Bihter Okutan
Oca 11 2018

AYM hak ihlalini tescilledi: Mehmet Altan ve Şahin Alpay'a tahliye

 

Anayasa Mahkemesi (AYM), 1,5 yıldır tutuklu bulunan gazeteci yazarlar Mehmet Altan, Şahin Alpay ve Cumhuriyet Gazetesi Kitap Eki Genel Yayın Yönetmeni Turhan Günay'ın tutukluluğunun hak ihlali olduğuna hükmetti.

AYM'nin oy çokluğu ile verdiği kararla birlikte Şahin Alpay ve Mehmet Altan tahliye edilecek. 

Kararın tutuklu diğer gazeteciler için de emsal olması bekleniyor. 

Şahin Alpay ile ilgili kısa kararında AYM şu hükme vardı:

"1.Tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirliğine oybirliğiyle,

2. Tutuklanma dolayısıyla ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna oybirliğiyle,

B. 1. Anayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine oyçokluğuyla,

2. Anayasa'nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine oyçokluğuyla karar verildi."

Mahkeme, Mehmet Altan ile ilgili kararında ise, ilk iki maddede aynı hükme varırken sonraki birkaç maddede ise farklı gerekçeler sunularak hem benzer hem de farklı bir karar verdi:

Alpay'ın kötü muameleye maruz kaldığı iddiasını "açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle" reddeden mahkeme, Mehmet Altan içinse, "iddiaya ilişkin başvuru yollarının tüketilmemiş olmasını" gerekçe gösterdi. 

Alpay için, "güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine" hükmeden mahkeme, Altan için yine "iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi" nedeniyle ret kararı verdi.

Altan için 20 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmeden AYM, Alpay'ın maddi tazminat talebini ise reddetti. 

Tahliye ve ihlal kararını Ahval'e yorumlayan, Alpay'ın avukatı Veysel Ok, "15 Temmuz sonrası yapılan başvuruda ilk hak ihlali kararıdır bu. 1,5 yıllık tutuklamanın haksız ve hukuka aykırı olduğunun tescilidir. İfade özgürlüğü açısından çok önemli bir karar" yorumunu yaptı.

Avukat Ok sözlerini şöyle sürdürdü:

"Karar tüm gazeteciler açısından önemli bir eşik olacaktır. Türkiye'deki gazeteciler için özgürlük kapısının aralanması açısından kritik öneme haiz bir karar. 1,5 yıllık tutukluluğun hukuka aykırı olduğunun da tescilidir ve alt mahkemelere bir mesajdan, haberden, sözden yazıdan delil olmayacağına dair ders niteliğinde bir karardır."

Kararla ilgili yorumunun devamında Avukat Ok, "Kararın içeriğini görmedim ama umarım karar içeriği içtihat niteliğinde yazılmış ve tüm gazeteciler için kullanılır niteliktedir. Böylece haksız yere tutulan tüm gazetecilerin serbestliğinin önü açılır, Türkiye’de ifade özgürlüğü yerine getirilebilir" diye konuştu.

AYM kararının tüm mahkemeler ve idari kurumlar için bağlayıcı olduğunu belirten Ok, kararla mahkemeye başvurduktan sonra bugün tahliyelerin gerçekleşmesini beklediklerini söyledi.

Alpay tutuklandıktan sonra Ağustos 2016'da AYM'ye ilk tutukluluğa itiraz başvurusu Veysel Ok tarafından yapılmıştı. 

Ok, ihlal ve tahliye hükmünün 1,5 yıllık tutukluluğun ardından gelmesini, "Geç kalınmış bir karar" olarak yorumladı. 

AYM'nin kararıyla ilgili Ahval'e konuşan Avukat Fikret İlkiz de, "Anayasa Mahkemesi kararı ile hak yerini buldu. Karar hak ihlalinin tescilidir. Gazeteciler ve aslında herkes için emsal oluşturur. Hak yerini buldu. Mahkeme kararından sonra tahliye süreci tamamlanacaktır. Gerekçeli karar muhtemelen bu akşam açıklanacaktır" yorumunu yaptı.

Ahmet Altan ve Mehmet Altan avukatı ve Altan adına AYM'ye bireysel başvuruyu yapan Orhan Kemal Cengiz de Ahval'e yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"Kararla, büyük bir kuraklıktan sonra çölde yağmur damlası üzerimize düşmüş gibi oldu. Hukuk canlanıyor umudu doğdu. Bugün yarın yukarı iradeden aksi yönde bir telkin gelmez ise bu karar ortamı değiştirecek bir karar. Tüm tutuklu gazetecileri de etkileyecektir. Hukukta bir yön değişimi sağlayabilir ama kararın gerekçelerini görmek lazım."

Kararı Ahval için yorumlayan bir diğer Avukat Ergin Cinmen ise şu değerlendirmede bulundu:

"Bugüne kadarki en önemli, en vahim hak ihlaliydi bu. Düşünce hürriyetini ortadan kaldıran bir durum yaşıyorduk. AYM bir ihlal kararı verdi. Kararı değerlendirmeye çalışıyoruz. Diğer tutuklu gazeteciler açısından emsal karar olduğunu düşünüyorum. AYM başkanı 7-8 ay önce, 'bazı dosyalar üzerinde emsal karar vereceğiz ve cezaevindeki gazeteci sorununu ortadan kaldırarak hukuki bir çerçeveye oturtacağız' demişti. Şu an tam olarak yapılan bu."

Günay için bireysel başvuru ise 26 Aralık 2016 tarihinde yapıldı ve "kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, ifade ve basın özgürlüğünün ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 18. maddesinin ihlal edildiği"ne dikkat çekildi. 

Günay, Cumhuriyet gazetesi davasında 9 aylık tutukluluğun ardından daha önce tahliye edilmişti.

Alpay kapatılan Zaman Gazetesi'ndeki köşe yazıları nedeniyle 'FETÖ terör örgütüne üye olmak' iddiasıyla 31 Temmuz 2016’da tutuklanmıştı. Alpay'ın yazılarının "darbe mesajı verdiği ve hükümeti itibarsızlaştırmaya çalıştığı" iddia edilmişti.

73 yaşındaki Alpay son olarak kaldığı Silivri Cezaevi'nden gönderdiği mektubunda, kötüye giden sağlık durumu ve kaybolan tahliye umudunu kaleme almıştı. Alpay, hakkında istenen 3 kez ağırlaştırılmış müebbet cezası ile ilgili olarak "Hayatımın son demlerini benden çalıyorlar. Neyim kalmış ki müebbetlik oluyorum?" diye yazmıştı.

Altan ise 22 Eylül 2016’da "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve terör örgütüne üye olmak' suçundan tutuklanmıştı.

Altan hakkında 17 sanıklı dava kapsamında  ağırlaştırılmış müebbet talebi vardı.

Cezaevlerinde şu an 150 civarında tutuklu gazeteci bulunuyor. Çoğu 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında, yazdıkları haberler, yorum ve yazılar, Twitter paylaşımları ya da televizyon programları gerekçe gösterilerek cezaevine konuldu.

"Terör örgütüne üyelik, darbeye teşebbüs, terör örgütü propagandası" gazetecilere yöneltilen suçlamaların başında geliyor.