme salonundan atılması ise duruşmaya damgasını vurdu.

Öte yandan ABD ile uzunca süredir devam eden vize krizi de yine “muğlak” bir şekilde sonlandı. ABD, “Güvence aldık” derken, Türkiye bunu reddediyor. Ancak sonuç olarak ilk başvurular alınmaya başlandı.

Haftanın en çok konuşanları arasında 15 Temmuz sonrası literatüre giren ByLock’la ilgili “mağdur listesi” ve ardından gelen tahliyelerdi. Bir avukat ve iki adli bilişim uzmanının ortaya çıkardığı farklı uygulamaları indirenlerin de ByLock’a yönlendirildiği bilgisi, başsavcılık tarafından da doğrulandı. 11 bin 408 kişinin mağdur edildiği saptandı ve tahliyeler başladı. Cumhuriyet çalışanı Emre İper de tahliye olanlar arasındaydı.

Bu hafta ekonomide öne çıkan başlıklardan biri “ithal et” tartışmasıydı. Ahval’den Can Teoman’ın verilerle hazırladığı habere göre Türkiye, 26 ülkeden et ithal ediyordu. Tarım Bakanı Eşref Fakıbaba, ithal et iddialarını yalanlasa da ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) raporu farklı bir gerçeği ortaya koyuyor. 

Diğer yandan art arda gelen zam haberleri ile yeni asgari ücret de ekonominin gündemini belirledi. Boğaz köprüleri ve otoyol geçişlerine zamın yanı sıra 199 lira zam gelen asgari ücret, 2018’de net 1603 liraya yükseldi.

Dış basında ise Erdoğan’ın Suriye Devlet Başkanı Esad’a yönelik sözleri gündemdeydi. “Devlet terörü estirmiş bir terörist” olarak niteliyordu Esad’ı… Suriye’den karşılık gecikmezken Rusya’dan da tepki geldi Erdoğan’a.

Kurduğu yeni hükümetle 'Anti-Türk' politikasına hazırlanan Avusturya’nın aşırı sağcı genç lideri Sebastian Kurz, ‘özellikle son yıllarda izlediği siyaset nedeniyle’ Türkiye’nin Avrupa Birliği’nde (AB) yeri bulunmadığını belirten bir açıklama yaptı. Son dönemde gelen tahliyelerin ardından gözlerin çevrildiği Almanya ise ilişkilerin yumuşaması için tüm tutuklu Alman vatandaşlarının serbest bırakılmasını şart koştu.

Abdullah bin Zayed’in ‘Medine Müdafii’ Fahreddin Paşa’yı hırsızlıkla itham etmesinin ardından Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasında yaşanan kriz yeni açıklamalarla tırmanmaya devam etti bu hafta da. BAE Dışişleri Bakanı Enver Gargaş’tan geldi son açıklama. Arap dünyasının bir krize girdiğini söyleyen Gargaş, Suudi Arabistan ve Mısır’a, Türkiye’ye karşı birleşme çağrısı yaptı.

Öte yandan darbe girişimi sonrası Yunanistan’a kaçan ve iade talepleri reddedilen 8 askerden birisinin yaptığı iltica başvurusuna kabul geldi. Bu kararın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Yunanistan ziyareti sırasında 'Lozan güncellensin' çıkışının ardından gelmesi ise Türkiye’ye bir cevap olarak yorumlandı.

Spor dünyasında Süper Lig, Başakşehir’in liderliği ile devreyi kapattı. Terim’le üç puanlı siftah yapan Galatasaray ikinci sıraya yerleşirken, Fenerbahçe ve Beşiktaş 3 ve 4’üncü sırada kapattı ilk yarıyı. Siyah-beyazlı ekibin bu yıl flaş ismi olarak öne çıkan Cenk Tosun’un Everton’a astronomik bir rakama imza atması ise an meselesi…

Artık sayılı saatler kalan yılbaşı öncesi gelen yasaklar da 2017’nin son günlerinin tartışma konularından. Artık her yıl klasikleşen Taksim’de “Yılbaşı haramdır” gibi provokatif broşür dağıtanlar boy gösterirken, Taksim, Şişli ve Beşiktaş gibi yerlerde bu yıl kutlamalara izin verilmeyecek. Gerekçe güvenlik...