May 01 2018

Tutuklu Boğaziçili öğrenciler: Sınavlara dahi izin yok!

Afrin’e yapılan ‘Zeytin Dalı Harekatı’nı “İşgalin lokumu olmaz” diyerek protesto ettikleri için tutuklanan dokuz Boğaziçili öğrencinin aileleri, çocuklarının bir an önce serbest bırakılmalarını talep ediyor.

Cumhuriyet’ten Zehr Özdilek’in haberine göre, tutuklu öğrenci Yaren Tuncer’in annesi Özgür Tuncer, “Çok özlüyorum. 36 gündür çocuğuma dokunamıyorum. Arada kalın bir cam var. Açık görüş iki ayda bir. Cinayet işleyenlere, uyuşturucu satanlara açık görüş hakkı veriliyor. Bu ülkede düşünce suçlusuysan yandın” diye konuştu. Esen Deniz Üstündağ’ın ablası Özlem Kösem ise, “Sağlık durumunun iyi olduğunu söylüyor ama kilo vermiş” diyor.

Özgür Tuncer, kızının 18 yaşında bir ergen olduğunu belirterek, şunları kaydediyor:

“Güçlü durmaya çalışıyor. Umutla bekliyor. Geçen hafta gözleri nemli bizden ayrıldı. Gözaltına alındığından beri hiç dokunamadım. Açık görüş iki ayda bir. Bayramlarda da açık görüş oluyormuş fakat 23 Nisan’da olmadı. 19 Mayıs’ta olursa diye umut ediyoruz. Dik durmaya çalışıyoruz ama olanlara anlam veremiyoruz. Mantığıma oturtamıyorum. Yoğun şüphe nedeniyle ergen bir çocuğu cezaevine atıyorsun. Adli suçlular teyzeye yengeye kadar görebiliyor. Biz bunları öğreniyoruz şoklar içerisindeyiz. Onlar ayda bir açık görüş yapabiliyor. Ben artık insanlarının kendilerine gelmelerini vicdanlarını dinlemelerini umuyorum. Bekliyoruz. Mutlaka adalet gelecektir.”

Esen Deniz Üstündağ’ın ablası Özlem Kösem ise ““24 yaşındaki bir kız çocuğu hayatı boyunca hiç görmediği bir yere giriyor. Bu nasıl olabilir?” diye soruyor ve  “Annemin izlenimine göre rengi solmuş ve kilo vermiş. Kardeşimin uyutulmak üzere barınaktan aldığı üç bacaklı bir köpeği var. İyi bakılıyor mu? diye onu çok merak ediyor. Ağlıyor. Bol bol kitap okuyormuş. İçerde çok sıkılmış bir an önce sürecin bitmesini istiyor” ifadesini kullanıyor.

Kardeşinin sınavlarına giremeyeceğini söyleyen Kösem, “İddianameniz bir an önce hazırlanacak çıkacaksınız’ dediğimiz zaman ‘çok ümitlenmeyin’ tarzında konuşuyor. İçerde muhtemelen onlara anlatıyorlar. Bir an önce Deniz’in sağlıklı bir şekilde aramıza dönmesini istiyoruz” çağrısı yapıyor.

Tutuklu öğrenci Kübra Sağır’ın ablası Büşra Sağır ise kardeşinin sağlık durumunun iyi olduğunu belirterek sınavlara girebilmesi için avukatlarının ilgilendiğini ifade ediyor.

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, cezaevinde tutuklu bulunan Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerini ziyaret eden isimlerden.

Öğrencilerin son durumuna ilişkin şu notları paylaşıyor:

“Gencecik üniversite öğrencileri bir protesto nedeniyle haksız biçimde tutuklanmalarının ilk gecesinde ölümle karşılaşmışlar. İlk kaldıkları koğuşta, bir başka tutuklu geçirdiği kalp krizi sonucu öğrencilerin gözleri önünde ölmüş. Hala bunun travmasını yaşadıklarını gözlemledim. Gözaltı sürecinde terörist muamelesi yapılıyor. Hem gözaltı hem de tutukluluk süreçlerinde ters kelepçe takılıyor. Sınavlara katılmalarına izin verilmiyor, not ve kitaplarını kısıtlı alabiliyorlar. Tutuklu öğrencilerin okullarında sınav dönemi. Ancak sınavlara katılma talepleri reddedilmiş. Diğer akademik çalışmalarını sürdüremiyorlar. Bu öğrencilerin yeri cezaevi olmamalı.”

Türkiye ve ÖSO tarafından 20 Ocak’ta Ankara’nın “terör örgütü” olarak nitelediği YPG’nin kontrolündeki Afrin’e başlatılan askeri harekat 58 gün sürmüş ve YPG’nin kentten çekilmesinden sonra Türk askeri  ve ÖSO kent merkezine girebilmişti.

Harekata destek amacıyla Boğaziçi Üniversitesi’nden bir grup öğrenci Afrin kent merkezine girilmesinin ardından lokum dağıtmıştı. Başka bir grup öğrenci de “İşgalin, katliamın lokumu olmaz” yazılı pankart açarak olayı protesto etmişti.

Olayın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ise "Boğaziçili o teröristlere okuma hakkı vermeyeceğiz" diyerek öğrencileri hedef göstermişti.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/egitim/966936/Tutuklu_Bogazicililerin_aileleri___36_gundur_cocuguma_dokunamiyorum_bile_.html

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar