Oca 11 2018

AYM'nin gazetecilerle ilgili kararlarının tam metni ve basın bildirisi

Anayasa Mahkemesi (AYM), 1,5 yıldır tutuklu bulunan gazeteci yazarlar Mehmet Altan, Şahin Alpay ve Cumhuriyet Gazetesi Kitap Eki Genel Yayın Yönetmeni Turhan Günay'ın tutukluluğunun hak ihlali olduğuna hükmetti.

AYM'nin oy çokluğu ile verdiği karar internet sitesinden de yayımlandı.

Mehmet Altan
Mehmet Altan 418 gündür tutuklu...

Mehmet Altan ile ilgili kararının basın bildirisinde, Altan'ın hürriyeti ve güvenliği hakkı ile ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar verildiği ifade edildi. Bildiriden öne çıkan satırlar ise şöyle:

Darbe teşebbüsünden bir gün önce Can Erzincan TV'de yayımlanan programdaki konuşmasında başvurucunun suça konu sözleri darbe teşebbüsünün ortamını hazırlamak amacıyla söylediğinin olgusal temellerinin soruşturma makamlarınca ortaya konulamadığı görülmektedir.

"Türbülans" başlıklı yazıyı yazarken FETÖ/PDY'nin amaçları doğrultusunda hareket ettiğine ilişkin kanaat oluşmasını sağlayacak nitelikteki olguların varlığı soruşturma makamlarınca gösterilememiştir.

Somut olayda "suç işlendiğine dair kuvvetli belirti"nin yeterince ortaya konulamadığı, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

Başvurucu hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin suça konu edilen yazı ve konuşmaların içeriğinden bağımsız olarak kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı yanında ifade ve basın özgürlüklerine yönelik de bir müdahale oluşturduğu anlaşılmaktadır.

Tutuklamanın hukukiliğine ilişkin olarak yukarıda yapılan tespitler dikkate alındığında ve isnat edilen suçlamalara dayanak olarak gösterilen temel olguların başvuruya konu yazı ve konuşmalar olduğu gözetildiğinde hukukilik şartını sağlamayan tutuklama gibi ağır bir tedbir, ifade ve basın özgürlükleri bakımından demokratik bir toplumda gerekli ve ölçülü bir müdahale olarak kabul edilemez.

 Son olarak yazılar ve konuşmalar dışında somut olgu ortaya konulmadan başvurucunun tutuklanmış olmasının ifade ve basın özgürlüklerine yönelik caydırıcı bir etki doğurabileceği de açıktır.

 Bu itibarla ifade ve basın özgürlüklerinin de ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

Şahin Alpay

Şahin Alpay ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin internet sitesinde yayımlanan basın bildirisinden öne çıkan satırlar ise şöyle:

Başvurucunun tutuklanmasına gerekçe olarak gösterilen yazıların "Din Savaşıymış", "Erdoğan ile Batı Arasında", "Evet Suçta Cezada Şahsidir", "Bu Millet Bidon Kafalı Değildir", "Çıkar Yol Erdoğan'sız Hükûmet" ve "Cumhurbaşkanı Seyirci Kalamaz" başlıklı yazılar olduğu anlaşılmaktadır.

Suçlamaya konu yazılar, 2013 yılının sonlarında ve 2014 yılının başlarında yazılmıştır. Bu yazılar, yayımlandıkları dönemde gerçekleştirilen "17-25 Aralık soruşturmaları"nı ve Hükûmet tarafından bu soruşturmalara gösterilen tepkileri konu almaktadır. Başvurucunun aylarca ülke gündeminde yer alan güncel bir konuda kamuoyunun bir kısmının ve muhalefet liderlerinin dile getirdiklerine benzer görüşlere yer verdiği yazılarının FETÖ/PDY'nin amaçlarına hizmet etmek için yazıldığının kabulünü gerektiren nedenler tutuklama kararında veya iddianamede somut olgularla açıklanmamıştır.

Bu itibarla somut olayda "suç işlendiğine dair kuvvetli belirti"nin yeterince ortaya konulamadığı, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla ifade ve basın özgürlüklerinin de ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

Turhan Günay
Cumhuriyet Gazetesi Kitap Eki'nin Yayın Yönetmeni Turhan Günay...

Cumhuriyet Gazetesi Kitap Eki Yayın Yönetmeni Turhan Günay ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin internet sitesinde yayımlanan basın bildirisinden öne çıkan satırlar ise şöyle:

Soruşturma makamlarınca, Cumhuriyet gazetesinin (gazete) yayın politikasının değişmesiyle birlikte gazetede yayımlanan haber, yazı ve manşetlerle devlet aleyhine manipülasyon yapılarak terör örgütlerinin amaçlarına hizmet edildiği ileri sürülmüştür. Bu bağlamda gazeteyi çıkaran firma olan Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık Anonim Şirketi (Şirket) ile gazetenin isim ve yayın hakkını elinde bulunduran Cumhuriyet Vakfı (Vakıf) yöneticilerinden olan başvurucunun diğer yöneticilerle birlikte suçlamaya konu haber, yazı ve manşetlerden sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.

Buna göre başvurucu, gazetede yayımlanan bir yazısı ya da sorumluluğunu üstlendiği kitap ekindeki bir yayın nedeniyle suçlanmamıştır. Başvurucuya isnat edilen suçlamanın temelinde gazetede yayımlanan manşet, haber ve yazılardan Vakıf ve/veya Şirket yönetiminde bulunması nedeniyle sorumlu olması gösterilmiştir.

Bununla birlikte başvurucu aşamalardaki savunmalarında hiçbir zaman Vakıf Yönetim Kurulunda görev almadığını, Şirket yönetiminde ise sadece 2011 ile 2013 tarihleri arasında görev yaptığını belirtmiştir.  Öte yandan iddianamede yer verilen Vakıf Yönetim Kurulu listelerinde başvurucunun adı yer almamaktadır. Başvurucunun 2013 yılından sonra Şirket yönetiminde yer aldığına dair herhangi bir bilgi de bulunmamaktadır. Tutuklamaya konu eylemler ise 2013 yılı sonrasında gerçekleşmiştir.

Bu itibarla başvurucu yönünden "suç işlendiğine dair kuvvetli belirti"nin soruşturma makamlarınca yeterince ortaya konulamadığı, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.