Muharrem Erbey
Oca 04 2018

İdris Baluken şahsında İmralı Barış Süreci cezalandırıldı

Türkiye’de uzun yıllardır yargı eliyle itiraz eden Kürtler hep derdest edildi. Hep susturuldu. Bugün yargılama adına garabet diyeceğimiz bir karara yine Kürt halkı ve siyaseti maruz kaldı.

Halkların Demokratik Partisi Diyarbakır Milletvekili İdris Baluken, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde olağanüstü koşullarda yargılaması yapıldı.

Ankara/Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Baluken, duruşmaya SEGBİS sistemi ile katıldı.

Duruşmayı HDP EŞ Genel Başkanı Serpil Kemalbay Grup Başkan Vekilleri Ahmet Yıldırım ile Filiz Kerestecioğlu, parti sözcüsü Ayhan Bilgen ve tutuklanamayan çok sayıda HDP milletvekilleri MYK üyeleri ile adliyeye yoğun kimlik kontrolü ve ablukalardan sonra duruşma salonuna girebilen partililer katıldı.

Duruşma daha önce benim de içinde bulunduğum KCK Ana Davası denilen Kürt siyasetçilerinin 5 yıl boyunca tutuklu yargılandığı büyük salonda yapıldı.

Mahkeme binasının dışından itibaren olağanüstü güvenlik önlemleri göze çarpıyordu. Rutine binen tutuklamalar, ağır cezalar son zamanlarda arttı. Yakın zamanda yargılamaya gerek yok. KHK ile tutuklanıp cezalandırılmasına karar verilmesine dair yeni bir KHK çıkarsa da şaşırmam.

Salona girişte herkeste bir karamsarlık hakim. İdris Baluken’i bu gün alacak mıyız diye soruyorlar milletvekilleri. Umarım diyoruz. Salona geçiyoruz. İdris Baluken’in dosyasına bakan avukatı Reyhan Yalçındağ Baydemir ile Avukat Mesut Beştaş ve ben savunma koltuğunda hazırız.

Daha önceki duruşmada savcı verdiği mütalaasında Baluken'in, "Silahlı terör örgütü üyesi olmak" ve "terör örgütü propagandası yapmak" ile "toplantı gösteri yürüyüşleri kanuna muhalefet etme" suçlarından 47 yıl hapis cezasına çarptırılmasını talep ediyordu.

4 Kasım 2016’da gözaltına alınarak getirildiği Bingöl’de tutuklanan HDP Diyarbakır Milletvekili ve İmralı Heyeti üyesi İdris Baluken’in 14 aydır tutuklu olan İdris Baluken Ankara Sincan cezaevinden SEBGİS ile bağlandı.

Daha önce savcının ceza için verdiği mütalaaya karşı beyanları soruldu. İdris Baluken yaklaşık 30 dakikada naif kişiliğiyle hazırladığı savunmasını yaptı.

HDP’nin Grup Başkan vekili olarak yaptığı siyasi faaliyetleri, TBMM çalışmalarını, partinin aldığı kararları nasıl hayata geçirdiğini, parti organları ve yetkilileri dışında kimseden talimat almadığını, haksız hukuka aykırı bir şekilde tutuklandığını, siyasi iktidarın, yargı organlarının, mahkemelerin sorumluluk alarak elini taşın altına koymak yerine, süreci kotarmaya çalışan tutumlarını üzülerek izlediğini, ilk duruşmada verilen tahliye kararına rağmen, bir yıla yakın süredir hukuksuz şekilde tutuklu olduğunu.

Son yayınlanan KHK'daki bir maddenin adeta itiraf niteliğinde olduğunu, bu KHK ile açık şekilde hürriyet gaspına uğradığının ortaya çıktığını belirtti.

Mütalaadaki eylemlerin tamamının partinin siyasi etkinlikleri olduğunu, suçlamaların kürsü dokunulmazlığı ve yasama sorumsuzluğu noktasında ele alınması gerektiğini vurguladı.  Hiçbir yerden talimat almadığını ısrarla vurguladı.

Halkın iradesini temsil ediyorum, dedi. Partimin görevlendirmeleri dışında hiç kimseden talimat almadım dedi. Bu tarz imaları bile kişiliğime ve temsil ettiğim seçmenin iradesine hakaret olarak görüyorum, bunu kendi onuruma karşı suç sayarım, dedi. İdris Baluken suçlamaları kabul etmeyerek beraatini istedi.

Avukat Reyhan Yalçındağ Baydemir kapsamlı bir savunma yaptı. Mahkeme başkanına çok sayıda belge sundu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları, Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararı, emsal yerel mahkeme kararları, partinin genelgeleri sunuldu.

Savunmasını kapsamlı ve belgelere yaparak demokratik siyasetin yapılmasının imkansız hale geldiğini vurguladı. Özerklik talebinin DBP’nin tüzüğünde yer aldığını ve bunun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından onaylandığını suç olmaktan çıktığını vurguladı.

Demokratik Toplum Kongresi'nin yasak bir kurum olmadığını açık olduğunu vurguladı. Davanın düşmesini, beraat ile beraber tahliye talep etti.

Avukat Mesut Beştaş da yargılamanın hukuka dayanmadığını siyasi olduğunu detaylarıyla vurguladı. Ben de savunmamı cumhuriyetin ötekilerin inkarı üzerinde kurulduğunu yargı eliyle muhalif Kürtlerin derdest edildiğini vurguladım.

İdris Baluken TCK 314/2 örgüt üyeliğinden, TMK 7/2 örgüt propagandasından, 2991 sayılı toplantı ve gösteri kanununa muhalefetten yargılanıyordu. Söz konusu suçun maddi manevi unsurları oluşmamıştı.

Buna rağmen aynı benzer suçlarla ilgili olarak Yargıtay 16 ceza dairesinin Van KCK davasını bozduğunu orada yargılanan Van Büyükşehir Belediye Başkanı Bekir Kaya’nın ve diğer siyasetçilerin sadece siyaset yaptığından dolayı yargılandığını belirten ve bozulan dosyayı emsal verdim.

Ayrıca insan hakları derneği Adana şubesi yöneticilerinin basın açıklaması nedeniyle aldığı cezanın AİHM’de Türkiye aleyhine bozulup Türkiye’yi mahkum ettiğini barışçıl açıklamaların suç sayılamayacağını ileri süren kararından örnekler verdim.

Bu salonda KCK Ana davada 5 yıl tutuklu yargılandığımı, buradaki hakim ve savcılara suç işlediklerini ve yargılanacaklarını söyledik. Ne oldu hepsi tutuklandı dedim. O anda savcı ve hakimler dönüp baktılar. Dondu herkes. Mahkeme daha sonra ara verdi. Yarım saatlik aradan sonra da kararını açıkladı.

Tamamı konuşmalardan müteşekkil eylemlerden dolayı İdris Baluken’e Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 7 yıl 6 ay, 4 kez "terör örgütü propagandası yapmak" suçundan 4 yıl 7 ay, 4 kez de "toplantı gösteri yürüyüşleri kanuna muhalefet etme" suçundan 4 yıl 7 ay hapis cezası olmak üzere 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi.

Baluken, "Devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak" suçundan ise berat etti. Mahkeme tefhim ile tutukluk halinin devamına karar verdi. Salon üzgün bakışlar altında boşaltıldı.

Yargı, Kürtler için 2018'e çok hızlı girdi. Bununla sınırlı kalmayacağını çıktıktan sona anladık. Daha dün HDP Şırnak milletvekili Leyla Birlik’e yaptığı konuşmalardan dolayı 1 yıl 9 ay hapis cezası verilmişti. Duruşmanın yapıldığı 4 Ocak 2018 günü ayrıca tutuklu yargılanan HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı eski Milletvekili Aysel Tuğluk’a 1 yıl 6 ay hapis cezası verildiğini okuduk sosyal medyadan.

Adliyede iken ceza kararlarının yağmur gibi yağdığını duyduk. Uzun süredir tutuklu olan DBP Eş Genel Başkanı eski Milletvekili Sebahat Tuncel’e 3 yıl 2 ay ceza verildiğini, tutuklu olan HDP Milletvekili Nursel Aydoğan 1 yıl 3 ay hapis cezası verildiğini ve yine HDP Milletvekili Adem Geveri’ye 1 yıl 3 ay ceza verildiğini okuduk.

Adliyeden çıkarken Tunceli Milletvekili Alican Ünlü’nün ifade için gözaltına alındığını duyduk. İnanılmaz bir hızla işleyen yargı bürokrasisi işini hızlıca hukuka aykırı, yasaları dar  yorumlayarak KHK’ya uygun bir şekilde yapıyor.

Seçilen halk iradesi derdest edilip fahiş cezalara çarptırılıyor. Artık adaletin ruhuna el fatiha demek kalıyor. Yakın zamanda yapılan bir ankette yargıya olan güvenin % 2’ye düştüğü izah ediliyor. Siyasetin yargıya müdahalesinin her dönemde olduğunu biliyoruz. Ama bu kadar aşikar olan müdahaleyi anlamakta zorlanıyoruz.

İdris Baluken’in ilk duruşmada tahliyesinden sonra Murat Yücesoy adlı İstanbul Pendik’te oturan tahliyeye itiraz ettiğini söyleyen bir yurttaşa Adalet Bakanlığı’nın, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının durmadan birbirine yazışarak Sayın Murat Yücesoy’un tahliyeye itirazına dair yaptığı yazışmaları üzülerek okuduk.

Bunu mahkemeye sordum. Hukukta olmayan bir itiraz yöntemini neden Adalet bakanı bu kadar ciddiye alıyor. Hangi mevzuatta, vatandaş mahkeme kararına dışarıdan itiraz edebilir deniliyor. Ayrıca savcının yaptığı itiraz dahi hukuka aykırıyken vatandaşın gayrı ciddi ihbarı nasıl bu kadar ciddiye alınır. Anlamakta zorluk çekiyorum. Bunu sorduğum mahkeme heyeti susup dinlemekle yetindi.

İdris Baluken aynı zamanda Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz alanında iyi bir uzman hekimdir. Ama bizler onu İmralı Heyetinden tanıyoruz.

Orada kangren haline gelinen Kürt meselesinin çözümü konusunda ciddi sorumluluklar aldığını biliyoruz. Çözüm sürecinden tümüyle vazgeçen hükümet İmralı Görüşmelerinin çoğuna katılan İdris Baluken şahsında BARIŞ SÜRECİNİ cezalandırarak seçim müttefiki olacak MHP’ye ve tabanına ciddi ciddi mavi boncuk vererek gelecek dönemin habercisi oldu.

Bu gün Diyarbakır’da Barış süreci cezalandırıldı.