Oca 08 2018

'Deniz Yücel'in kaderini silah ticaretine bağlamak alay edici bir durum'

 

Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, Der Spiegel'e verdiği bir röportajda, tutuklu gazeteci Deniz Yücel serbest kalmadan Türkiye'ye silah satışına onay verilmeyeceğini söylemişti.

Bu açıklamayla ilgili 'kirli pazarlık, ahlaksız teklif' gibi yorumlar yapılmıştı. Silah ticaretini bir kişinin özgürlüğüne düğümleyen anlayışı reddedenler, bu yaklaşımın tehlikelerine dikkat çekiyor.

DW muhabiri Rupert Wiederwald, "Pahalıya mal olacak yumuşama" başlıklı makalesinde, Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, Türk mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu ile Goslar'daki buluşmasından sonra Almanya ile Türkiye arasındaki ilişkilerin düzelmesi için her şeyin yapılacağını söylediğini hatırlatıyor ve ekliyor:

"Gabriel, "her şey"in tam olarak ne olduğuna dair bir açıklama yapmazken, bunun ne olduğu ile ilgili ortada açık işaretler mevcut. Mesela Gabriel'in Alman Der Spiegel dergisine verdiği mülakat gibi. Gabriel bu mülakatında, Almanya'dan Türkiye'ye hâli hazırda durdurulmuş olan silah ihracatının tutuklu gazeteci Deniz Yücel davası ile bağlantılı olduğunu ifade etmişti. Bu gerçekten de alaycı ve zararlı bir durum olurdu."

Wiederwald, böylesi bir anlaşma teklifinin Almanya'nın elini zayıflatacağı görüşünde.

"Almanya'nın son aylarda tutarlı ve diplomatik ihtiyat içerisinde ince ayar yaparak Türkiye'ye karşı güttüğü politikasını zayıflatıyor. Almanya, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile istediği Gümrük Birliği anlaşmasının yenilenmesinin dondurulmuş olarak kalması için uğraştı" yorumunu yapan Wiederwald şöyle devam ediyor:

"Bu durum Türkiye'yi hassas noktasından vurdu ve alenen sarf edilmiş sert sözlerin de ötesinde bir etkisi oldu. Aynı durum durdurulan birçok silah projesi için de geçerli.

Alman-Türk gazeteci Yücel'in kaderini yeni silah ticaretine bağlamak alay edici bir durum. Zira Deniz Yücel Türk güvenlik güçlerini ve onların Kürtlerin yaşadığı bölgelerdeki icraatlarını sürekli eleştirel bir dille kaleme aldı. Yücel'in salıverilmesine bu güvenlik güçlerini güçlendirerek erişmek pek açıklanabilir bir durum olmaz."

Wiederwald, özgürlük hakkının pazarlığa açık olmadığını hatırlatıyor ve Almanya'nın pazarlık yaklaşımının Almanya'yı Türkiye ve diğer otoriter ülkelere karşı güvenilmez kıldığına dikkat çekiyor ve ekliyor:

"Özgürlük hakları pazarlığa açık değildir ve bu haklar birkaç tank pahasına amorti edilemez. Aksi halde uluslararası alanda temel haklar konusunda nasihat vermeyi seven bir ülke kendisini şantaja açık hale getirir. Ve bu ülkenin vatandaşları da tank, tüfek ve füze ile telafi edilen diplomatik çatışmaların rehinesi olma tehlikesi ile karşı karşıya kalır."