Oca 11 2018

Ülkücüler nereye: AKP'ye payandalık mı Akşener'le muhaliflik mi?

 

Devlet Bahçeli'nin önümüzdeki yedi yıl boyunca, MHP'nin ve kendisinin AKP'ye ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a destek olacağını açıklamasıyla ülkücülerin yönlerini tayin etme zamanı da gelmiş görünüyor.

Bir yanda Kürtlere, solculara ve MHP'nin ülkücü tabanına göz kırpan Meral Akşener liderliğindeki İYİ Parti, öte yanda ülkücülerin iradesini Erdoğan'ın ellerine teslim etmiş görüntüsü veren Bahçeli.

Son anketlere göre MHP yüzde 10'luk seçim barajının altında kalıyor görünürken, İYİ Parti de tüm vaatlerine rağmen baraj engeline takılacak gibi. Bu nedenle Bahçeli'nin gemiyi Erdoğan limanına yanaştırması pek de şaşırtıcı gelmiyor. 

Büyük Birlik Partisi (BBP) de tıpkı MHP gibi AKP'ye destek açıklayan ülkücü partilerden.

Ancak bu durum ülkücü tabandaki parçalanmışlığı, ne yöne gideceğine karar verememişliği değiştirmiyor.

Artıgerçek yazarı Ayşe Çavdar da bu bölünmüşlüğe dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

Çavdar, 2005'te BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun uçak kazasında ölümüyle AKP'ye yönelik ülkücü tabanda bir tepkinin doğduğunu, 2014 yılına kadar BBP’yle organik ilişkisi olduğu bilinen Alperen Ocakları’na bir dönem başkanlık yapan Doğan Öztaşkın, Yazıcıoğlu için mezarı başında yapılan anma töreninde Başbakan Binali Yıldırım’la tokalaşmayarak bu meseleyi henüz unutmadıklarını gösterdiğine dikkat çekti.

Çavdar, Bahçeli'nin 16 Nisan referandumundaki destek kararına rağmen, 80 sonrası göreve gelen 10 eski genel başkanın 'hayır' oyu vereceklerini açıkladığına değindi ve ekledi:

"MHP’li liderlerin “biz cezaevinde olsak da fikirlerimiz iktidarda” diye hoşnutluklarını belirttikleri 1980 Darbesi’nin şokunu atlatıp tekrar siyaset sahnesine çıkabilmeleri 1990’ları buldu. 1991’de, Türkeş’in liderliğinde o dönemdeki adıyla Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP) ve Islahatçı Demokrasi Partisi (IDP) ile seçim ittifakı yaptı. İttifakın MHP’ye sağladığı kazanım 19 milletvekilinden ibaretti. Ancak hemen arkasından Ülkü Ocakları ile Nizam-ı Alem Ocakları arasında süren çatışma dolayısıyla parti bölündü ve BBP ortaya çıktı. Kişisel çatışmalar bir yana bölünmenin arkasında yatan sebep 1980 öncesinden kalan Ülkücü Hareket mirasının geleceğinin ne olacağı konusuydu.

Alparslan Türkeş, 1970’lerde ABD’nin Yeşil Kuşak projesinin de desteğiyle yükselişe geçen İslamcı dalgadan payına düşeni alabilmek için Dokuz Işık Doktrini’ni geliştirmiş ve partiyi Türk-İslam çizgisine çekmişti. RP ile ittifakın ardından TBMM’ye girdikten sonra ise partiyi milliyetçi-seküler bir çizgiye çekmeye karar verdi. O dönem bu değişikliğin, MHP’nin kendinde yükselen İslamcılığı dengeleme misyonu görmesinin bir sonucu olduğu konuşuluyordu. Ülkü Ocakları büyükçe bir reformdan geçirildi. Lider olarak Muhsin Yazıcıoğlu’nu tanıyan Nizam-ı Alem Ocakları ise Türk-İslam çizgisinde ısrar ediyordu. Sonunda ortaya BBP çıktı."

MHP'nin sekülerleşme yoluna girerek BBP'den ayrıştığını hatırlatan Çavrdar, bunun sonucu olarak, MHP'nin 28 Şubat sürecinin siyasi manzarası içinde aktif bir rol üstlendiğini aktardı.

Türkeş'in vefatıyla MHP'deki liderlik kavgasından Bahçeli'nin zaferle çıktığına değinen Çavdar, MHP'nin 99 seçimlerinde yüzde 18 oy alarak 129 sandalyeye eriştiğini ve DSP, ANP ile koalisyon ortağı olduğunu belirtti.

Çavdar yazısını şöyle sürdürdü:

"Mevcut siyasi manzarada Ülkücü Hareket üç ayrı siyasi çatı altında iki ayrı siyaset güdüyor. Türk-İslam ülküsü mirasını sürdüren BBP, AKP-Gülen çatışması öncesinde mesafeli durduğu hatta kimi zaman kıyasıya eleştirdiği AKP ile ittifak halinde. MHP ise 15 Temmuz’dan itibaren, zaman zaman AKP’ye eleştiriler getirse de Erdoğan’la tam bir işbirliği içinde siyaset yapıyor. Ülkücü Hareket’in üçüncü bir kolu ise İYİ Parti’yi büyütmekle meşgul. 

MHP-İYİ Parti çekişmesine, MHP’nin çalkantılı yakın tarihinin iki önemli figürü damga vuruyor. 1997’deki olaylı kongre sürecinde Bahçeli’yi birlikte destekleyen ve o dönem henüz “Ülküdaş” olan Koray Aydın ve Şefkat Çetin.

Kısaca söylemek gerekirse, AKP’yle girdiği ittifak sonrasında MHP’den geriye ne kalacağını olduğu kadar, İYİ Parti’nin MHP’den çeşitli sebeplerle uzaklaşanları ne kadar kendi tarafına çekebileceği Çetin ve Aydın arasındaki rekabetin hangi boyutlara ulaşabileceğine de bağlı."
 

https://www.artigercek.com/ulkuculer-paramparca