Ara 17 2017

Parlayan aurolar ve kara para: Pentagon'un gizemli U.F.O. programı

Savunma Bakanlığı'nın yıllık 600 milyar dolarlık bütçesinden Gelişmiş Uzay Tehdit Belirleme Programı'na harcanan 22 milyon doları bulmak neredeyse imkansız. Ki Pentagon da bunu istiyor.

New York Times'ten Helene Cooper, Ralph Blumenthal ve Leslie K. hazırladığı dosyaya göre program katılımcılarının röportajları ve The New York Times'ın elde ettiği kayıtlardaki Savunma Bakanlığı yetkililerine göre program yıllardır belirlenemeyen uçan cisimlerle (UFO'larla) ilgili ihbarları araştırıyor.

Program, askeri istihbarat yetkilisi Luis Elizondo tarafından Pentagon'un C kanadındaki beşinci kattan, labirent binanın derinliklerinde bir yerden yönetiliyor.

Savunma Bakanlığı daha önce programın varlığını hiç tanımamış, 2012'de kapatıldığını söylemişti. Ama destekçilerinin söylediğine göre, Pentagon'un program çalışmalarını fonlamayı kestiği dönemde dahi program varlığını sürdürdü.

Dediklerine göre son beş senedir, program yetkilileri, Savunma Bakanlığı'ndaki görevlerini yaparken bir yandan da elemanları tarafından getirilen vakaları araştırmaya devam etti.

Navy F/A-18 Suber Hornet ile bilinmeyen bir cismin yakınlaşmasını gösteriyor. Video Savunma Bakanlığı'nın Gelişmiş Uzay Tehdit Belirleme Programı [Advanced Aerospace Threat Identification Program] tarafından 16 Aralık 2017'de yayınlandı.

Gizemli program -bir kısmı hala çok gizli- 2007'de başladı ve başlangıçta, o dönem Senato'da çoğunluk lideri olan ve uzay fenomenlerine ilgi duyan Nevadalı Demokrat Harry Reid'in talebiyle büyük ölçüde finanse edildi.

Paranın çoğu, şu anda NASA ile insanların uzayda kullanabilecekleri genişleyebilir araçlar üretiminde birlikte çalışan girişimci milyarder ve Bay Reid'in de eski arkadaşı Robert Bigelow'un yönettiği uzay araştırmaları şirketine harcandı.
CBS'in Mayıs ayındaki “60 Minutes” [60 Dakika] programında Bay Bigelow uzaylıların var olduğu ve U.F.O.'ların Dünya'yı ziyaret ettiği konusunda “kesinlikle ikna olduğunu” söylemişti.

Harry Reid
Harry Reid, eski Senato çoğunlu lideri, uzun süredir uzay fenomenlerine ilgi duyuyor. (FOTO: AP Photo/Evan Vucci)

Bay Bigelow'un Las Vegas merkezli şirketiyle birlikte çalışan program, itiş gücü belirsiz çok hızlı hareket eden ya da ne tarafından kaldırıldığı belli olmaksızın havada duran uzay araçlarının gözlemlendiğine yönelik belgeler üretti.

Programın yetkilileri aynı zamanda, aralarında 2004 yılında San Diego kıyısındaki uçak gemisi Nimitz'ten kalkan iki Navy F/A-18F savaş jetinin takip ettiği ve bu Ağustos ayında yayınlanan görüntülerin de olduğu Amerikan askeri hava araçlarının belirsiz cisimlerle yakınlaşmalarına dair videoları da inceledi.

Bu sene Kongre'den emeli olan Bay Reid programdan gurur duyduğunu söylemişti.

Nevada'daki son röportajında “Bu işi yaptığım için hiçbir şeyden mahçup olmadım, utanmadım ve üzülmedim” diyen Bay Reid “Bence bu Kongre görevim boyunca yaptığım en iyi şeylerden. Kimsenin daha önce yapmadığı bir şeyi yaptım” diye konuşmuştu.

İki eski senatör ve savunma harcamaları alt komitesinin önemli üyelerinden Alaskalı Cumhuriyetçi Ted Stevens ile Hawaiili Demokrat Daniel K. Inouye de programı destekledi. Bay Stevens 2010'da, Bay Inouye de 2012'de hayatını kaybetti.

M.I.T.'li astrofizikçi Sara Seage ise programın esasına değinmemekle birlikte bir cismin kaynağının bilinmemesinin onun illaki başka bir gezegen ya da galaksiden geldiği anlamına gelmediği konusunda uyarıyor.

“İnsanların gerçekten alışılmadık bir fenomeni gözlemledikleri bazı durumlar gerçekten ciddi bir araştırmayı hak ediyor” diyen Seager, “Ama insanların genellikle bilim konusunda anlamadığı şey şu ki çoğu zaman açıklanamayan olaylar yaşıyoruz” diye ekliyor.

Eski NASA uzay mekiği mühendisi ve U.F.O. gözlemlerinin çürüten uzay uçuşuyla ilgili 10 kitabın yazarı olan James E. Oberg de bu konuda şüpheci.

“Çok sayıda sıradan olay ve insan algısı ile bu hikayeler açıklanabilir” diyen Oberg, “Havada aktif olan ama başkalarının bunu bilmesini istemeyen çok insan var. Anlaşılmayan gürültünün içinde kaybolmaktan hatta bunu kamuflaj olarak kullanmaktan memnunlar” diyor.

Yine de Obergi araştırmaları olumlu karşıladığını söylüyor:

“Oralarda bir yerden inci çıkabilir.”

The Times'ın sorularına cevap olarak Pentagon yetkilileri, bu ay, Savunma İstihbarat Teşkilatı'nın [Defense Intelligence Agency] bir parçası olarak başlayan programın varlığını kabul etti. Ancak yetkililer çalışmanın beş yıl önce, 2012'de sona erdiği konusunda ısrarcılar.

Pentagon
Pentagon yetkileri programın 2012'de, başlangıcından beş yıl sonra sona erdirildiğini söylerken programı yürüten yetkili sadece hükümet fonunun sona erdiğini söylüyor. (FOTO: AFP PHOTO / SAUL LOEB)

Pentagon sözcüsü Thomas Crosson, Savunma Bakanlığı'na ithafla, elektronik postasında “Finansmanı hak eden daha yüksek öncelikli başka konuların olduğuna ve bu değişikliğin Savunma Bakanlığı'nın çıkarına olduğuna karar verildi” dedi.
Ama Elizondo, çalışmaya dair sona eren tek şeyin 2012'de kuruyan hükümet fonu olduğunu vurguladı.

Elizondo, bir mülakatında, o zamandan veri donanma ve CIA yetkilileriyle birlikte çalıştığını söylemişti. Elizondo bu Ekim ayında kendi deyimiyle aşırı gizlilik ve iç muhalefeti protesto etmek için istifa ettiği güne kadar Pentagon'daki ofisinde çalışmaya devam etti.
Elizondo Savunma Sekreteri Jim Mattis'e yazdığı istifa mektubunda “Bu meseleye niçin daha fazla zaman ve çaba harcamıyoruz” diye sormuştu.

Elizondo çalışmaların devam ettiğini ve ismi vermediği bir halefi olduğunu da belirtti.
U.F.O.'lar, on yıllardır Birleşik Devletler'de araştırılıyor, bunların arasında Amerikan ordusu da var.  

Hava Kuvvetleri, 1947'den başlayıp 1969'da resmi olarak sona erdirdiği bir seri çalışmada 12 binden fazla U.F.O. görülen olayı araştırdı.

Mavi Kitap Projesi [Project Blue Book] kod adlı proje 1952'de başladı ve gözlemlerin çoğunun yıldız, bulut, gelenekse hava araçları ya da casus uçak olduğunu sonucuna vardı, buna rağmen 701 vaka açıklanamadı.

O dönem Hava Kuvvetleri sekreteri olan Robert C. Seamans Jr. Mavi Kitap Projesi'nin sona erdiğini duyuran bildiride projenin “artık ne ulusal güvenlik ne de bilim gerekçesiyle haklı gösterilemez” olduğunu söylemişti.

Robert Bigelow
Robert Bigelow

Bay Reid, U.F.O.'lara yönelik ilgisinin Bay Bigelow'dan geldiğini söylüyor. Bay Reid, 2007'deki bir röportajında Bay Bigelow'un kendisine Savunma İstihbarat Teşkilatı'ndan bir yetkilinin Bay Bigelow'dan araştırmalarını yaptığı Utah'taki çiftliği ziyaret etmek istediklerini söylediğini aktarmıştı.

Bay Reid, Bay Bigelow'la görüşmesinden kısa süre sonra teşkilat yetkilileri ile tanıştığını ve U.F.O.'larla ilgili bir araştırma programı başlatmak istediklerini öğrendiğini söylemiş, daha sonra Capitol'deki [Amerikan Kongre Binası] güvenli bir odaya Bay Stevens ile Bay Inouye'yi çağırmıştı.

2016'da ölen eski astronot ve Ohio senatörünü kast ederek “Birkaç yıl önce John Glenn ile konuşmuştum” diyen Bay Reid, Bay Glenn'in kendisine federal hükümetin U.F.O.'lara daha ciddi yaklaşması gerektiğini, askeri istihbarat görevlileri ve özellikle de tanımlayamadıkları ya da açıklayamadıkları hava araçları gören pilotlarla konuşması gerektiğini söylediğini aktardı.

Bay Reid, U.F.O. görülme olaylarının genellikle askeriyenin emir komuta zinciri içerisinde rapor edilmediğini çünkü askeri görevlilerin kendilerine gülünmesinden ya da yaftalanmaktan korktuklarını söyledi.

Bay Reid, Bay Stevens ve Bay Inouye ile toplantısının “bugüne kadarki en kolay toplantısı” olduğunu belirterek şöyle ekledi:

“Ted Stevens 'Hava Kuvvetleri'ndeki günlerimden beri bu anı bekliyorum' dedi.”

(Alaska senatörü Hava Kuvvetleri'nde pilottu ve İkinci Dünya Savaşı boyunca görevlileri Çin üzerinden taşımıştı.)

Bay Reid, toplantı sırasında Bay Stevens'ın ne olduğu bilinmeyen tuhaf bir hava aracı tarafından millerce takip edildiğini anlattığını aktardı.

Üç senatöründe Senato zemininde programın fonlanması konusunda kamuya açık bir tartışma yapmak istemediğini söyleyen Bay Reid, Pentagon'un gizli programlara yönelik bütçesini kastederek “Bu sözde kara paraydı. Stevens biliyordu, Inoute biliyordu. Bu bu şekildeydi ve biz de bu şekilde olmasını istiyorduk” dedi.

The Times'ın edindiği sözleşmelere göre 2008'in sonundan 2011'e kadarki kongre ödeneği hemen hemen 22 milyon dolardı. Para programın yönetimi, araştırmalar ve tehdit oluşturan cisimlere yönelik değerlendirmelere harcandı.

Fon, taşeron kiralaran ve programın istediği araştırmaları yaptıran Bay Bigelow'un şirketine, Bigelow Aerospace'e gitti.
Bay Bigelow'un yönetimindeki şirket, Bay Elizondo ve diğer program görevlilerinin tanımlanamayan hava fenomenlerinden elde ettikleri metal alaşımları ve diğer materyelleri muhafaza etmek için Las Vegas'ta binalar modifiye etti.

Araştırmacılar ayrıca cisimlerle temas ettiklerini söyleyen insanlardaki fiziksek etkiler üzerine çalıştı, psikolojik değişiklikleri inceledi. Buna ek olarak araştırmacılar acayip hava araçlarını gördüğünü rapor eden askeri görevlilerle de konuştu.

CIA için altıncı his üzerine araştırma yapan ve program için de çalışan Harold E. Puthoff, “Durumumuz, Leanordo da Vinci'ye bir garaj kapısı kumandası verilmesi gibiydi. Öncelikle [da Vinci] bu plastik aletin ne olduğunu anlamaya çalışırdı. Elektromanyetik sinyallerle ilgli ya da kumandanın işleviyle ilgili hiçbir şeyi bilemezdi” diyor.

Program, U.F.O. olaylarına ilişkin görüntü ve ses kayıtlarını topladı. Bunların arasında Navy F/A-18 Super Hornet'in parlayan bir haleyle çevrilmiş çok hızlı uçan ve hareket ettikçe dönen bir hava aracına ilişkin kayıtlar da vardı. Kayıtta donanma pilotlarının gördükleri şeyin ne olduğunu anlamaya çalıştıkları duyuluyor.

Pilotlardan biri “Bunlardan bir filo dolusu var” diye bağırıyor. Savunma görevlileri olayın yaşandığı yeri ya da tarihi açıklamayı reddediyor.

Bay Bigelow bir röportajında “Uluslararası anlamda bu konuda en geri kalmış ülkeyiz” demiş ve eklemişti:

Bilim insanlarımız sürgün edilmekten, medyamız yaftalanmaktan korkuyor. Çin ve Rusya bu konuda çok daha açık ve ülkelerinde bununla ilgili devasa örgütleri var.

Belçika, Fransa, İngiltere gibi küçük ülkeler, Şili gibi Güney Amerika ülkeleri de bu konuda çok açık görüşlü. Bu meseleyle ilgili proaktifler ve bir çocukluk tabusu gibi geride bırakmaktansa tartışmayı tercih ediyorlar.

2009 yılında Bay Reid, programın olağanüstü keşifler yaptığına karar vererek onu korumak için güvenlik önlemlerinin artırılmasını savundu.

Bay Reid, o dönem savunma sekreteri yardımcısı olan William Lynn III'e yazdığı mektupta “Çok sayıda yüksek duyarlılıklı, deneysel hava aracımsı bulguların tanımlanmasında büyük ilerleme kaydedildi” diyerek programın “kısıtlı özel erişim programı” olarak belirlenip sadece birkaç kişilik görevli ile sınırlandırılmasını istedi.

2009'da dönemin direktörü tarafından hazırlanan Pentagon brifing özetinde “eskiden bilim kurgu olarak varsayılan şey artık bilimsel gerçekler” denerek Birleşmiş Milletler’in kendisini keşfedilen bu yeni teknolojiler karşısında korumaktan aciz olduğu iddia edildi. Bay Reid'in özel tanımlama talebiyse reddedildi.

Bay Elizondo, 4 Ekim tarihli istifa mektubunda “olağandışı hava sistemleri askeri silah platformlarına müdahale ediyor ve yeni nesilin ötesinde yetenekler gösterdiğine ilişkin Donanma ve diğer birimlerden gelen hesaplara” daha fazla önem verilmesi gerektiğini yazdı.

Programdaki kısıtlamalara yönelik hayalkırıklığını dile getiren Bay Elizondo, Bay Mattis'e “silahlı kuvvetler ve ulusal menfaatler açısından bu fenomenlerin yeteneğini ve niyetini tespit etmek yaşamsal bir ihtiyaç" dedi.

Bay Elizondo, şimdi başka bir eski Savunma Bakanlığı görevlisi olan Bay Puthoff ve eski istihbarattan sorumlu savunma sekreteri yardımcısı Christopher K. Mellon ile birlikte ticari biri girişim olan To the Stars Academy of Arts and Science'a [Yıldızlar Sanat ve Bilim Akademisi] katıldı. Üç isimde kamuoyuna açık bir şekilde çalışmalarından bahsediyor, girişim U.F.O.'lar hakkında araştırmalar için para toplamayı amaçlıyor.

Bay Elizondo, bir röportajında kendisinin ve hükümetteki meslektaşlarının araştırdıkları fenomenlerin başka bir ülke kaynaklı olmadığını ortaya çıkardıklarını söyleyerek “Hiçbir hükümetin ya da kuruluş bu gerçeği halktan gizlememeli” diyor.

Bay Reid, kendi açısından cisimlerin nereden geldiğini bilmediğini söylüyor. “Cevaplara bugün sahip olduğunu söyleyen kim varsa kendini kandırıyordur. Bilmiyoruz” diyen Bay Reid şöyle de ekliyor:

“Ama bir yerden başlamamız gerekiyor.”