Ara 13 2017

En fazla gazetecinin cezaevinde olduğu ülke: Üst üste iki yıldır Türkiye

Türkiye, Gezi olayları başlayan ve 15 Temmuz ile tırmanan uzunca bir süreçte basın özgürlüğü konusunda hızla geriye doğru gitmeye devam ediyor.

Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın resmi internet sitesinde yer alan verilere göre, 146 gazeteci ve medya çalışanı şu anda özgürlüklerinden mahrum olarak cezaevlerinde tutuklu.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın iddiasına göre, cezaevindeki gazeteci sayısı 30. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, “Türkiye'de gazetecilikten dolayı hapiste olan hiç kimsenin olmadığını” öne sürüyor. Bunu Temmuz 2017’de BBC’ye verdiği mülakattan biliyoruz.

İktidar sahiplerinin dayanak gösterdiği nokta, Sarı Basın Kartı. Onlara göre, devletin verdiği, 15 Temmuz sonrası 889 gazetecininkinin iptal edildiği bu karta sahip olmak gazetecilik sayılıyor.

Birçok sivil toplum kuruluşunun son yıllarda açıkladığı raporlarda, Türkiye hep son sıralarda kendine yer buluyor.

Sınır Tanımayan Gazeteciler’in, 2017 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde "kara liste" olarak isimlendirilen en kötü durumdaki ülkelerin arasına girmesine sadece dört sıra kaldı Türkiye’nin. Bu raporlara bir yenisi de bugün eklendi.

Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Aralık 2017 itibarıyla dünya çapında 262 gazetecinin hapiste olduğunu açıklarken, en fazla gazetecinin cezaevinde olduğu ülkenin Türkiye olduğunu raporladı.

Türkiye'deki tutuklu gazeteci sayısı geçen yıla göre 8 azalarak 73'e düşmüş gözüküyor CPJ’nin raporunda.

Türkiye, bu olumsuz tabloda kötü bir ilke imza atıyor. Üst üste ikinci yıl "en fazla gazetecinin cezaevinde olduğu ülke" konumunda şu an.

Raporda, Türkiye’de basına yönelik baskının 15 Temmuz sonrası arttığına vurgu yapılıyor. Gülen cemaati mensuplarının kripto mesajlaşma uygulaması olduğu söylenen ByLock’la ilgili tutuklamalara da değinilmiş raporda. Bazı gazetecilerin, Bylock kullandıkları ve Gülenci kurumlar arasında olduğu iddia edilen bankalarda hesapları olduğu için suçlandıklarına dikkat çekiliyor.

Türkiye’de hâlihazırda medyanın neredeyse tamamına yakını iktidarın etkisi altına girmiş vaziyette. Birkaç muhalif gazete ve televizyon dışında basına yönelik bu baskılara ses çıkartan medya kuruluşu yok denecek kadar az. Bazı aydın ve yazarlar da “sessiz kalmakla” eleştiriliyor. Bu durum sadece Türkiye için geçerli değil elbette. Özellikle Trump’ın başkanlık koltuğuna oturmasının ardından ABD’de benzer sorunlar günden güne artış gösteriyor.

Rapor, bunu “küresel bir sorun” olarak tanımlıyor ve uluslararası toplumu bu soruna karşı tutum almamakla eleştiriyor.

CPJ'in raporundan dikkat çeken bir başka başlık ise "hatalı haber" tutuklamaları. Dünya çapında yaptığı bir haberin hatalı olmasından dolayı hapse atılan gazeteci sayısı bu yıl rekor kırarak 21'e ulaşmış durumda.

Rapora göre, listenin ikinci sırasında bulunan Çin'deki tutuklu gazeteci sayısı 38'den 41'e yükselmiş durumda. Üçüncü sıradaki Mısır'da ise geçen yıl 25 olan sayı Aralık 2017 itibarıyla 21'e düştü.