Oca 03 2018

Vergi yoluyla yaşam tarzı dayatılıyor

 

Ekonomiyi kelimenin tam anlamıyla oksijen çadırına alıp desteklerle büyütmeye çalışan AKP Hükümeti’nin devlet bütçesine çıkardığı kabarık faturanın tüketiciye yansımaları giderek ağırlaşıyor.

Masrafların karşılanması için bir taraftan Hazine borçlanmayı artırsa da, devlet vergileri artırarak da gelir yaratmak zorunda kalıyor…

Örneğin bu yıl enflasyon yüzde 7 hedeflenirken devletin tüm hizmetlerine ortalama yüzde 14.47 zam yapılıyor, elektrik fiyatlarında yüzde 8.8 zammın ardından yüzde 4 civarı yeni bir zam hazırlanıyor, içkiye yeni yıl zammı için günler sayılıyor, köprü ve karayollarına yüzde 25’lik zam yapılıyor.

Bu vergi artışlarıyla bazı alanlarda yapılan zamlar o kadar yüksek ki, doğrudan hayat tarzı sınırlamasını bile zorlar hale geliyor.

Hürriyet’ten Uğur Gürses artık bunaltıcı hale gelen vergi artışlarına değinmiş. Vergi yoluyla yaşam tarzı dayatmasını anlatırken ‘fiyatı vergilerle 6 kat artmış rakıyı içmez de kendin yaparsan, içine acı kimyasal attırırım. Pahalı bir modelle yaptığım köprüden geçmezsen geçtiğin ucuz köprünün fiyatını 2 yılda iki kat arttırırım gibi bir inatlaşma bu’ cümlelerini kullanıyor. Gürses, köprü ve otoyol zamlarının üretim maliyetlerini de artırdığını belirterek şunları söylüyor:

‘Tam da ekonomide fiyatlama davranışının bozulduğu, hem de 2003 bazlı enflasyon serisinde yer alan madde fiyatlarının yüzde 72’sinde görülen bir zam furyası varken, bu da tüm yılların rekoru iken; enflasyon hedefi olan yüzde 5’i geçip yüzde 25’e ulaşan artışı açıklamak zor.

Her ne kadar bu zamlara “çevreyi koruma ve toplu taşımaya teşvik” diye bir kılıf bulunsa da insanın aklına 3. Köprü ve otoyolu için kesilen ağaçlar gelmeden edemiyor.’