ATV muhabiri Sincan'a gitti, toplama kamplarını savundu: 'Hayata tekrar kazandırma yurtları'

Son dönemde Çin’in Uygur Türklerine yönelik işkence yaptığı iddiaları dolaşıyor. Çin ise bu iddiaları sürekli reddediyor.

Birleşmiş Milletler Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi, ağustos ayında Cenevre'de yaptığı açıklamada, "Bir milyona yakın Uygur, kitlesel olarak gizli bir şekilde toplama kamplarını andıran yerlerde tutuluyor." ifadelerine yer vermişti.

Çin uzun süre varlığını reddettiği toplama kamplarını daha sonra kabul etmiş ve buraların 'aşırılığa bulaşan kişilerin rehabilitasyonu' için topluma entegre ve meslek edindirme kursu olduğunu iddia etmişti.

Kamplara alındıktan sonra yurt dışına kaçmayı başaran Uygur Türkleri, söz konusu kamplarda her gün saatlerce Çin Komünist Partisi'nin propagandasının yapıldığını, sık sık işkence gördüklerini ve kamplara alınanlardan bazılarının da gözden kaybolduğunu aktarıyordu.

Euronews'te yer alan habere göre AKP'ye yakın olan ve sürekli iktidar propagandası yapan ATV kanalının muhabiri Çin yönetimi tarafından Uygur Türklerinin bulunduğu bölgeye götürüldü.

Çin devletinin sponsorluğundaki geziye katılan muhabir, geziden bir hayli etkilendiğini sosyal medya hesaplarından da dile getirdi ve işkence edildiği iddia edilen toplama kampları için, 'Hayata tekrar kazandırma yurtları' ifadesini kullandı. Muhabir, bir süre sonra yaptığı paylaşımları hesabından kaldırdı.

Çin yönetimi, 1949 yılından bu yana hakimiyeti altında tuttuğu Doğu Türkistan'da yaşanan insan hakları ihlalleriyle ilgili suçlamaları 'bertaraf' etmek için 6 ülkeden gazetecileri bölgeye götürdü.

Bu kapsamda aralarında Türkiye, Mısır, Afganistan, Pakistan, Bangladeş ve Sri Lanka'dan muhabirler, Çin devlet medyasının organize ettiği geziye katıldı. Geziye katılan Türk muhabir sosyal medya hesabından şu değerlendirmeyi yaptı: 

"Yanlış algılarla küresel kapitalist ve emperyalist güçlerin bölgede yaşayan insan üzerinden terör propagandası yapmasını ve bunun İslam dinine ihale edilmesini önce Çin'in devlet kanalı cctv daha sonra 6 ayrı tv kanalında değerlendirdik."

Pekin'in dünyaya 'meslek edindirme kursu', 'aşırılıktan etkilenenleri topluma entegre' ya da 'eğitim kampı' olarak lanse ettiği toplama kamplarından bazılarını gezen gazeteciler, ziyaret sonrası 'ön yargılarının yıkıldığını' dile getirdi.

Çin Uluslararası Radyosu'nun haberine göre, söz konusu kampları gezen ATV muhabiri Erdal Kuruçay, gördüklerini Çin medyasına değerlendirdi.

Ön yargılarının yıkıldığını ve ne kadar hata yaptıklarını gördüklerini dile getiren Kuruçay, şu ifadeleri kullandı:

"Gittiğimizde o ön yargıların yıkıldığını gördük, çünkü biz Batı medyasını okuyoruz, Batı medyasına göre hareket edip pozisyon alıyoruz. Ne kadar hata yaptığımızı gördük. Gerçekten suça meyil etmiş, suça bulaşmış iki kesim var orada. Orada bir terapi merkezini gördük. Kusuru insan yapar, sonra farkına varmak da hatadan dönmek de yine insana erdem yapan bir durumdur. Aldıkları eğitimler hem sanatsal faaliyetler hem de eğitim alanındaki birçok şey. Aynı zamanda da katma değere fayda sağlamak."

Kendi sosyal medya hesabı Instagram üzerinden de uzun bir not paylaşan Türk muhabir, 'hayata tekrar kazandırma yurtları' olarak tanımladığı merkezlerle ilgili şu ifadelere yer verdi:

"Dünyanın en kibar nazik insanları Çinliler derken batı Çin yani Türkmen, Uygur ve Kırgız bölgelerinde her gün bir şehir bir kaç köye girdiğimizde konuştuklarımızı neredeyse yarısını anlayan ve misafirperverlik kavramının yetersiz kaldığı sadece gönül lisanıyla bile konuşabilen dünyanın en güzel insanlarını gördük."

"Yoksullukla mücadele kapsamında köylülere kurulan küçük şehirleri sunulan iş imkanlarını ve şiddete bulaşan insanlar için yapılan (batı medyasının kamp dediği ) meslek edinme ve hayata tekrar kazandırma yurtlarını ziyaret ettik."

Kamplardan kaçmayı başaran Uygur Türkleri, söz konusu kamplarda her gün saatlerce Çin Komünist Partisi'nin propagandasının yapıldığını, sık sık işkence gördüklerini ve kamplara alınanlardan bazılarının da gözden kaybolduğunu dile getiriyor.

Pekin yönetiminin 'terörle mücadele' olarak tanımladığı toplama kamplarına alınan ailelerin çocuklarının da Çin yönetimince çocuk esirgeme yurtlarına gönderildiği ve ebeveynlerin bir daha çocuklarıyla görüşemediği belirtiliyor.

Doğu Türkistan Milli Meclisi Başkanı Seyit Tümtürk, euronews'e verdiği mülakatta, "Doğu Türkistan'da 35 milyon kişi açık hava hapishanesinde, işgal altında yaşıyor. Çin, fikri ıslahat adı altında 5 milyon Uygur'u cezaevlerinden çok daha ağır şartlardaki toplama kamplarında tutuyor. Uygurlar zulüm altında yaşamaya çalışıyor. Bir kısmı da sorgusuz sualsiz işkence ile öldürülüyor." diye konuştu.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch), Pekin yönetiminin, Müslüman Uygur Türklerine sistematik insan hakları ihlallerinde bulunduğunu belirtiyor.

ABD demokrasi ve insan haklarından sorumlu devlet bakanı yardımcısı Scott Busby de aralık ayında Senato'da yaptığı açıklamada, "ABD hükümeti, nisan 2017'den bu yana, Çin'in 2 milyonun üzerinde Uygur, etnik Kazak ve diğer Müslüman azınlıklara mensup kişilerin kamplarda tutukladıklarını değerlendirmektedir." açıklamasında bulunmuştu.

HABERİN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN