Can Teoman
Mar 07 2018

Şehit mesajı yerini buldu: Ülker'e BDDK'dan 'olur' çıktı

Ülker Grubu’nun yurtiçindeki yaklaşık 20 bankaya olan 7 milyar dolarlık kredisini ‘Bu durum sürdürülemez’ sözlerinin yer aldığı bir mektupla yeniden yapılandırma isteği ekonomide son dönemin en çok konuşulan konusu oldu.

Bisküvi ve atıştırmalık pazarında Türkiye’nin en büyüğü olan, dünyada ise Godiva ve United Biscuits gibi dev markalarla ikinci yer alan grup,  bu talebi şirket merkezini Londra’ya taşıdıktan hemen sonra yapınca spekülasyonlar da arttı tabii.

Aktroller uzun süredir ‘Rothschild Ailesi’ne hizmet etmekle suçladıkları grubun sahibi Murat Ülker hakkında ‘Vatan haini’ yakıştırmasını sosyal medyada bolca kullanıldı. Sadece onlar değil, AKP’nin gizli iktidar ortağı ulusalcı kesimin gazetelerinde de şirket yerden yere vuruldu. Türk bankalarını dolandırmaya çalışmakla itham edildi.

Aslında temel itibariyle Ülker’in yapmak istediği, daha önce Sabah-atv ve Türk Telekom da dahil birçok örnekte görülen kredi yeniden yapılandırılmasından farklı değildi. Ülker’in sahibi olan Yıldız Holding’ten alacaklı bankalara yollanan mektupta yer alan bilgilere göre şirket benzeri bir kolaylığın kendisine de sağlanmasını istiyor,

bunun için de bankalara muadil örneklerde olduğundan çok daha iyi şartlar sunuyordu. Elindeki tüm gayrimenkulleri ipotek olarak bankalara açarken, halen iyi durumda olan şirketlerinin satışı ya da halka arzından elde edilecek gelirlerle kredinin yapılandırmayla uzatılan vadeden önce bile ödenebileceğini belirtiyordu. Tabii bu öneriler fazla önemsenmedi ve kara propaganda sürdü.

Ta ki, 2 Mart’ta Murat Ülker, kişisel Instagram hesabından Afrin Operasyonu ile ilgili çok dikkat çeken bir mesaj yayınlayana kadar. Ülker operasyonun başlamasından tam 41 gün sonra, darbe girişiminin ardından inşa edilen 15 Temmuz anıtının fotoğrafını paylaştı.

Altına Necip Fazıl Kısakürek’in ‘Zindandan Mehmed’e Mektup’ şiirinden şu alıntıyla birlikte:

‘Mehmed’im, sevinin, başlar yüksekte. Ölsek de sevinin, eve dönsek de. Sanma bu tekerlek kalır tümsekte. Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’

Bir niyet sorgulayıcısı değiliz elbette. Ancak bu mesaj 4.7 milyar dolarla Türkiye’nin bir numaralı, dünyanın ise 422’nci zengini olan işadamının içinde bulunduğu durum da göz önünde bulundurulduğunda, Hükümet’e, özellikle de şehitlik övgüsünü bir politika malzemesi haline getiren Saray’a yakınlaşmak için bir barış çubuğu olduğu yorumlarına neden oldu.

Milletin ağzı torba değil... Ama bu yorumları doğrularcasına, Murat Ülker attığı mesajdan saatler sonra belki de daha önce hiç gitmediği Beştepe’nin yoluna düştü, eski bayisi olan Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından konuk edildi.

O görüşmede ne konuşulduğu medyada dile getirilmedi. Zaten Görüşmenin olduğuna ilişkin Murat Ülker’in Instagram hesabında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın danışmanlarından Hasan Doğan’la birlikte çektirip paylaştığı fotoğraf dışında herhangi bir bilgi de yok.

Murat Ülker o fotoğrafın altına, ‘Hasan Bey, iftihar ettim. Çok memnun ve mesrur oldum. Tekrar görüşmek dileğiyle mahsus selam, hayırlı işler dileğiyle hürmetler, Murat’ sözlerini yazmıştı.

İçeriği sırlar dünyasında kalan görüşmede neler konuşulduğuna ilişkin net bilgi hala yok ama BDDK’nın dün yaptığı sürpriz bir açıklama Saray’daki konuşmalarda nasıl bir sonuca varıldığına ilişkin önemli ipuçları veriyor.

Murat Ülker’in ziyaretinden 3 gün sonra BDDK’nın sitesinde yayınlanan teknik bir duyuru örtülü olarak Ülker’i adreslerken, grubun içinde bulunduğu kredi ödeme sıkıntısının giderilmesine ilişkin önemli detaylar içeriyor.

BDDK’nın kredi yeniden yapılandırma kurallarında Ülker lehine değişiklik yaptığı anlaşılıyor. 7 milyar dolar borcunu yapılandırmak için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun ‘Olur’una ihtiyaç duyan Grup için ferahlatıcı bu karar, AKP ve onun destekçisi konumundaki ulusalcılar için nahoş bir sürpriz olsa gerek.

BDDK’nın yaptığı bu değişiklik aslında Türk medyasında da yer aldı. Ancak içeriği karmaşık olduğundan pek anlaşılmadı. Hürriyet haberi ‘Borcu olanlar dikkat. Yeni düzenleme geldi’ başlığıyla haberleştirirken kime ve neye yaradığı belli olmayan bir açıklamayı olduğu gibi koydu.

Oysa yapılan değişiklik, özetle borcunu şu ana kadar sağlıklı ödeyebildiği halde yeniden yapılandırma isteyen, ancak mevcut yasalara göre bu hakkı bulunmayan Ülker’in talebinin karşılanması için bankalara tanınan bir kolaylığı içeriyor.

Buna göre bankalar kendi tercihlerine kalmak kaydıyla Ülker’in kredisini yeniden yapılandırabilecek. Bunu yaparken de şu ana kadar gerekli olan ‘yapılandırma için ‘Tahsil İmkânı Sınırlı Krediler-Donuk Krediler olması gerekir’ şartı aranmayacak.

İşte bu küçük değişiklik, Ülker’in kredisini yenilemek isteyen bankaları yüzde 20 ek karşılıktan kurtarıyor. Yani bankalar, dolayısıyla da Ülker 1.4 milyar dolarlık ek blokaj masrafından kurtulmuş oluyor. Tabii Ülker’in yapılandırma için ‘Kredileri takipte’ damgasını yiyerek hem yurtiçi hem de dünya çapında önemli bir kredibilite kaybından kurtulması ise cabası.

Öte yandan BBDK’nın yaptığı açıklamada ‘Yeni kredinin sözleşme koşullarının herhangi bir imtiyaz içermese dahi, finansal güçlük yaşayan bir borçlunun mevcut kredisini ödeyebilmesi için yeni bir kredi kullandırılması imtiyaz olarak kabul edilir’ yönündeki açıklaması, bankacılık sisteminde yeni bir kapı da açıyor.

Mevcut düzenlemede borçlarını normal olarak ödeyebilen kredi müşterileri için yapılacak düzenlemeler yeniden yapılandırma olarak kabul edilmiyor. Yapılandırma için kredinin önce donuk alacaklar sınıfına düşüp karşılık ayrılması, ardından yeni kredi açılması gerekiyor.

Yapılan değişikliğe göre bundan sonra kredisini yeniden yapılandırmayı bankalara kabul ettirecek bir borçlu, borcunu ödemek için yeni bir kredi alırsa, bankaların bunun için ek karşılık ayırması gerekmeyecek. Tabii böyle bir düzenlemenin piyasada ödeme güçlüğü çeken birçok dev şirket için kurtuluş reçetesi olduğunun altını da çizmek gerekli.