Figen Gunes
Kas 21 2017

Diyarbakır’ın gizli düşmanı: Eroin

Altı çocuklu gözü yaşlı anne bana, neden oğlununun yakalanması ya da eroin bağımlılığı nedeniyle hastaneye kaldırılması için yerel savcılara başvurduğunu anlattığı sırada eroin satıcılarının evin önündeki dar sokakta beklemekte olduğu konusunda komşular tarafından uyarıldım.

Daha sonra komşular, ters tarafta bulunan, ağır çelik kapılar ardındaki eski tarz Sur evine gitmek üzere bana eşlik ettiler.

Karşıdaki eve aceleyle yürürken bana eşlik eden endişeli kadın namaz vakitlerinden bahsederek konuyu değiştirirken Sur’un dar sokağında Jack Wolfskin gibi pahalı dünya markaları giyen üç adam bir anlaşma yapıyordu.

pmk

Az sonra kadının eroin bağımlısı oğlu N. P. pek fazla göz teması kurmadan, yerdeki el yapımı halılara bakarak dört komşu kadının bulunduğu bir odaya girdi ve annesine haplarını sordu. Eroin için can attığını ancak son iki gün içinde hiç almadığını ve hapların ona yardım etmesini umduğunu söyledi.

Çayını yudumlarken yavaşça konuşan 32 yaşındaki, Sur’un Ziya Gökalp mahallesi eski sakini, eroin kullanmaya nasıl başladığını anlattı:

Sur'da çatışmalar başladığında arkadaşlarımın bölgeyi terk etmesi ile ağabeyimin kaybı aynı ana denk geldi. Çatışmaların yaşandığı o günlerde acılarımız çok büyüktü ve bir hafta boyunca aç bi aç kendi halimize bırakıldık.

Suriyeliler o günlerde taşındılar ve beni ve yeni arkadaşlarımı ilk önce sigaraya sarılı eroin ile tanıştırdılar. Savaş başlayana kadar eroin kullanacağımı hayal etmezdim.

Esrar çocukluğumuzdan bu yana Sur'daki gündelik hayatımızın bir parçası idi lakin hiçbirimiz madde bağımlısı olmamıştık, ancak çatışmalar başladığında eroin Sur'a girmişti.

Çatışmalar sırasında arkadaşlarım ve ben Sur sokaklarında yatıyorduk. O günden beridir Sur'un bir yanından öbür yanına metruk evlerde toplanıp grup halinde uyuşturucu kullanıyoruz.

Sadece Ziya Gökalp'te, Suriyeliler tarafından tutulan en az 16 evde eroin ve uyuşturucu satılıyor.

Elazığ'daki hastaneye gittim, ancak tıbbî yardım almadan krizimi atlatmamı istediler, bu yüzden bir gün sonra hastaneden kaçtım. Sonra annemle birlikte Dicle Üniversitesi Hastanesi psikiyatri birimine gittik, fakat yer olmadığı gerekçesiyle beni kabul etmediler.

Yüzünde beliren hayal kırıklığı ile derin bir iç çekiyor ve odadaki kadınlarla herhangi bir göz teması kurmamak için sık sık yukarıdaki tavana bakıyor.

Eroini temelli bırakmak için tedavi arayışı içinde olduğunu sık sık tekrarlıyor. Annesi yüzünü okşadığında P., uyuşturucudan vazgeçemediği için ve bu yüzden bu hafta mahkemede karısı onu boşamak istedi diye sinirleniyor ve annesine çıkışıyor.

Bir yıldır annesi ile yaşamakta ise de zamanının çoğunu Sur sokaklarında çömelerek geçirdiğinden evde nadiren görülüyor.

P. derin düşüncelere dalıyor, kısa bir sessizlikten sonra “Kızımı özlüyorum ve bu haftaki boşanma duruşmasında kendisine sarılmayı ümit ediyorum” diyor.

Annesi R. P., ayda 800 liraya bir fırında çalışıyor ve gözyaşları içinde oğlunun, günlerce ortadan kaybolmadan önce kendisinden cep harçlığı istediğini anlatıyor. Yerel savcılık ofisine başvuruyu Kasım ayının ilk haftasında yapmış, ancak ilerleme kaydedilmemiş.

Bürosu çatışmalarda hasar aldıktan sonra küçük bir televizyon tamirhanesinde görevine devam eden Ziya Gökalp Mahallesi Muhtarı Muhsin Sayan, çatışmaların başlangıcından bu yana bölgede, uyuşturucu ve özellikle eroin kullanımının yüzde 5.000 oranında arttığını tahmin ettiğini söyledi.

Muhtarın tahmini şaşırtıcı derecede yüksekti ve gözlerini kocaman açarak kendi sorumluluk bölgesinde 11 yaşındaki küçük erkek çocuklarının eroin kullanmaya başladığından bahsetti.

Ziya Gökalp Mahallesinin bir başka sakini üç küçük çocuk annesi F.Y., yan komşusu uyuşturucu satıcısı olduğu için kapısının uyuşturucu bağımlıları tarafından yanlışlıkla sık sık çalındığını söylüyor.

F.Y., yerel halkın taşınmasının hemen ardından komşularının çatışma sırasında evlerini kiraladıklarını söyledi.

Avlusunda uyuşturucu satıcısı komşuları hakkında konuşurken yankılanır endişesiyle duyulmaması için sesini alçaltan F.Y., “Benim üç çocuğum bir odada bütün gün oynuyor” diyor:

Kötü hissediyorum, ancak güvenli olmayan şekilde dışarıda oynamalarına izin veremem. Savaştan önce çocuklarım dışarıda oynuyordu, ama şimdi içeride kısıldık. Ayrıca evimin yıkılmasını istiyorum, böylece daha güvenli bir yere taşınabiliriz.

Eskiden uyuşturucu kullanıcıları ve satıcıları ekseriyetle Sur ve Bağlar'da faaliyet gösterirdi, ancak Sur'in yıkımı sürdüğü için uyuşturucu seçenekleri çoğaldı ve Sur'un tarihi bölümü de dahil olmak üzere Diyarbakır genelinde eroin hacmi arttı. Uyuşturucu ticareti, Bağlar Dörtyol, Diclekent, Sümerpark, Koşuyolu Parkı ve Batıkent Meydanı gibi bölgelerde yapılıyor.

Gençler arasında işsizlik çok yaygın ve çatışma sonrası umutsuzluk toplumun farklı kesimlerinde gözleniyor. Bu bölgede uyuşturucu onlarca yıldır yaygın olmasına rağmen, savaşın başlamasıyla birlikte şehirde eroine kolay erişimin nispeten yeni olduğu söyleniyor.

Bağımlı madde kullanımındaki artış kısmen, Diyarbakır belediye meclisindeki seçilen ve atananlar arasındaki, uyuşturucu ile mücadele için seçilenlerce kurulan eski merkezlerin faaliyetinin durdurulması nedeniyle yaşanan güç mücadelesinden kaynaklanıyor.

Diyarbakır Belediyesinin seçilmiş belediye başkanları, 2015 yılında Amed Uyuşturucu Bağımlılarına Karşı Mücadele Birimini kurarak uyuşturucu bağımlılarının tedavisinde işbirliği içinde çalışmak üzere 100'den fazla STK'yı bir araya getirdi; ancak belediye eş başkanları tutuklandıktan ve belediyeye bir yönetici atandıktan sonra birimde çalışanlar kovuldu.

Birimde aktif olarak çalışan sosyal hizmet uzmanlarından biri de yerel bir hastanede çalışırken işini kaybeden Ümit Çetiner idi. Çetiner, geceleri araçlarla devriye gezdiklerini ve uyuşturucu döngüsünden çıkmak için kendilerine bir yol bulmaları konusunda bağımlıları bir araya getiren bir “Bilinmeyen Uyuşturucu” grubu oluşturulmasına yardım etiklerini, bunda da başarılı olduklarını söyledi.

Birimin dışında, Belediye tarafından 2015 yılında HEVRA olarak adlandırılan uyuşturucu kullanıcılarına yönelik bir danışma merkezi kuruldu. Yapraklarla kaplı giriş ve ölüm sessizliği, bugünlerde HEVRA'nın üç katlı binasına giren herkesi şaşırtıyor. Masa tenisi ve birkaç spor aleti zemin katın boşluğunu dolduruyor.

HEVRA'da, psikolog ekibi ve sosyal hizmet görevlileri, belediyeye bir devlet yöneticisinin atanmasından bu yana projelerinin askıya alındığını söylüyor.

Daha önce ailelerle bir araya gelip uyuşturucu kullanıcılarına ulaşabiliyorlardı ancak belediyeyi yöneticinin idare etmeye başlamasından bu yana ailelerin HEVRA’ya mesafeli durduklarını ve artık işbirliği yapmadıklarını anlattılar.

HEVRA’nın, Diyarbakır'da 14.000 uyuşturucu kullanıcısı olduğunu belirlediği son istatistik 2015 yılına ait idi, ancak o zamandan beri istatistik tutulmuyor. Bununla birlikte birimdeki görevliler, son iki yılda tavsiye almak için gelenlerin yüzde 80’inin eroin kullanıcıları olduğunu ilave ettiler.

Şehirde uyuşturucu ile mücadelenin merkezinde şu anda Yeşilay var. Ayakkabılarımı çıkardıktan sonra başımı eğip Diyarbakır surlarındaki tarihi 82 numaralı kulenin alçak girişinden girdim.

Diyarbakır Yeşilay başkanı Yahya Öger
Diyarbakır Yeşilay başkanı Yahya Öger

Mesleği de imamlık olan Diyarbakir Yesilay baskani Yahya Öger, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun talimatları uyarınca yakın zamanda Diyarbakır'da, Yeşilay'ın birlikte çalışacağı uyuşturucu ile mücadele için bir dernek (DUMDER) kurulduğunu belirtti.

Yeni dernek kurul üyeleri Yeşilay'da birkaç hafta önce seçildi ve Öger, yeni bir birim olarak Diyarbakır Diyanet İşleri Bürosu (Müftülük) bünyesinde faaliyet gösteren Uyuşturucu Bağımlılığı ile Mücadele Koordinasyon Bürosu kurulduğunu ekledi. Yeşilay, camilerde uyuşturucuların “haram” olduğunu anlatmak için bu yeni oluşum kapsamında imamları eğitecek.

İslam toplumunu “uyuşturucu bağımlılarını tecrit ettiği” için eleştiren Öger, uyuşturucu satıcılarıyla karmaşık ilişkileri olduğu ileri sürülen Kürt liderlerin uyuşturucuyla yeterince mücadele etmediğini iddia ediyor.

Öger, bakanlıkların, DUMDER aracılığıyla uyuşturucunun üretildiği Lice ve Hazro bölgelerinde köylülere hibe vermek için görüşmeler yaptıklarını vurguladı. “Köylüler uyuşturucu üretimi yerine organik tarım yapmaya teşvik edilecek.”

Eski sosyal hizmet uzmanı Çetiner, Yeşilay'ın uyuşturucu ile mücadele yönteminin, profesyonel destek sunacak psikologları olmadığı için başarısızlığa mahkûm olduğunu söylüyor:

Şimdi Diyarbakır'da uyuşturucu ile mücadele imamların elinde ve söyledikleri tek şey uyuştucucu kullanımının Tanrı katında günah olduğu…

Ancak Çetiner bunun işe yaramayacağını ekliyor.

Diyarbakır'da ecstasy ve eroin gibi uyuşturucuları kullanan 11 yaş altı erkek ve kız çocukları görülüyor. Yaşı küçük bir okul çocuğu bana, eroinin, okulu 85. Yıl Milli Egemenlik Anadolu Koleji’nin önünde susamlı simit tezgâhlarında satıldığını söyledi.

Okul, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü ile 18 yaş altındakilere özel tek uyuşturucu bağımlılığı rehabilitasyon merkezi olan ÇEMATEM'in ana bürosuna bakan üçgenin üst köşesinde…

Adının açıklanmasını istemeyen ÇEMATEM'in kıdemli psikoloğu, geçmişte genellikle başka madde bağımlılarını kabul ettiklerini ancak şimdilerde, son iki yıllık zaman diliminde yardım istemek için merkeze gelenlerin yüzde 65'inin eroin bağımlıları olduğunu söylüyor.

Ona göre ikinci sırada ecstasy kullanıcıları geliyor. Ekseriyetle iç göç ve yerinden edilme yüzünden arkadaş ortamındaki değişimlerin başını çektiği aile içi sorunların gençlerin zihnini bulandırdığını ve onları satıcılar için kolay hedef haline getirdiğini söylüyor.

Aynı artış, ecstasy ve eroin kullanan kızların sayısında da görülebilir. Kızlar, uyuşturucu elde etmek için erkeklerle birlikte olduklarını itiraf ediyorlar. Hâlbuki erkekler ev soymaya eğilimlidir. Merkezdeki bir çalışanın söylediğine göre bu kişiler uyuşturucu krizini atlatmak için yeterli para kazanmak amacıyla yılda ortalama 200 eve giriyorlar.

Türkiye genelinde sadece beş CEMATEM merkezi bulunmaktadır. Dolayısıyla Diyarbakır ÇEMATEM'in görev alanı Şırnak ve Cizre gibi diğer çatışma bölgelerini de kapsamaktadır. Psikolog, son iki yıldır Cizre'den ilk eroin bağımlılığı örneklerinin geldiğine dikkati çekiyor.

Yeşilay'ın haram helal karşıtlığı temelindeki seminerlerine atıfta bulunan psikolog, çok sayıda gencin cami tuvaletinde uyuşturucu kullandığını söylüyor:

Bu gençler tedaviye ihtiyaç duyuyorlar, haram helal eğitimleri hiçbir şeyi değiştirmeyecek. Her hafta randevusuz kadın erkek karışık 50 hasta alıyoruz. 2013'te Diyarbakır Adliyesinden yaklaşık 350 kilosu eroin olan yarım ton uyuşturucu çalındı. 2013 yılına kadar çok az eroin vakası aldık, ancak bu maddenin o zamandan bu yana piyasaya sürüldüğünü düşünüyorum.