Türkiye-AB ilişkilerinde buzlar çözülmüyor

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçen hafta Brüksel'i ziyaret etti ve iki üst düzey AB yetkilisi ile Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile bir araya geldi. Ziyaretin başlıca amacı, AB tarafından ödenecek fonların geri kalan kısmının ödenmesinin hızlandırılmak olmasına rağmen, Erdoğan dört konuyu daha gündeme getirdi.

Gündeme gelen konulardan ilki; 18 Mart 2016 tarihinde yapılan toplantıda kararlaştırılan bir başlıktı. 2016’daki toplantıda Suriyeli mülteciler için Türkiye'ye 3 milyar euro vaat edilmişti. Daha sonra bağışlanan 3 milyar euro ile birlikte bu miktar 6milyar euro'ya yükseldi. Türkiye bugüne kadar bu paranın 4,7 milyarını aldı ve 1,3 milyarlık bir bakiye ise kaldı. Ancak bu ödeme bir şarta tabiydi: 20 Mart 2016 tarihinden itibaren Türkiye'den Yunan Adaları’na geçiş yapmakta olan tüm düzensiz göçmenler Türkiye'ye iade edilecekti. İade edilen her Suriyeli için, AB tarafından bir Suriyeli daha alınacaktı.

Şimdi; Türkiye AB ülkelerine gitmek isteyen mülteciler için kapılarını açmaya karar verdiği için bu taahhüdün hala geçerli olup olmadığı belli değil.

Erdoğan AB yetkilileriyle görüşmesinde ayrıca, İdlib mültecileri nedeniyle AB tarafından Türkiye'ye ödeneceği belirtilen, miktarı belirsiz ek fon meselesini de gündeme getirdi. Türkiye bunu ayrı ayrı ele alınması gereken yeni bir olgu olarak görüyor. AB bu yeni talebe henüz cevap vermedi. AB bürokrasisi hem siyasi konularda hem de bütçe mekanizmalarında çok ağırdır, bu nedenle cevap Türkiye'nin beklediği kadar hızlı gelmeyebilir. Türkiye'nin mültecileri Yunan sınırına salması, Yunan makamlarını ve bazı AB ülkelerini ek fonlarla ilgili AB yanıtını daha da geciktirmeye zorlayabilir. Yani bu isteğin akıbeti belirsizliğini koruyor.

Erdoğan'ın görüşmede gündeme getirdiği ikinci sorun, AB ülkelerini ziyaret etmek isteyen Türk vatandaşları için vize formalitelerinin serbestleştirilmesi oldu. AB, 18 Mart 2016 tarihinde vize serbestleştirme yol haritasını hızlandırmak, “en azından Haziran 2016 sonuna kadar vize şartının kaldırmak” konusunda söz vermişti. Ancak bu söz, Türkiye'nin bu konudaki tüm AB kriterlerinin yerine getirilmesine bağlıydı. Türkiye tarafından yerine getirilmesi gereken 72 kriter vardı. Ankara zaten bu kriterlerin 66'sını yerine getirmişti. Geriye kalan altı kriterde, Türk Ceza Kanunu'nda terörün tanımı, kişisel verilerin korunmasına ilişkin anlaşma, cezai ve hukuki konularda işbirliği, yolsuzlukla mücadele ve AB ülkelerine girmeye hak kazanmayan mültecilerin Türkiye'ye yeniden kabul edilmesi için anlaşma gibi maddeler yer alıyordu.

Türkiye, kalan bu altı kriterin hemen hemen hepsinde güçlükler yaşasa da, aralarında en önemlisi Türk mevzuatındaki terörün tanımı. AB müktesebatı, şiddet içermeyen herhangi bir eylemi terör olarak görmez, Türk Ceza Kanunu ise şiddet içermeyen fikirlerin ifadesini bile terör olarak tanımlıyor. Türk makamları, Türkiye'nin varlığına yönelik terör tehditlerini öne sürerek, bu aşamada AB kriterlerini kabul etmenin mümkün olmadığını söylüyor. Yani sorun bu noktada çıkmaza saplanmış gibi görünüyor.

Erdoğan'ın AB yetkilileriyle görüşmesinde gündeme getirdiği üçüncü konu ise, Türkiye'nin AB ile yaptığı Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesiydi. Bu 18 Mart 2016 tarihinde tartışılan bir diğer konuydu. İki taraf, bu tarihte "Gümrük Birliği’nin modernizasyonu  konusunda sürmekte olan çalışmaları" memnuniyetle karşılamıştı. Ancak Gümrük Birliği konusu hala derin dondurucuda tutuluyor ve AB şu ana kadar neden herhangi bir eylemde bulunmadığına dair bir açıklama yapmış da değil.

Erdoğan'ın gündeme getirdiği son konu ise, Türkiye'nin AB'ye katılım sürecinin yeniden canlanmasıydı. Ancak AB yetkilileri muhtemelen Türkiye'nin demokrasi, insan hakları ve temel hak ve özgürlükler alanındaki zayıf kaydı nedeniyle bu konuda hareketsiz kalma eğiliminde.

Erdoğan'ın ziyareti, özellikle Türkiye'nin mültecilere kapıları açma kararı sonrasında, zamanında geldi. Bazı AB ülkeleri de Türkiye'nin talebini karşılamak için harekete geçse de, Türkiye-AB ilişkilerinde buzlar çözülecek gibi görünmüyor.


© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir 

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.